Abdullah Ergün

Koşu mesafesine takılan yetenekler!

Abdullah Ergün

Günümüzde futbolcuların koşu mesafelerindeki artışın bazı sorunları da getirdiği görülüyor.

Danimarka formasıyla çıktığı maçta bir anda kendini yere bırakan Eriksen'in yaşadıkları sahadaki futbolcuların ne kadar büyük risk altında olduklarını gösteriyor.

Bir maçta onbin mesafesinin üstünde koşuyla maçlarını tamamlayan futbolcuların hafta içinde yaptıkları antrenman temposunun da eklenmesiyle ortaya çıkan sorun hala devam ediyor.

Yıllar önce sahaya yansıyan futbolun görsel güzelliği, bugünkü futbolda yer almıyor. Bunda yetenek konusunda geçmişte forma giyen futbolcuların günümüzdeki futbolculara göre daha yetenekli olmalarından kaynaklandığı biliniyor.

Bugünkü koşu mesafelerinin çok gerilerinde kalmalarına rağmen futbolseverlere futbol resitali sunuyorlardı.

Yıllar geçtikçe sahadaki futbol farklı bir noktaya doğru gitmeye başladı. Maç gününe kadar yapılan antrenman sayısındaki artışın yanı sıra dar alanda yapılan ve çabukluk ve dayanaklığın ön plana çıktığı kısa süreli maçlar, futbolcuların nabız artışlarında ki rekorları da beraberinde getiriyor.

Sezon öncesi yapılan hazırlık kamplarında bir günde üç antrenmanların yapılması, arkasından başlayan lig maratonunun devreye girmesiyle yaşanan adale sakatlıklarına aldırış edilmeden benzer uygulamalar her sezon yaşanıyor.

Maç esnasında ayakların bazı pozisyonlarda sıkıntı yaşaması ve sonrasında yapılan kontrollerde uzun süre sahalardan uzak kalınması artık gelenek haline geldi.

Yıllar öncesinin futbolcuları günümüzde yaşanan sakatlıklardan büyük çoğunluğunu yaşamadılar. Sahadaki temponun bugünkü görüntünün gerisinde kalmasının bunda büyük etkisi olduğu biliniyor.

Yan bağlar, çapraza bağlar, tendom sakatlıkları son yıllarda daha sık yaşanmaya başladı.

70'li Fenerbahçeli Yılmaz Şen'in Galatasaray la yapılan maçta son on beş dakikayı kırık ayakla oynadığına dair haberler herkesi şaşkına çevirmişti.

Geçmişte giydiği formanın ağırlılığının bilincinde olan futbolcular, saha içinde yaşadıkları sıkıntıları belli etmeden maçlarını tamamlıyorlardı.

Transfer sezonunda kulübünün verdiği parayı kabul eden ve asla sorun çıkarmayan oyuncu grubunun saha içinde yaşadığı sıkıntıları dert etmemeleri en büyük erdemlik olarak adlandırılıyordu.

Maç ve antrenmanlardan kalan zamanı halkın içinde geçiren oyuncuların aksine günümüzde maça giderken elinde akıllı telefon, kulaklıklar ve izledikleri filmlerden maça çıkan oyuncuların maçlardan kalan zamanını halkın içinde kısmen yer almak yerine farklı noktalara gidilmesi sahadaki futbolun sevimliliğini de buruk hale getiriyor.

 Yıllar önce sahada mücadele eden futbolcuların günümüz koşu mesafelerinin aksine yetenekleriyle futbolseverlere keyif verdiğini ve iyi ki onları izlemişim" düşüncesinde olan milyonların olduğunu düşünüyorum.

Uzun mesafe koşuları, futbolcuların yeteneklerinin yukarıya çıkmasına engel olduğu gerçeğini de unutmamak lazım.

Yazarın Diğer Yazıları