Kazanmak Değil, Çocuğu Kaybetmemek Önemli
Abdullah Ergün
Akşam saatlerinde bir futbol okulunun kenarında durup çocukları izlediniz mi hiç?
Küçücük ayakların büyük hayaller peşinde koştuğunu…
Bir gol attığında dünyayı kazanmış gibi sevinen o yüzleri…
Düştüğünde önce etrafına bakıp “Babam gördü mü?” korkusu yaşayan çocukları…
İşte futbol aslında tam da budur…
Bir çocuğun hayalidir.
Bugün anne ve babalar çocuklarını kötü alışkanlıklardan uzak tutabilmek için futbol okullarına gönderiyor.
Doğru bir karar…
Çünkü futbol; sadece top oynamak değildir.
Paylaşmayı öğretir…
Disiplini öğretir…
Kaybetmeyi öğretir…
Ayağa kalkmayı öğretir…
En önemlisi de çocukları hayata hazırlar.
Dün Murat Kurt, Adil Aydoğan ve Yunus Emre Eserdi’nin görev yaptığı futbol okulunda antrenmanı izlerken gözüm sürekli saha kenarındaki ailelere takıldı.
Çocuklardan çok anne ve babalar yoruluyordu sanki…
Sürekli bağıranlar…
Sürekli taktik verenler…
Her hatada yüzünü buruşturanlar…
Her pozisyonda çocuklarının üzerine baskı kuranlar…
İnanın bana…
Siz kenarda bağırırken çocuğunuz futbol oynamıyor.
Sadece hata yapmaktan korkuyor.
Oysa o sahaya yıldız olmak için çıkmadı.
Mutlu olmak için çıktı.
Sizin alkışınızı duymak için çıktı.
Maçtan sonra arabaya bindiğinde sizden “Aferin oğlum” cümlesini duymak için çıktı.
Ama bazen çocuklar maç bitiminde skor tabelasına değil, anne ve babalarının yüzüne bakıyor.
“Acaba bugün onları mutlu edebildim mi?” diye düşünüyor.
Bir çocuğa bundan daha ağır yük olur mu?
Sevgili anne ve babalar…
Çocuğunuz sahaya ilk çıktığında yıldız olmak için değil, sadece mutlu olmak için oynar.
Ama siz tribünde hırsla bağırdığınızda, o sahada yalnız kalır.
Lütfen çocuğunuzu “geleceğin Messi’si” ya da “Ronaldo’su” olarak değil, bugünün çocuğu olarak görün.
Onu başkalarıyla kıyaslamayın; kendi yolunda sağlıklı ve istikrarlı bir şekilde ilerlemesine izin verin.
Teknik direktör gibi talimat vermeyin. O, size değil; hocasına kulak vermeli.
Lütfen çocuklarınıza kenardan taktik vererek işi yokuşa sürmeyin.
Sahada antrenörler varsa bırakın çocuk hocalarını dinlesin.
Siz sadece yanında olun.
Eğitimine,
Beslenmesine,
Uykusuna,
Dinlenmesine dikkat edin.
Çünkü çocuklarınız sizin verdiğiniz taktikleri değil, verdiğiniz duyguyu hatırlayacak.
Hata yapsa bile kenardan ona tebessüm edin.
İnanın bana…
Yıllar sonra hatırlayacağı şey attığı gol değil, sizin ona nasıl hissettirdiğiniz olacak.
Sahada ter döken çocuğunuzun en iyi yere gelmesini en çok ben ve sahadaki hocaları istiyor.
Bugün birçok çocuk futboldan yeteneksiz olduğu için değil, üzerindeki baskıya dayanamadığı için uzaklaşıyor.
Oysa çocuk dediğiniz şey biraz sevgiyle büyür…
Biraz anlayışla gelişir…