Abdullah Ergün

Önce gençler sonra yine gençler!

Abdullah Ergün

Geçtiğimiz hafta büyük bir sürprize imza atan Yeni Malatyaspor, kendi sahasında kendisi gibi benzer sorunlar yaşayan Gençlerbirliği maçından bir puanla ayrılmak zorunda kaldı.

Futbolun temel kuralları içinde teknik direktörlerin” eğer sakatlık ve cezalı durumlar yaşanmadığı sürece maç kazanan kadronun bir sonraki maçta da sahada yer alır” felsefesi Yeni Malatyaspor’un son maçında uygulamaya konulmadı.

Altınordu maçında etkili bir oyun ortaya koyan Yeni Malatyaspor’un sahada yer alan futbolcuların performansları ve kazanılan farklı galibiyet sonrasında Yeni Malatyaspor Teknik Direktörü Hasan Özer’in Mert Miraç tercihini hamle oyuncu olarak kullanması daha yerinde olacaktı.

Gençlerbirliği’nin Manisaspor ile kendi sahasında yapmış olduğu maçı izlerken, Yeni Malatyaspor’u zorlu bir maçın beklediğini Söz Gazetesi’nin You Tube kanalında yaptığım programda söylemiştim.

Süper ligde Yeni Malatyaspor formasını giymiş olan Barış Alıcı'nın sağ kulvardaki etkili performansının ev sahibi ekibe sorun yaratma tehlikesine karşı Hasan Özer'in Buğra ve Ogün ikilisine katkı yapacak üçüncü orta saha oyuncusundan beklenen katkının gelmemesi halinde sorunun daha da büyük hale geleceği de açıklamıştım.

Maç kazanan kadronun sahada olması maçın sorunsuz bir şekilde tamamlanması anlamını taşıyacaktı.

Yeni Malatyaspor'un en etkili bölgesi olan hücum hattına konuk ekibini sadece savunma hattıyla karşı koyamayacağını bekliyordum.

Onlar için en büyük sürpriz Mert Miraç'ın en önde görev yapması oldu.

Sağ tarafta görev yapan Doğukan'ın koşu yolunu kapatan ve savunma arkasına atılacak toplarda alan savunmasıyla tehlike sınırını aşağıya çeken Gençlerbirliği'nin savunma noktasında sadece Haqi Osman ve Aly Malle karşısında yapacak bir şeyleri kalmamıştı.

Bu iki hücum oyuncusunun bireysel anlamda yapacaklarının maçın sonucunu belirleyeceğini bizler gibi kendileri de biliyordu.

Maç içinde bu iki oyuncuya ikili hatta üçlü yardımlaşma getirmelerine rağmen kalelerinde gördükleri iki golde maç haftasında çalıştıkları yerden geldi.

Buğra ve Ogün'ün bilinen futbolları bu maçta daha da olgunlaştı.

Savunma hattı maçlar oynandıkça kendilerine olan öz güvenlerini de yukarıya çıkartıyor.

Hasan Özer, klasik hücum üçlüsünden Doğukan'ı rakip kaleye daha yakın tutmuş olsaydı kenarlardan Aly ve Haqi Osman,  orta sahadan Ogün ve Buğra daha etkili olacaklardı.

Mert Miraç'ın takımın son görüntüne baktığımız zaman iyi bir hamle oyuncusu olduğu bir kez daha belli oldu.

Orta sahada Buğra, Ogün ve Donsah veya Jospin ikilisinden birisiyle maç başlangıcı yapılsaydı Gençlerbirliği kendi yarı alanından çıkamazdı.

Maçın ilk bölümlerinde Doğukan'ın yaşadığı problemi Mert Miraç'ı sağa çekip Doğukan'ı en önde kullanarak çözüme kavuşturabilirdi. Bu yapılmış olsaydı maç ilk yarıda bitebilirdi.

Doğukan'ın oyundan çıkana kadar ortaya koyduğu futbolun kısır döngü haline gelmesi konuk ekibin savunmanın solunda elde ettiği tek taraflı başarısı oldu. 

Haqi ve Aly ikilisi yine takımın hücum yükünü, Buğra ve Ogün ise orta sahada oyunun iki yönünü yine en şekilde sahaya yansıtan oyuncular oldu.

Maçta yaşanan iki puan kaybının neden kaynaklandığını daha ayrıntılı yazmama gerek kalmadı.

Yorumlar 1
Kernekli 44 07 Kasım 2022 00:34

Verileri bir araya getirip ve analizler sonucu nokta atışı tesbitleriniz çok güzel. Doğrunun tanımı yapılırken ‘en kısa en kolay olan’ diye bi tanım vardır. Bi futbol adamı için şu tesbitleri yapmak zor değil, takımın kolay ve kısa yoldan maçı çok rahat bi şekilde ve erken koparabilmesi mümkünken bunu başaramamanın detaylarıyla yazmışsınız. Uzun lafın kısası sadece bu maçta kaybedilen 2 puan değil içerde kaybedilen Erzurum ve Göztepe maçları özellikle de Erzurum maçını mağlubiyetinin sebebi Hasan Özer’dir..

Yazarın Diğer Yazıları