Değerli okurlar başlığımız biraz eksik kaldı, tamamı şöyle olmalıydı:
"Ahmet Kekeç Kütüphanesi Pırıl Pırıl, Ders Çalışan Öğrencileriyle de Işıl Işıl"
Sevgili arkadaşım gazeteci ve yazar Ahmet Kekeç'in adının verildiği 2.kütüphane doğup büyüdüğü kendi şehri Malatya'da 13 Kasım 2021'de Battalgazi İlçesinde açıldı.
Rahmetli Ahmet Kekeç adına açılan ilk kütüphane ise İstanbul, Eyüpsultan Belediyesince Eyüpsultan’da 29 Mart 2021 tarihinde açılmıştı... Yani Malatya yaklaşık 9 ay geriden takip etti Eyüpsultan'ı.
Ahmet Kekeç Semt Kütüphanesini Merkez Beydağı Mahallesine kazandıran Battalgazi Belediye Başkanı Sayın Osman Güder'i yapmış olduğu çok değerli bu kültürel hizmeti nedeniyle kutlarken, kütüphane hasreti çeken diğer mahallelere de aynı sevinci yaşatmasını temenni ederiz...
Tamam Osman Başkan sosyal tesis ve park yapmak konusunda çok gayretli ancak her mahalleye bir kütüphane kazandırmak hedefi ise bu şehrin yarınlarına yapılacak en büyük hizmet ve yatırım olacaktır. Ve buralarda çalışma disiplini kazanarak başarıyı yakalayacak olan gelecek nesiller ömür boyu bu hizmeti gerçekleştirenleri hayırla anacaklardır.
AK Parti Hükümetlerinin yapmış olduğu hizmetler arasında en hayırlı teşebbüsünün ülke genelinde hayata geçirdiği adını da "Millet Kıraathaneleri" olarak tanımladığı kütüphaneler olmuştur. Üstelik bu kütüphanelerin gençler indinde cazibesini artırmak için çay ve kekin bedava olacağı ikram anlamında ilan edilmiştir.
AK Partinin ve Osman Güder Başkanın haklı olarak gururla söyledikleri "Eser Siyaseti"nin en verimli ve nesiller boyu artarak devam edecek olan kadim ve kalıcı zirve eserleri, ülkemiz genelinde her mahalleye kazandırılan bu kütüphaneler olacaktır...
Her fırsatta ifade edilen TÜRKİYE YÜZYILI hedefine giden yol kesinlikle kütüphanelerden geçmektedir.
Malatya'da ilk "Millet Kıraathanesini" Yeşilyurt Belediye Başkanı Mehmet Çınar Zaviye Mahallesine yapmıştı.
Zaviye Mahallesi demişken aklıma geldi sizler bilmezsiniz, hatırlatmalıyım, burada ibret alınması gereken benim hatırlayabildiğim, günümüzden 63 yıl öncesinin bir mahallesi yerel idareler tarafından yok edildi. Aklıma ister istemez geldi nasıl gelmez ki, zavallı mahallem ve komşularımız ortadan kaldırıldı...
Zaviye Mahallesi, benim doğduğum ve çocukluğumun geçtiği masalımsı hatıralarımı hafızamda muhafaza ettiğim rüyalarımı süsleyen bahçelerle çevrili mahallem. Taraklı kuşların, ağaç kakanların, bülbül seslerinin, hak kuran kuşlarının, leyleklerin ve envai türlü meyve ağaçlarının ve mis kokulu çiçeklerin eksik olmadığı yol kenarındaki harıklarda pırıl pırıl, şırıl şırıl suların aktığı bir mahalle düşünün, yok edildi. Şimdi Zaviye adını taşıyan o mahalleyi tanımanın imkân ve ihtimali yok. Tarih bilincinden yoksun ve kültür fukarası görgüsüz türedi yöneticiler eliyle hem geçmişimiz hem de mahalli bilinç ve kimliğimiz hunharca yok edildi.
Henüz daha yeni yıkıldı güzelim Sümer İlkokulum, çocukluk dönemimin en güzel izlerini taşıyan, hayatı anlamaya başladığım yıllarımın müşahhas mekânını hangi hakla ortadan kaldırdılar. Neyse hayıflanmanın sırası değil şimdi, konumuza dönelim.
Millet Kıraathanesinin açıldığı günlerde büyük bir heyecanla Zaviye Mahallesine gitmiş ve kütüphane hakkında da bir yazı yazmıştım. Kitaba olan muhabbetim ve kütüphanede çocukların ders çalışmalarını görmüş olmanın sevinciyle yapılan bu hizmeti yerinde gidip görmekten nasıl mutlu olmuştum anlatamam.
