Abdullah Ergün

Malatya Özlemi

Abdullah Ergün

Malatya ile ilgili haberleri okurken büyük mutluluk duyuyorum. Sadece futbol konusunda Malatya’yı yazmak ve konuşmak istemiyorum. Malatya’nın her konusu ile ilgili bilgi ve birikimleri paylaşmak bana büyük keyif veriyor. Gerek yerel medyada gerekse yaygın medyada Malatya ile ilgili haberleri kaçırmamaya özen gösteriyorum. Son yıllarda iletişim anlamında yaşanan hızlı değişim bu konuda daha çok çeşitliğin ortaya çıkmasına neden oldu. Artık Malatya ile ilgili haberleri ve diğer yazıları daha çok okuma şansını yakalıyoruz.

Yıllar önce Malatya’dan ayrılan Malatyalıların Malatya’ya olan özlemlerini onlarla konuştuğumuz zaman çok iyi anlıyoruz. İlk konuşmalarda hemen çocukluk dönemlerinden kalan anılar konuşulmaya başlıyor. Uzun zamandır görmedikleri arkadaşlara olan özlemleri ve nerelerde olduğunu dair sorularla sohbet birden duygusal bir hale geliyor.

Malatya dışında yaşayan Malatyalılar bulundukları ilde mutlaka bir araya geliyorlar, bazen kurdukları dernekle birlik ve beraberlikleri daha aktif bir hale getiriyorlar.

Yıllar önce Çanakkale’de ana cadde üzerinde “Malatyalılar Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği “tabelasını gördüğüm zaman mutlu olmuştum. Çanakkale’de bulunduğum süre içinde derneğe uğramak alışkanlık yapmıştı. Herkesin ortak duygusu mesafe olarak çok uzaklarda kalan Malatya’yı burada yaşamak ve o güzelim yıllara ait anıları yaşamak ve dernek vasıtasıyla Malatya’yı sindire sindire yaşamak olduklarını söylüyorlardı.

Benden yaşça büyük olanların Malatya ile olan anılarını dinlerken bazen hüzünleniyor bazende duygulanıyordum. Yıllardır göremedikleri Malatya’yı anlatırlarken gözlerinin içi parlıyordu.

Malatya’nın 60 ve 70’li yılların çok güzel olduklarını ve herkesin birbirine saygı ve sevgi gösterdikleri, kültür ve sanat anlamında da çok ileri olduklarını söylüyorlardı. Ben 70’li yıllarda bu güzellikleri de yaşamıştım. Kışla caddesinin üst tarafına “Hüseyin Bey Köprüsü” demeye devam ediyorum. Gerçi “ Tofiğin Damı”nı fazla görmedim. Çünkü oralara o yıllarda fazla gitmediğimiz yerlerin başında geliyordu. Yıllarca Malatya’nın garajı konumda olan ve şimdilerde “Köy Garajı “olan yer bizim için hala “Büyük Garaj” dı. Sümerbank ve Tekel fabrikaları kadar Sıtmapınarı için garajda çok önemliydi. Sevinçlerin ve hüzünlerin yıllarca yaşandığı eski garaj Sıtmapınarında oturanlar için çok önemliydi.

***

Zaman çabuk geçiyor. Bizden büyüklerimiz gördüğümüz zaman Malatya ile ilgili anılarını dinlemeye çalışıyoruz. Sayı olarak ta azaldılar. Malatya’da yıllarca yaşamanın avantajını büyüklerden dinleyeceğiz anılarla zirveye taşımaya çalışıyoruz.

İlkokul dönemlerinde hiç büyüyeceğimizi düşünmemiştik. Hayatımız futbol, gırgır, şamata üçgeninde hep devam edeceğini düşünüyorduk.

Sıtmapınarından kalabalık grup halinde sinemaya gitmek, günlerce filmin kafamızda tekrarını okul bahçelerinde yeni versiyonunu anlatmak, gün boyu süren futbol maçlarının verdiği tatlı yorgunlukla akşam radyo’da “ Arkası Yarın “ veya “ Spor Stüdyosu” ile haftanın maçlarının değerlendirmelerini dinlemek, Develeme, hollik, Davin atacağı, Bilyelerle bu sefer değişik oyun türleri ile geçiş süresine yolculuk yapıyorduk.

