Vahdettin Yiğitcan

Kurumsal Yapı

Vahdettin Yiğitcan

Malatya Ticaret ve Sanayi Odası Cumhuriyetle yaşıt önemli ve köklü sivil toplum kurumlarımızın başında geliyor. Kısa adı (MTSO) olan bu kuruluşumuz önümüzdeki yıl 100 yaşına girecek ve dalya diyerek ikinci yüz yılına adım atacak.

Geçtiğimiz perşembe günü çok önemli bir bilgilendirme, teati ve soru cevap faslıyla sona eren bir toplantıya ev sahipliği yaptı.

Türkiye Kurumsal Yönetim Derneği’nin (TKYD) Dünya Gazetesi işbirliği ile hayata geçirdiği, Anadolu’daki şirketlere kurumsal yönetimin öneminin anlatıldığı “Anadolu Panelleri” serisinin bir yenisi Malatya Ticaret ve Sanayi Odası’nın konferans salonunda gerçekleştirildi.

Toplantının açılış konuşmasını Türkiye Kurumsal Yönetim Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Tamer Saka yaptı.

Sayın Saka o konuşmasında özetle yaptıkları çalışmanın amacını şöyle açıkladı: 

"TKYD olarak son 20 yıldır edindiğimiz bilgi birikimiyle Anadolu’yu şehir şehir geziyoruz. Kurumsal yönetim ilkelerinin benimsenmesine katkı sağlamak için çalışıyoruz. Değişimi yalnızca kendi şirketimiz için değil ülkemizin, toplumumuzun refahı için de gerçekleştirmeliyiz."

Malatya Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Oğuzhan Ata Sadıkoğlu da yaptığı konuşmada kurumsallaşmada çok gerilerde olduğumuzu ifade ederek şu önerilerde bulundu:  

“Dünya yeni bir düzene giriyor. Bu hızlı değişimde firmalarımız da hızlı bir değişim sürecine girmesi gerekiyor. Yeşil dönüşüm ve dijitalleşme ile başlayan süreç, Covid-19, maliyet ve hammadde sorunları, Ukrayna-Rusya savaşı ve ardından gelen küresel ölçekte yaşanan çeşitli tedarik zinciri sorunları ve enerji krizi, sürdürülebilirlik ve kurumsallığın önemini bir kez daha gösterdi. Firmalarımız bu yenidünya düzenine uyum sağlayabilmeleri ve küresel sorunlarla başa çıkabilmeleri için, yönetim anlayışlarını ve iş yapma kültürlerini değiştirmesi gerekiyor. Yeni düzende rekabet edebilmek için artık sadece üretime dayanan katma değerin yeterli olmadığı bir dünyada yaşıyoruz. Avrupa’da şirketlerin kurumsallaşma oranı yüzde 50’lerdeyken, bu oran ülkemizde yüzde 10’larda. Kurumsallaşma konusunda en büyük sorunu aile şirketleri yaşıyor. Türkiye’de milli gelirin büyük bölümünü aile şirketlerinin oluşturduğunun altını çizmek lazım. Bu nedenle; aile şirketlerinin kurumsallaşma kavramını fazlasıyla önemsemesi gerekiyor.”

Bir Köy Mucizesi

Dünya Gazetesi Yayın Kurulu Başkanı deneyimli Gazeteci Şeref Oğuz kurumsal yönetimin önemini vurguladıktan sonra Yozgat'ın Kabalı Köyünün kurumsallaşma anlayışıyla tarım alanında gerçekleştirdiği tam bir mucize denebilecek inanılmaz başarı hikâyesini anlattı:  

"Köyde birleştirilen tarlalar sayesinde 5 bin dönümlük meyve bahçesi oluşturuluyor, ölçek ekonomisinin nimetleri yağmaya başlıyor; Yozgat göç verirken 476 olan köy nüfusu 563'e çıkıyor, büyük kentlerden göç geri geliyor.

Köydeki 230 olan traktör sayısı, toplulaştırma sayesinde 14'e iniyor. Daha önce köy parçalı arazisinden 2 yılda bir alınan 500 ton buğday hasadı yerine şimdi 5 bin ton meyve, yılın 12 ayı çalışan 45 kişi, sezon içinde günlük 600 istihdam...

Peki, nasıl oldu bu? Öncelikle bu işe inanmış ve kendini buna adamış bir insan var: Fahrettin Aksakal. Kabalı Meyve Bahçesi Müdürü Fahrettin Bey, 9 yıl önce 803 tarla sahibini ikna edip 25 yıllığına bu arazileri kiraladı. 

Oluşturulan elma, kiraz ve şeftali plantasyonu sayesinde köylüler, sigortalı maaşlı hale geldi.

350 kişiye ait, miras yoluyla bölünerek halı saha büyüklüğüne inmiş araziyi birleştirmek, ortaya koyduğu neticeler açısından tarımsal kalkınmada mucize niteliği taşıyor. Kabalı'da olan biteni kamu spotu yapmak ve projenin lideri Fahrettin Bey ağzından bu örneği ülke genelinde çoğaltmak şart.

Şart zira şimdiki haliyle tarım, onca teşvike rağmen arpa boyu gelişebiliyor.

Kendi hazinesinin dilencisi olmaya gerek yok. Fahrettin Bey'in başarısı artık sır da değil. Darı ambarı üzerinde açlıktan ölen tavuk olmak, kaderimiz değildir."

Şeref Oğuz'un anlattığı bu mucizemsi olayın hikâyesi beni çok heyecanlandırdı. Henüz ilkokul çağındaki çocuklarımıza bu başarı ders olarak okutulup birlikten doğan kuvveti körpe dimağlarına yerleştirmeliyiz diye aklımdan geçirdim.

Türkiye Raporu Direktörü ve TKYD Ekonomi Danışmanı Can Selçuki ise toplantıdaki konuşmasında, “Kurumsallaşmanın en büyük getirisi öngörülebilirlik ve risk yönetimi olarak ortaya çıkıyor. Bu yüzden başarıya ulaşmak için sadece firmalarımız seviyesinde değil, devlet yönetiminden ticari hayatın her alanında kurumsallaşmayı sağlamalıyız” dedi.

Soru Cevap Faslı ve Sonuç

Ticaret ve sanayi kuruluşlarımızın istikrar içerisinde uzun ömürlü olabilmeleri ve devamlı gelişme gösterebilmeleri için kaçınılmaz olarak kurumsal bir yapıyı bünyelerinde kurmaları gerekmektedir.

Başından sonuna kadar büyük bir dikkat ve beğeniyle izlediğim o toplantıya Malatya'nın ticaret ve sanayi kesiminin ilgi duymayışını büyük bir eksiklik olarak not ettim. Bu ilgisizliklerinin bedeli nihayetinde kendilerinin hanesine kayıp şeklinde işlenecektir. Bir kuşaklık saltanatları kendileriyle birlikte sona erecektir.

Salonu üniversite öğrencileri, öğretim üyeleri ve konuya ilgi duyan meraklılar doldurmuştu. Sorular da onlardan geliyordu...

Sohbetin sonunda söz alarak Ticaret ve Sanayi Odası Yönetimine bu çok faydalı toplantının bir de Ticaret ve Sanayi Kuruluşlarının yetkililerine yönelik yapılmasını önerdim.   

Yazarın Diğer Yazıları