Değerli okurlar,
Her şeyden önce depreme maruz kalmış bir sıradan vatandaş hissiyatıyla gözlemlerimi yazmaya çalışacağım...
Karakışın yoğun kar yağışıyla en sert yüzünü gösterdiği 6 Şubatta bölgemizde 11 şehrimizi hallaç pamuğu gibi tarumar eden Kahramanmaraş merkezli korkunç depremleri Malatyalılar da en sarsıcı şiddetiyle yaşadı.
Malatya Vuslat Televizyonu depremin yaşandığı günün ilk saatlerinden itibaren mükemmel bir yayıncılık örneği verdi.
İlk günün sabahında değerli gazeteci Rıfat Gökçe canlı yayınla yoğun kar yağışı altında gerçekleştirilen enkazdan kurtarma çalışmalarını izleyerek anlatıyordu.
Depremden Vuslat Televizyonunun yayın yaptığı binası da ağır hasarlı olarak etkilenmişti.
Buna rağmen Vuslat Televizyonu yayınına ara vermeden cep telefonu aracılığıyla canlı yayınlarını bir ayı aşkın bir süre devam ettirdi.
Gerek Vuslat Televizyonu Yönetim Kurulu Başkanı Selahattin Bayrak, gerek Program Yapımcısı Necdet Akboğa gerekse de Gazeteci Nigâr Kılıç'ın anlatımıyla ağır hasarlı binaların arasında, enkazların kapadığı çok tehlikeli yollarda ve dondurucu kış koşullarında Malatya'nın en ücra sokaklarını, ana caddelerini, tarihi ve kültürel yapılarını şehir merkezi başta olmak üzere Doğanşehir, Yeşilyurt, Battalgazi, Akçadağ'ın ilçe merkezlerini ve köylerini tabir caizse adım adım dolaşarak izledik, gözlemleme imkânı bulduk...
Böylesine özverili bir yayıncılık hizmeti yaptıkları için en içten duygularımla kutluyorum...
Vuslat Televizyonu çalışanlarına ve yöneticilerine bu vesile ile çok teşekkür ediyorum...
Necdet Akboğa 10 Mart Cuma günü Arapgir Belediye Başkanı Haluk Cömertoğlu ile ayaküstü ve irticalen deprem üzerine ve resmi yaklaşımların kritiğinin yapıldığı çok önemli bir konuşma gerçekleştirdi.
Haluk Cömertoğlu, konusuna hakim ve kültürel donanımının zenginliğinin yanında nutku da açık bir hatip. Yaklaşık 23 dakika süren konuşmanın her cümlesini büyük bir dikkat ve zevkle dinledim. Çok faydalı bulduğum bu konuşmanın bana göre en dikkat çeken, hüküm içeren cümle ve tespitlerini siz okurların bilgisine sunmayı kendime vazife edindim.
Aşağıda okuyacağınız görüşler Arapgir Belediye Başkanı Değerli Haluk Cömertoğlu'nun özgün sözleridir.
Şahsen bu fakir o sözleri çok değerli ve aydınlatıcı bulduğundan sizlerle paylaşmayı kendisine görev addetmiştir. Konuşmanın video adresi: https://www.youtube.com/watch?v=b_P-Z6j87n4
ÖNCE KRİZ ORGANİZASYONUMUZU YAPTIK
-Depremin olduğu günün akşamında Arapgir Kaymakamı Adnan Doğan beyle birlikte daha önce çalışmalarını yaptığımız ve hazırlıklı olduğumuz Kriz Yönetimi Organizasyonumuzu 25 Müdürümüzle birlikte yaptık.
Depremin ikinci günü geceden itibaren kamu hizmeti anlayışıyla 550 çalışanımızla birlikte Malatya'nın bu yarasına ve Arapgir'e gelenlerin bu ıstırabına nasıl çare olabileceğimizin karlarını aldık.
- Arapgir'e herkes gelsin, otellerimiz, yurtlarımız, evlerimiz her şey ücretsiz olsun. Herkesi çağırdık çünkü bu büyük bir yıkımdı, herkes sokaktaydı. Arapgir'de de köylerimizdeki eski yapılarımızda zarar gören hasar gören çok evimiz var ama can kaybına yol açmadılar.
-Arapgir'in alt yapısı çok müsait. 5000 kişiye kadar yatma kapasitesi var. Yazlık kapasitemiz çok yüksek depremin ilk iki gününde 5000'in üzerinde Malatyalı misafirimiz geldi, şu an (depremin 33.günü) 25 bini geçmiş durumda. Normal nüfusumuz 10 bin. Bu arada hiç kimseyi aç ve açıkta bırakmadık.
HİZMETTE AYRIM YAPILAMAZ
-Bugün siyaset günü değil.Biz siyaset yapmak için burda değiliz, kamu görevlisi ve bir belediye başkanlığı şehrül eminlik sıfatıyla emanetimizi halkımızın hizmetinde kullanma irademizi koyduk ve kesinlikle de kimsin, nesin diye bakmadan ayrım yapmadan şu bizdendir şu sizdendir diye konuşturtmadan konuşmak isteyenlere de fırsat vermeden bir aydan fazladır hizmet görevimize devam ediyoruz.
