Değerli okurlar,
Milletimiz 14 Mayıs Pazar günü yaptığımız 2023'ün Genel Seçimlerinde önce milletvekillerini seçti ve meclis tablosunu oluşturdu.
Güzelim ülkemiz Cumhuriyet Döneminin ikinci yüzyılına girerken gerçekleştirdiğimiz çok önemli bu seçimlerde Cumhurbaşkanlığı için seçim yarışına giren adayların %51'lik bir başarı sağlayamadıklarından Cumhurbaşkanımızı 11 gün sonra 28 Mayıs Pazar günü yapacağımız seçimle belirleyeceğiz. Şimdiden haydi hayırlısı diyoruz...
Seçim öncesi kıran kırana bir mücadele izledik.
AK Parti cenahı yapmış olduğu seçim işbirliğinin adını "Cumhur İttifakı" olarak belirledi ve seçime MHP, Büyük Birlik Partisi, Hüdapar ve Yeniden Refah Partisi ile birlikte gitti.
Cumhuriyet Halk Partisi ise adeta "denize düşen yılana sarılır" sözü mucibince önüne kim geldiyse, karşısına kim çıktıysa hepsine sahip çıktı kol kanat gerdi seçime İYİ Parti, Saadet Partisi, Deva Partisi, Gelecek Partisi ve Demokrat Parti ile gitti.
CHP'nin seçime giderken görünür tablo böyleyken görünmeyip arka planda duran asıl aktör, terör yuvası Kandil'in siyasi sözcüsü ve uzantısı HDP vardı.
Bana göre ya zavallı yada çok derinden içten pazarlıklı usta idareci Sayın Kemal Kılıçtaroğlu, bütün zorluklarına rağmen bu her telden çalan Bremen Mızıkacılarını bir arada tutmayı başararak seçime "Millet İttifakı" adıyla gitti.
Adam berbere gitmiş saçını kestirecek, oturmuş berberin koltuğuna sormuş berbere "saçım ak mı kara mı?" Berber cevap vermiş "şimdi önüne düşerse görürsün"
Aylarca seçim propagandalarına maruz kaldık, Televizyon ekranlarında gece yarılarına kadar her iki tarafın aklı evvel çokbilmişleri ileri geri soluk almaksızın hep konuştular.
Anket şirketleri "parayı veren düdüğü çalar" kabilinden müşterisinin nabzına göre hem de "açık ara" farklarla sonuçlar açıkladılar.
Ve nihayet seçim oldu ve her iki kesim de boylarının ölçüsünü gerçek millet ölçümüyle aldılar.
En başta anket şirketleri şapa oturdular., demek ki yaptıkları anketler palavradan ibaretmiş.
MHP konusunda öyle ters köşe oldular ki, inanılırlıkları tartışmalı olan bu şirketlerin son suyunu MHP ısıttı, mevta oldular.
Şımarık tavırlarıyla, haftalık grup toplantılarında tiyatrovari sahne alan Meral Akşener desteksiz atıp tutmalarını şimdi hangi yüzle yapacak çok merak ediyorum? Hani "Bir oy Kılıçdaroğlu'na bir oy da Meral'e" idi ne oldu?
Kemal Kılıçdaroğlu "yine baharlar gelecek" diye diye kendi kışını getirdi.
Bu kez kendi kendine teselli babından "yine baharlar gelecek" demeye devam ederek baharını bekleyedursun..
Kılıçdaroğlu, kapalı kapılar ardında toplandığı HDP ile yaptığı görüşmenin ardından basına suya sabuna dokunmayan açıklamada bulunurken, HDP sözcüleri sıcağı sıcağına Kılıçdaroğlu'nu zor durumda bırakacak "neler konuştuk açıkla sayın Kılıçdaroğlu" açıklamasını yaparak tüm kamuoyuna meydan okuyorlardı.
Hasılı bu seçimde şimdilik Kılıçdaroğlu bir koltukta sekiz karpuz taşımanın mahsulünü tahsil etmiş oldu. 2. tur seçim de sanırım farklı olmayacak.
Kılıçdaroğlu'nun sırtındaki nasır: Saadet Partisi başta olmak üzere gerçek yüzlerini daha yakından görme imkânı bulduğumuz AK Parti sayesinde tanıdığımız kişilerin kurduğu DEVA ve Gelecek Partisi ile kerameti kendinden menkul Demokrat Partisidir.
Sayın Kılıçdaroğlu'nun koynundaki yılan: HDP'niin ta kendisidir. 40 yıldan fazla bir süredir milletimize kan kusturan terör örgütü PKK'nın siyasi uzantısı HDP, seçim sisteminden kaynaklanan imkânla kilit rol oynuyor. Bu pozisyonunu sonuna kadar pervasızca kullanan HDP kendisine muhtaç olan Kılıçdaroğlu'na kanırtırcasına her talebini hemde kamuoyunun gözleri önünde kabul ettirdi.
Seçimin sonunda görüldü ki, Millet İttifakına ne terör örgütünün siyasi uzantısı HDP'nin ne de nesebi gayri sahih (siyasi geçmişi ve seçim deneyimi olmayan) partilerin bir faydası olmadı. Seçimi kazanmalarını sağlayamadılar.
Tek başlarına seçime girmeye cesaret dahi edemeyen bu esamesi okunmayacak partiler CHP sayesinde TBMM'de boy gösterecekler.
Ayrıca pompaladıkları sahte güçleriyle CHP'nin çıkaracağı milletvekillerine mani olarak bedavadan hazıra kondular.
Bu durum haklı olarak gerçek CHP'lilerin öfkesine ve partilerinden kopmalarına yol açacak.
CHP cenahına sağ sapma oportunist bu particiklerin pazarlamasını basın gücü anlamında (bir zamanlar benim de takip ettiğim) KARAR Gazetesi yaptı.
Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu başta olmak üzere, DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan ve Rahmetli Necmettin Erbakan'ın mirasına oturan Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu sık sık KARAR Gazetesinde arz-ı endam ettiler.