Değerli okurlar,
6 Şubat depremleri umarım akıllarımızı başlarımıza devşirir de, o hercümerç oluşundan şikayet ettiğimiz Malatya'yı yaşanabilir, ferah ve kültürel kimliğimizi de her yönüyle yansıtan bir şehir inşa etme beceri ve başarısı göstermemize vesile olur...
Deprem öncesinin Malatya’sı için kim ne derse desin, kim nasıl övünürse övünsün onlara bir diyeceğimiz yok...
Onlar kurgulanmış robot gibi aynı şeyleri tekrar etmenin marifet olduğunu zannediyorlar. Alay konusu olduklarının farkında bile değiller.
Deprem öncesinin Malatya’sı araç park yeri açısından tam bir felç durumundaydı. Sokakları dar, kaldırımları esnafların veya araçların işgali altında ve yapılar genellikle iş hanı şeklinde ucube labirentler gibiydi.
Şehir merkezi kilitlenmiş, adeta her uzvu kangren olmuş bir yapılar yumağına dönmüştü.
Malatya'nın ticari alanları tematik anlamda çarşılar şeklinde 'Teze Cami' etrafında yoğunlaşmıştı.
İş günleri insan akışını karışlamayacak kadar, araçların santim santim yol aldığı daracık yollarda adım atacak yer kalmıyordu. Malatya bu yönüyle ister yerli isterse de yabancı insanlara karşı yüz kızartıcı bir şehir tablosu çizerken şehrin yöneticileri sıkılmadan rahmetli Çetin Altan'ın deyimiyle 'Türk'e Türk Propagandası' yaparcasına 'Malatyalıya Malatya Propagandası' yapmaktan geri durmuyorlardı...
Umarım ve dilerim ki, şehrimizi yeniden kurgular ve imar ederken her adımımızı kırk ölçer ve bir biçeriz.
Selahattin Gürkan'a Açık Çağırı
Malatya'nın çok değerli evladı, Büyükşehir Belediyesinin Muhterem Başkanı Sayın Selahattin Gürkan,
Siz, Malatya’mızı ve Malatyalıları yere göğe sığdıramayan, namütenahi övgülerle, iltifatlarla gark ederek yücelten bir gönle sahipsiniz... Sağ olun, var olun...
Sizin Malatya ve Malatyalılara olan sevdanızdan zerre şüphe yoktur...
AK Parti Malatya Milletvekili Tanıtım Toplantısında Dünyayı gezdiğinizi ve gördüğünüzden söz ettiniz. Çok güzel...
Bu fakirin en önemli ilgi alanlarından biri de yeni yerler görmek ve tanımaktır diyebilirim.
Malatya yeniden yapılanırken, şehrimize ve şanınıza yakışır Malatyalıların huzurunda size tarihi eşsiz bir öneride bulunmak istiyorum...
O da şu:
Bilmem Tacikistan'a gittiniz mi? İhtimalen gitmiş olabilirsiniz, Başşehir Duşanbe'yi gezdiniz mi?
O Duşanbe'nin bir pazarı var ki, muhteşem ötesi bir eser. Pazar değil, tam bir sanat eseri...
Malatya'nın Sebze, Meyve, Kasap ve Şire Pazarının keşmekeş hali yerli yabancı herkesi rahatsız ediyordu...
İşte size tarihi bir fırsat, lütfen Duşanbe'nin Mehrgon Pazarını dünya gözüyle bir görün...
O pazar için edilen sözler insanın ufkunu aydınlatıyor...
Mesela :"Duşanbe, Mehrgon Pazarı 'Doğu Mimarisinin Güzel Örneklerini Yansıtmasının' yanı sıra içinde satılan sebze-meyve, et, balık, baharat ve diğer ürün çeşitleriyle her kesimden satıcı ve alıcıyı ferah ve çok şık bir ortamda bir araya getiriyor."
Evet değerli Başkan, eser siyasetinin samimi bir uygulayıcısı olarak bu pazar hizmetini Malatya'ya kazandırmalısınız...
Duşanbe Pazarı anlatılmakla anlaşılmaz mutlaka ama mutlaka görülmeli.
Hatta inceden inceye görüp inceledikten sonra daha mükemmeli nasıl yapılır hususlarına kafa yorulmalı...
Çok basit bir mukayese... Tacikistan Türkiye'den dokuz kat küçük bir kardeş ülke...
Duşanbe Malatya'dan küçük bir şehir.
Tacikistan, Duşanbe yapar da, Türkiye, Malatya yapamaz mı?
Görelim sizi Sayın Selahattin Gürkan.
İçinizde Kaç Malatyalı Var?
Deprem sonrası şehrimizin yeniden yapılanması ve eskisinden çok daha güzel ayağa kaldırılması hususunda herkes ağzına geleni söylüyor.
Kimisi bir an önce diyerek aceleci bir yaklaşım gösterirken, kimileri de etraflıca hesap yaparak yol almanın daha isabetli bir yöntem olduğunu savunuyor.
Şehrimizin geleceği üzerine henüz yolun başındayken atılacak adımlar hayati ve tarihi önem taşıyor.
Deprem felaketinin yarattığı bu eşsiz fırsatı ilahi bir uyarı addedip, gelecek nesillerin bizleri rahmetle anacakları aklı başında bir şehir inşa etmeliyiz.
Sıcağı sıcağına bütün bunlar konuşulurken şehrimize çakılacak tek bir çivinin bile çakılmazdan önce içinde Malatya’nın kadim evlatlarının da yer aldığı ilim ve kültür insanlarından oluşan heyetlerin görüşleri çok önemli ve alınmalı.
Ben şimdiye kadar Malatyalıların da içinde yer aldığı herhangi bir heyet duymadım. Varsa da kimlerden oluştuğunu bilmiyorum.
Bu şehrin Valisi, Belediye Başkanları Malatyalı olmayabilirler, bu önemli de değil. Ancak Malatya'ya hizmet edilecekse ki görevleri hizmet etmek; bu durumda Malatyalılarla istişare etmek durumundadırlar.
Sağlıklı istişare etmenin en kısa yolu ise heyet teşekkül ettirerek olmalıdır diye düşünüyorum.