Değeri okurlar, İnönü Üniversitesinden sonra Malatya'ya kazandırılan ve Cumhuriyet Dönemi Siyasi Tarihimiz içerisinde atılımcı ve yenilikçi özellikleriyle adından saygıyla bahsedilecek olan hemşehrimiz merhum Turgut Özal'ın adının verildiği Turgut Özal Üniversitesi önceki gün muhteşem bir törenle 2022-2023 akademik yılını açmış oldu. Açılış törenini başından sonuna kadar ilgiyle izledim.
Bu törenin benim için çok özel ve sevindirici yanı ise açılışı onurlandıracak olan kişinin Prof. Dr. Veysel Eroğlu olmasından başka birşey değildi. Çünkü Veysel Eroğlu'nu İstanbul'daki İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi kısa adı İSKİ Genel Müdürlüğü döneminden tanıyor, iş yapma yeteneği ve disiplini nedeniyle de saygı duyuyordum.
Malumunuz olduğu üzere Turgut Özal Üniversitesi 2018 yılında kuruldu ancak kurulduğu günden günümüze gelinceye kadar üniversite olmasının getirdiği doğal faaliyetler ve etkinlikler nedeniyle değil de yönetim skandalları ve çok çeşitli dedikodular çerçevesinde Malatyalıların gündeminde yer aldı. Bu durumlar yüzünden üniversite milletin gözünde çok itibar kaybetti.
Önceki dönem Turgut Özal Üniversitesi Rektörü Aysun Bay Karabulut'un Malatya Milletvekili Öznur Çalık'ın kız kardeşi olması ise başlı başına kafalarda ünlemli soru işaretlerine yol açmıştı...
Aysun Bay Karabulut tekrar rektörlük makamına aday oldu ancak tercih edilmedi.
Göreve yeni atanan Prof. Dr. Recep Bentli'nin işini sorumluluk bilinciyle yerine getiren bir bürokrat olduğunu Malatya İl Sağlık Müdürlüğü yaptığı dönemden beri biliyorum.
Yeni rektör sayın Recep Bentli'nin 2022-2023 Akademik Yıl Açılışını değerli Prof. Dr. Veysel Eroğlu ile başlatmış olması Turgut Özal Üniversitesinde yeni bir başlangıcın ve silkinerek ayağa kalkışın işaret fişeği olmuştur.
Veysel Eroğlu inanılmaz sıkıntılı bir dönemde İSKİ'nin sorumluluğunu üstlenmiş ve İstanbul'un 2040 yılına kadar su sorununu çözmüş çok başarılı hem bilim hem de iş insanıdır... Bir diğer ifadesiyle teori ve pratiği meczetmiş üstad bir mühendistir.
Basında İlk Konuşma ve Beceri Yeteneği
Yıl 1994 yerel yönetim seçimlerinde Refah Parti'li Recep Tayyip Erdoğan İstanbul'da Büyükşehir Belediyesinin CHP'li Nurettin Sözen'den hizmet bayrağını devraldı.
O dönem İstanbul her yönden döküm döküm dökülüyor. Şimdi Malatyalı hemşerilerim belki benim abarttığımı sanacaklar, sizi temin ederim ki zerre kadar abartım yoktur.
O yıllarda yaşım kırkı geçmiş ve ben yaklaşık 25 yıllık İstanbul'un hemen hemen her tarafını gezmiş görmüş ve kültürel atmosferini solumuş ve benimsemiş biriyim. Gazetecilik yapıyorum. Bilenler için söylüyorum, Bostancı'yı, Kadıköy'ü, Üsküdar'ı, Kuzguncuk'u, Beykoz'u karşı tarafta yani Trakya kesiminde adım atmadığım semt çayını içmediğim mahalle kahvesi kalmamıştır diyebilirim.
Çöp dağları bir yandan susuzluk diğer yandan. İstanbullu canından bezmiş adeta burnundan soluyor... Diğer akasyan belediyecilik hizmetlerini saymıyorum.
Çöp dağları öylesine korkunç ki, şehir adeta kokuyor. Susuzluğa gelince CHP'li belediye yönetimi dev afişlerle şehrin her yerine Bir otomobil görüntüsünün yanında YIKAMAYIN SİLİN uyarısında bulunuyor.
Şehre su haftanın kimi günlerinde gece saat 24 ile 03 arasında veriliyor ve çamurlu bir sıvı halinde.
İşte bu şartlar altında İstanbul'un su sorununu çözmek için İSKİ'nin yönetimine Veysel Eroğlu getirildi.
Haliyle gazeteciyiz, ben de sayın Eroğlu'nun kapısını çaldım, okuyucularımız ve İstanbullular adına sorularımı yönelttim.
Aldığım cevaplar ümitvar fakat tatminkâr değildi.
Geçmiş dönem itibariyle İSKİ alım ve yapım işlerinde öylesine itibar kaybetmiş ki, açmış olduğu ihalelere kimse katılmıyormuş, Veysel Eroğlu'nun yönetimi bu güvensizlik ortamını güvene çevirmiş ve bu kez açılan ihalelerde kuyruklar oluşmaya başlamış.
