Abdullah Ergün

Avrupa Mesaisi Başlıyor!

Abdullah Ergün

Ülkemizi Avrupa’da temsil eden kulüplerimizin gruplara gelene kadar aldıkları sonuçlar ülke sıralamasında ki yerimizi üst sıralara taşıdı.

Hafta içinde yapılacak olan Şampiyonlar Ligi ve UEFA Konferans ligi maçlarında oynanacak olan maçların zorluk derecesi biraz daha yukarıya çıkacak. Transfer döneminde kadrolarına kattıkları yüksek maliyetli yabancı oyuncularla Avrupa’da iyi bir konuma gelmek isteyen büyük kulüplerimiz için bu sezon daha farklı geçecek.

Başta Avrupa’daki maçlar olmak üzere süper lig ve Türkiye Kupası maçlarıyla zorlu bir maratona girecek olan kulüplerin teknik direktörlere rotasyonu geniş tutma noktasında büyük iş düşecek. Her ne kadar kulüplerimiz transfer döneminde büyük rakamlar karşısında futbolcu transferlerini gerçekleştirseler de gerek kulüpler gerekse ulusal takım noktasında diğer ülkelerin gerisinde bulunuyoruz.

Ülke futbolumuz sadece transfer dönemlerinde büyük maliyetlerle ülkemize gelen yabancı futbolcular sayesinde konuşuluyor.

Bu sezon Arap ülkelerinde yaşanan transfer çılgınlığının farklı bir versiyonu yıllarca ülkemizde yaşanmıştı.

Son günlerde Filenin Sultanlarıyla gelen başarılar, çok konuşulan futbolu bir anda devre dışı bırakmıştı. Voleybolda gelen başarılardan sonra büyük kulüplerin gençleştirdiği transfer haberleri futbolu tekrar ilk sıraya taşıdı. 

Avrupa’nın en genç nüfusuna sahip ülke olmamın verdiği avantajı tam olarak kullanamıyoruz.

Futbolu olan ilgi sürekli olarak artıyor.

Tabi bunda medyanın futbolu sürekli olarak gündemde tutmasının da büyük katkısını belirtmek gerekiyor.

Fakat futbolun doğruları hayata geçirme noktasında halen sıkıntı yaşanıyor.

Her ne kadar statlara gidilmese de TV ekranlarında bu işi en ince ayrıntısına kadar masaya yatırılıyor.

Bu konuda Avrupa’nın çok üstündeyiz.

Teknik direktör değişikliğinde bize ait olan rekor halen kırılmış değil!

Kulüplerde işler kötü gidince en kolay yol olan “Teknik direktör” değişimi bu sezon yine ilk haftalarda yaşanmaya başladı…

Futbolun içinden gelmeyen kulüp başkanları ve yöneticilerin olduğu kulüp yönetim sisteminde bu rekor daha da artacaktır.

Hep konuşulur ya…

Arsenal ve Manchester Unıted’in bir zamanlar teknik direktör noktasında yaşadıkları istikrarın en azı bile kulüplerimizde geçekleşmiyor. Bizde bu işlerin olma şansı hiç olmayacak.

Futbolun en temel unsuru olması gereken “ istikrar” noktasında hayal ötesi konuşmaların dışında hiçbir şey yapılamıyor.

Alt yapı koşununda sayıları bir elin parmaklarını geçmeyen kulüplerin dışında “olsa da olur olmasa da olur” mantığı devam ediyor.

En tepedeki teknik adamın aldığı para ile alt yapıda görev yapan antrenörlerin aldığı para arasında uçurumlar olduğu sürece bu konuda bir adım öteye gidemeyiz.

Büyük rakamlar karşısında göreve gelen teknik adam alınan sonuçlara göre kulüpteki görev süresi şekil alınca ortaya sağlıklı bir tablo da çıkmıyor.

Çıkmasını bekleyenler daha çok beklemek zorunda kalacaklar.

Alt yapıya önem veren Avrupa kulüpleri, bu işin en üst seviyesinde olmanın keyfini yıllarca sürüyorlar.

Futbolda iyi bir kalite, spor performansı çocuklukta ve genç yaşta elde edilir. Bu da gösteriyor ki, oyuncu performansındaki kalitenin “Öğretme” veya “Antrenörlük” kalitesi ile direkt bağlantısı vardır. Geleceğin futbolunda görev yapacak olan futbolcuların altyapı antrenörlerinin sorumluluğunda alacakları eğitim geleceğimiz için büyük önem taşıyor.

Aslında kulüpler kurtuluşun bu modelden geçtiğini biliyorlar.

Tek sıkıntıları bunu hayata geçirirken camialarının koyacağı tepkiden korkuyorlar.

Onlar için önemli olan sezonluk başarı bu başarının yakalanması için maddi ve manevi anlamda her şey yapılmalı mantığı her zaman olmuştur.

Böyle giderce bu düşünce daha çılgın hale gelecektir.

Futbolda devrim gibi kararları uygulamaya koyacak kulüplerin sayı olarak fazlalaştığı günleri acaba görecek miyiz? 

Kulüp yöneticilerinin” Bilen insan değil, bildiklerini uygulayabilen insan” dönemini başlatmaları halinde ilk ateş yakılmış olacak.

Bugün futbolu çok konuşarak, takip ederek, sabahlara kadar devam eden futbol programlarıyla futbolumuzun ileriye taşınması asla mümkün değil.

Futbolun gerçekleri ve nelerin yapılması noktasında somut adımların atılması lazım.

Yoksa Fenerbahçe, Galatasaray ve Beşiktaş kulüplerinin verdikleri şampiyonluk mücadeleleriyle bu devran böyle devam eder.

Sonrasında UEFA kriterlerinin devreye girmesiyle ortaya çıkan tablo, yapılan bazı güzellikleri de ortadan kalkmasına neden oluyor.

Yazarın Diğer Yazıları