TİCARET VE SANAYİ İHMAL EDİLEMEZ
-Temennim şu: Geçici mekanlarla Malatya ticaretinin ayağa kalkması (kaldırılması) lazım. En önemli şey Malatya ticareti yerle bir oldu. Nitelikli iş adamları dışarıya gidiyor, bunlar bir bir işlerini açarak bu toplumun bir parçası olmak zorundalar. Bu yapı süreci beklenemez... Şehrin ticaretle ayağa kalkması mümkün.
- Organize sanayinin faaliyetine devam edebilmesi ve istihdam değerlerini koruyabilmesi için kendi çevresinde çalışanlarına mutlaka konteyner kentler oluşturmak zorundadırlar. Birinci öncelikli yapılması gereken budur. Yapılaşma süreci kim ne derse desin iki yıl üç yıl sürecek...
-Konutların yapılmasını, nereye nasıl yapılacağını tarışmıyoruz. Konutların yapılması hükümet programıdır bu ayrı birşey. Ama Organize Sanayi Bölgelerinin istihdam değerleriyle bu toplumun tekrar iaşesine, aşına, toplumsal ve aile hayatına katkı sağlaması için çalışanlarının barınma probleminin çözülmesi gerekiyor. Özellikle OSB'nin ve imalat sahalarının yakın bölgelerinde konteyner kentlerin kurulması ve iş yerlerinin ayağa kaldırılarak çalıştırılması kaçınılmaz.
İŞ ADAMLARIMIZDAN ALLAH RAZI OLSUN
-Çarşı ticaretinin konteynerlerle ayağa kaldırılması ve sanat ehlinin özellikle olmazsa olmaz zanaat ehlinin korunup kollanarak himaye edilerek bu şehirde tutulması elzemdir... Bu konuda Büyükşehir Başkanlarımızın ve Genel Merkezimizin özel bir çalışması var tabi biz de katkı sunuyoruz. Ben Arapgir'de bunu yapmaya başladım, prefabrik ilave iş yerleri yapıyoruz.
-Bir diğer yandan 200 metre içerisinde hobi bahçeli 850 hemen hazır konutu devreye soktuk. Malatyalı Arapgir'de durabilir ama Malatya'nın dışına çıktığında Malatya'ya dönmez. Çünkü bu uzun bir süreç, dönmesi için kısa süreçlerle buralarda tutulması lazım. Ben şu kadarını söyleyeceğim, bir emanetçi sıfatıyla hem teşkilatların hem belediyelerin, iş dünyasının ki; Mehmet Ali Aydınlar bey bizim arkamızda duran dağ gibi, diğerleri de öyle... Mesela bizi ilk üç günde ayakta tutan Yalçın Geyik beydir. Buradan söylerim ben Allah kendisinden razı olsun.
-Depremin ilk günlerinden itibaren bütün ünitelerimizi açtık, bütün imalatlarımızı açtık. Yüz kadının üzerinde gönüllü kardeşlerimiz günde binlerce kişinin yemeğini hazırladılar günlük 30 binin altına düşmedi dürümler. Topyekûn Arapgir seferber oldu, dışarıdan geleni kucakladı; her evde iki - üç tane aile var şu anda. Bu toplumsal bir kucaklaşmaydı. Bunu biz gönüllülükle yapıyoruz. Bizi doğuran anamız bize bunu öğretti. Babamız bize bunu böyle öğretti.
MALATYALI EL AÇMAZ
-Malatya umutların, umut veren bir şehirdir. Dolayısıyla el açan değildir, bu insanları siz daha fazla yemek kuyruğunda, efendim su kuyruğunda, bir takım çaresizlikte daha fazla tutamazsınız. Bu insanların bir an önce normal hayata kavuşturulması lazım. Şehircilik alt yapısının yedeklerinin oluşturulması, ilave imkânların devreye sokulması lazım.
Aksi halde bu insanları burada tutamazsınız. Gittikleri yerlerde iki ay sonra cepleri boş, gittikleri evlerde de yüzleri solgun olacaktır. Dolayısıyla bu çok büyük bir travmadır yani bu tedavi edilemeyecek psikolojik bunalımdır. Allah göstermesin öfke patlaması toplumsal hale dönüşebilir. Bir an önce bu insanların sistem içerisinde burada, yerinde tutulması lazım. Kimse kimseye yük olmadan bir sistemin ihdası lazım.
ATANAN MEMUR BURAYI BİLMEZ
-Merkezi yönetim tarafından Malatya'ya atama üstüne atama yapılıyor. Atanan adamlar burayı, sistemi bilmiyor. sistemin aktörlerini bilmiyor. Dolayısıyla tıkayıcı oluyorlar. Gelen milletin yardımlarını bile dağıtmakta temkinli davrandıkarı için yardımlar yerli yerine gidemiyor!...