Sayın Veysel Eroğlu'ndan o gün çok enteresan ve insani anlamda da çok sarsıcı şu cümleyi duymak beni halâ o gün bugündür düşündürür ve aklımdan da çıkmamıştır.
"Vahdettin, geceleri uykularım kaçıyor, balkona çıkıp gökyüzünü izliyorum yağmur yağar mı diye, sonra yağmur yağdırması için Allah'a dua ediyorum"
Sonra sonrası malum. Sayın Eroğlu'nun göreve geldiğinin 7. ayında Istranca Derelerinin bağlanmasıyla İstanbul'un akmayan çeşmeleri akmaya başladı.
Çöp dağları ise bir haftada eritildi.
Refah Partili belediyenin halkın takdirini kazanan bir diğer uygulaması da, CHP'li belediyenin üst yöneticilerinin halktan yalıtılmış ve imtiyazlı bir zümrenin hizmetine tahsis edilmiş Florya, Malta Köşkü, Fethi Paşa Korusu, Hidiv Kasrı gibi kimi sosyal tesislerin çok uygun fiyatlarla halka açılması olmuştu.
Veysel Eroğlu Neden Önemli
Ülkemizin en büyük kaybı liyakat ve ehliyet konusunda değerlerini yerli yerinde değerlendirmediğinden daha doğrusu kaale almamasından kaynaklanıyor. İşi ehline değil de oğluna veya kız kardeşine vermek gibi hasis ve habis ur illeti bizi yerimizde saydırtıyor.
İstisna sayılabilecek örneklerin dışımda maalesef işlerimizin kahir ekseriyeti mevlam kayıra ellerce yürütülüyor. Bu durum yüzyıllardır böyle, bugün ortaya çıkmış değil.
Turgut Özal Üniversitesi Rektörü Recep Bentli'nin üniversitenin akademik yılını Prof. Dr. Veysel Eroğlu ile başlatmış olması çok anlamlı ve manidar.
Veysel Eroğlu istisna yeteneklere sahip bir insan, bu kanaatimi ortaya koyduğu işlerle de sahada ispatlamış bir değerimiz.
Ben Veysel Eroğlu dışında hiç bir yöneticiden projesinin bitim tarihini saatiyle birlikte verdiğini duymadım, rastlamadım.
Mesela Malatya Büyükşehir Belediye Başkanımız Selahattin Gürkan Yimpaş Binası Alışveriş Merkezinin açılış tarihini iki kez verdi ikisi de gerçekleşmedi. Ben şimdi Gürkan'ın yerinde olsam artık Yimpaş adını ağzıma almam. Yanından yöresinden geçmem.
Battalgazi Belediye Başkanı Osman Güder'in şehrimizin doğu çıkışına yapacağı sanayi siteleri ve toptancı çarşıları ne oldu?
Dilerim sayın Veysel Eroğlu'nu dinleyen sorumluluk yüklenmiş yöneticiler gerekli dersleri almışlardır. Çünkü sayın Eroğlu o ilk dersinin konusu şu anlamlı başlıkla verilmişti: "Yönetimde Muvaffakiyetin Sırları”
Benden hatırlatması....
Veysel Eroğlu Diyor ki,
-Turgut Özal Türkiye’ye gelmiş en önemli devlet adamlarından birisidir.
-Türkiye'deki en önemli mesele eğitim.
-Dünyada büyük bir yarış var, bu yarışta kim gençleri en iyi şekilde eğitirse yarışı o kazanır.
-Eğitimin ilk şartı fizikidir. Bu konuda devlet olarak büyük destek veriyoruz.
Değerli Rektör Bentli, siz estetik, modern ve işlevsel projeyi hazırlayın, biz elimizden gelen desteği vereceğiz, ben bu konuda sizin hizmetkarınızım.
-Zaman çok önemlidir derslerime tam zamanında gireceğim diyerek kendime söz verdim,
-Hocalarım bana büyük düşünmeyi öğretti, benim 7 T prensibim var, her zaman her yerde uygularım. Tahayyül, yani hayal etmek, bir projenin rüyasını göremiyorsanız onu hayal edemezsiniz; diğerleri tetkik, tahkik, takvim, tatbik, takip ve neticede tamamlama ile her şeyi başarmak mümkün olur.
-Zamanlamayı planlamak çok önemli, zamanlamayı günlük, haftalık, aylık, yıllık yapılmalı, zaman çok hızlı akıp gidiyor, ama zamanı planlarsanız kontrol sizde olur.
-Türkiye Cumhuriyeti’nin 4 Kızıl Elması var. 2023 Cumhuriyetimizin 100. Yılı, İstanbul’un Fethi’nin seneyi devriyesi 2053, Malazgirt Zaferi’nin 1000. Yılı 2071 ve Devlet-i Ali Osman’ın kuruluşunun seneyi devriyesi 2099, 4 hedef, biz devlet olarak buna kilitlendik