“Köln Bülbülü” Yüksel Özkasap’ın Sıtmapınarındaki evlerinin önü “ünlü sanatçı” geldiği zaman panayır yerine dönüyordu. İlk defa gördüğümüz “Mercedes “ taksinin arkasında koşanları izlemek bize eğlence gibi geliyordu.

Arkadaş kavramının en popüler olduğu dönemleri o yıllarda yaşamıştık. Hiç acıklı günümüz olmamıştı. Günler hep neşe içinde geçiyordu. Naylon toplar her ne kadar istediğimiz hareketlerin yapılmasına engel olsalar bile yine o topun peşinde koşmak büyük keyif veriyordu. Meşin futbol topu olanların parmakla gösterildiği dönemlerde artık bizimde bir topa sahip olma zamanı gelmişti. Bu iş için mahallede bir bütçe komisyonu oluşturmuştuk. Ama bu o kadar kolay değildi. Komisyonda yer alan Mehmet Karadeniz, İbrahim Coşkun, Sahabettin Yetiş, bizlere rakamı söyledikleri zaman bu işin zor ama imkansız olduğunu düşündük. Gerekli tasarruflar yapılarak özlemini çektiğimiz futbol topuna kavuşmuştuk. İlk defa bir futbol topumuz olmuştu. Artık bundan sonra futbol maçları daha zevkli olacaktı. Futbol tapu ile ilk maçı yapmak için şu anda viraj da bulunan Yetiştirme Yurdunun olduğu yere gittik. Yapılan dualar sonrasında maça başladık. Maçın ortalarına doğru oyun alanının dışına giden futbol topumuz kamyon tekerinin altında kalmasıyla hayatımızın en acı gününü yaşamıştık. Yıllarca özlemini çektiğimiz ve büyük zorluklar sonrasında aldığımız futbol topu daha ilk maçta aramızdan ayrılmıştı. Günlerce bu olayın etkisinden kurtulamadık. Bu süreçte yine naylon topuna dönüş yaptık.

Ama futbola alan ilgimiz giderek artıyordu. Mahalleden yetişen futbolcular gibi iyi futbolcu olmak istiyorduk. Bunun için yapılması gerekenler yapılacaktı. O yıllarda mahalleler arası maçlar oldukça popülerdi. Bu maçlar futbolcu olma özlemimize katkı yapacağını biliyorduk. Önce Koyunoğlu, Hasanbey, Çukurdere, Çavuşoğlu gibi birinci etap mahaller maçlarını yapmamız gerekiyordu. Daha sonra büyük deplasman sayılan, Fuzuli, Kernek, Cingenlik gibi büyük mahalleler deplasmana gidiyorduk. Malatya amatör küme takımlarının ağır topları bu maçları izleyerek kendi takımlarına futbolcu seçiyorlardı. İşte bir dönem Malatya futbolunda söz sahibi olan futbolcular bu maçlar sonrasında vitrine çıktı.

Hilal Gençlik kulübünden Bıyık Necati, Yıldız Gençlik kulübünden Yüksel Mazmanoğlu, Adafı Gençlik kulübünden Recep Menekşe, Malatya Gençlik kulübünden ise Erhan Kırçuval’ın bu yapılanmada büyük katkıları olduğunu herkes biliyor.

***

Son yıllarda Malatya çok değişti. Bu konu ne zaman gündeme gelse Malatya’nın yıllar önce daha iyi olduğunu yaşanan güzelliklerin o zamanlarda daha çok olduğundan bahsediyorlar.
Başta futbol olmak üzere bazı konularda halen o yılların kalitesine yaklaşılmadığını belirtmek istiyorum.

Malatya hakkında yazı yazanlar bunun nedenlerini ayrıntılı şekilde belirtiyorlar. Yukarıda da belirttiğim gibi yaşça bizden büyük olanların anlattıkların artık kalıcı olacak şekilde değerlendirilmesi lazım. Bu konuda ortaya çıkacak eserin Malatya’nın kültür envanterine büyük katkı yapacağını düşünüyorum.

Yazarın Diğer Yazıları