KAVGANIN KAZANANI OLMAZ
-Bundan sonra acı hatıralar, hikâyeler yazılacak. Bu günlerin arkasından çok şey söylenecek. Kimse kimseyi suçlayarak bir yere gidemez. Kavganın kazananı olmaz. Burada toplumsal bir infial olmadan bu toplumun kucaklaşmasına ve paylaşım duygusunun öldürülmeden yaşatılmasına ihtiyaç var. El ucuyla ben sana verdim, su, aş verdim demek de iş değil. Bir an önce bu insanların yerleşik hayatına başlayabilecekleri koşulları yüzde altmış oranında sağlamamız lazım.
-Ben üç dönemdir Belediye Başkanıyım. Dört katın üstünde olmayacak diye katları sınırlandırıp 13 yıldır bir gayret veriyorum. Bütün mücadelem kaçak yapılarla geçti. Herkes bizi yadırgadı. Müteahhitler gelmez dediler. Peki ne oldu...0.60'taki yoğunlukları 2 yapıldığında isyan etmiştim ben. Ne oldu durum ortada.
BELEDİYE BAŞKANI SİLİNMİŞTİR
-Yerel yönetim aslında genel yönetimin anasıdır. Yereli yukarıdan gönderdiğin iki tane bakanla yönetemezsiniz.
"Sen kenarda dur, ne biliyorsun ?" denilen Büyükşehir Belediye Başkanı bu şehirde silinmiştir. Bu şehrin aktörü Büyükşehir Belediye Başkanıysa masanın başında oturtulmalıdır. Evet Bakan, Bakanlık imkânlarını kullanmalı. Ama buranın hakimiyeti, buranın bilgisi buranın yöneticisinden olmalı. Bir an önce bu sistem tıkanıklığının aşılması lazım.
-Ben devletçi bir adamım, başka tarafa atarak söylemiyorum, muhtarların sırtından bu yükü kaldırsınlar. on tane çadırla binbeşyüz haneye çadır dağıttıramazsınız. "Gidin muhtardan alın" denilerek 15 gün bu insanlara neler çektirildi...
Sonuçta bu yerel yönetimin işidir. Merkezi iki belediye bir de Büyükşehir Belediyesi var. Masanın başına oturtacaklardı bu şehri üç günde planlarlar 1500 kişiyle de bu şehrin hepsini yönetirlerdi.
İMAR BARIŞI AFFETMEDİ KATLETTİ
-Ölümlerin mesulü biziz biz, belediyeciler. Ben üzerime alıyorum. Nedenine gelince yoğunluk geldiği zaman bizim itiraz etmemiz lazım. Kardeşim bu yerin dayanımı var, statik hesabı var, jeolojik bir yeraltı etüdü var. Şimdi siz bunun üzerine 4 kattan 16 kata çıkarırsanız bunun başka bir adı nedir? Halâ daha kat yarışı 2 yoğunluk ve üstü yazıktır, bunu konuşmasınlar artık. "İmar Barışı" anamızı ağlattı. Şimdi bir adam hakkıyla üç kat yapmışsa, obürü de beş kat yapmışsa yıkacaksın kaçak iki katını. Getirip İmar Barışından ona ruhsat verirseniz affetmiş olmazsınız, katletmiş olursunuz.
-Yaşadıklarımız toplumsal bir yaraydı, sarılacak, çözülecek çözümsüz birşey yok. Çözülemeyen tek şey ölümdür, ölenlere rahmet diliyorum. Biz ekiple, ortak akılla, bilimle çözeriz. Aklı birleştirdiğimizde şehrin tüm ihtiyaçlarını çözeriz ve müreffeh bir şehrin, huzurlu bir toplumun bir üyesi olarak biz de mutlu oluruz o toplum da mutlu olur.
Haluk Cömertoğlu Kimdir?
Haluk Cömertoğlu, 1965 yılında Malatya'nın Arapgir İlçesi'nde dünyaya geldi. İlk ve orta öğrenimini Arapgir'de tamamlayan Cömertoğlu, Erzurum İşletme Fakültesi'ni bitirdi. Ticaret hayatına 1988 yılında Malatya'da atılan Cömertoğlu, hala ticaretle uğraşmaya devam ediyor. 6 Şubat 2023' te gerçekleşen deprem afeti nedeniyle iş yerlerini bir süreliğine tasfiye ederek durdurdu.
Cömertoğlu, siyaset hayatına 27 Mart 1994 yılındaki yerel seçimlerde Refah Partisi'nden Arapgir Belediye Başkan adayı olarak başladı. Cömertoğlu, 2009 yılında yapılan Mahalli İdareler Genel Seçimlerinde AK Parti'den Arapgir Belediye Başkanlığını kazandı. Köklü bir aile görgüsü ve geleneğine mensup olan Haluk Cömertoğlu, evli ve dört çocuk babasıdır. Haluk Cömertoğlu, 31 Mart 2019 yerel seçimlerinde CHP'den Malatya, Arapgir Belediye Başkanı seçildi.