Yeşilyurt Belediye Başkanı Mehmet Çınar ilk etapta Millet Kıraathanesi sayısını 13'e çıkaracakları vaadinde bulunmuştu, şu an Yeşilyurt İlçesinde kaç mahallede kütüphane var henüz bilmiyorum.
Belediyelerimizin Kültür Müdürleri ne iş yaparlar doğrusu bu konuda sağ olsunlar hiç haber alamıyoruz. Kültürel anlamda mutlaka birtakım işler yürütülüyordur, bu yapılan işlerin vatandaşı bilgilendirmek boyutu ise basınla iletişim yoluyla gerçekleşir.
Kaç zamandır düşünüyordum, Ahmet Kekeç Semt Kütüphanesi hakkında bir yazı yazarak okuyucularımızın dikkatine sunmak amacıyla kütüphaneye gittim.
Kütüphane sorumlusu Vahap beye gazeteci olduğumu, kütüphaneyi ve faydalananlar her kimselerse onlardan kütüphane hakkındaki görüşlerini okuyucularımıza aktarmak niyetimi söyledim. Böylece kütüphane imkânının varlığından vatandaşı haberdar ederek kitabı gündemlerine getirme amacımı anlattım. Vahap bey gayet iyi karşılayarak ancak konuyu Battalgazi Belediyesi Kültür Müdürü Süha beye iletmesi gerektiğini ve ondan gelecek talimatla hareket edebileceğini söyledi. Telefon numaramı istedi ve sizi arayacağız dedi.
Bu verilen söz üzerine kütüphaneden ayrıldım.
Basın Müdürü Murat Bey Aradı
Ertesi gün öğlen sularında daha önce tanıştığımız için telefonu kayıtlı olan Battalgazi Belediyesi Basın Müdürü Murat Bey aradı.
Kültür Müdürü Süha beyden haber beklerken ben, Murat Bey ile selamlaştık. Kısaca Kütüphanede yapacağım çalışmadan söz ettim, Murat Bey: Arkadaşları bu konuda bilgilendirdik, size yardımcı olacaklar. Diyerek yapacağım çalışmaya telefon yoluyla izin almış oldum.
Kütüphanede üç gün farklı günlerde birkaç saat süren aralıklarla hem öğrenciler ve öğrenicilerle konuştum hem de fiziki anlamda gözlem yaptım.
Öncelikle fiziki anlamda yaptığım gözlemlerimi aktarmak istiyorum.
Kütüphane haftanın pazartesi hariç her gün sabah 09.00'da açılıyor, akşam 18.00'e kadar hizmet veriyor.
Yaklaşık 4.000 kitaplıklı okuma ve ders çalışma salonları 24 kişi kapasiteli iki salondan oluşturulmuş. Toplam 48 kişi aynı anda bu salonlardan istifade edebiliyor. Birinci salon giriş kısmının sol tarafında ikinci salon ise ikinci katta bulunuyor.
Bilgisayar sınıfı şimdilik 6 kişilik bir adet, yakında 5 kişilik bir sınıf daha açılacak. Alt yapı çalışmaları devam ediyor.
Kütüphanenin müdavim öğrencileri takriben 15-16 kişi ve büyük bir gayretle derslerini çalışıyorlar.
Merak saikiyle gelen insanlar günde ortalama 4-5 kişiyi geçmiyor.
Kütüphane öğrenciler tarafından ders çalışma amacıyla adeta dershane gibi kullanılıyor. En güzel arkadaş ve en vefalı dost olan bilgi, kültür ve gözlem hazinesi güzelim kitaplar raflarında sessiz sedasız okuyucusunu bekliyor.
Kütüphanenin bence önemli bir eksikliği de Ahmet Kekeç'in eserlerinin teşhir vitrininin dışında ikinci üçüncü nüshalarının kitap raflarında bulunmaması. Derhal telafi edilmesi önerisiyle bildiririm.
Olsun, zaman içerisinde bu kitaplar okunmaktan bitap düşseler de yerlerine yenileri gelecek diye inanıyorum.
Kütüphane baştan sona koridorları, sınıfları ve ortak kullanım alanlarıyla pırıl pırıl tertemiz, ders çalışan öğrencilerin gözlerindeki ışıltıyla da apaydınlık bir atmosfere sahip.
Güvenlik açısından bütün sosyal alanlar kameralarla devamlı izleniyor.
İlk açıldığı günlerde çay ikramı yapılırken, zaman içerisinde gerek öğrenciler gerekse de ücretsiz olduğunu bilen dışarıdan gelen lakayt insanlar tarafından suistimal edilmesi üzerine kaldırılmış.
Kütüphanenin pazartesi günleri kapalı olması ise çok garip. Kütüphane demek, insanın yaşadığı sürece asla doyum noktası olmayan 7/24 hizmetinde olması gereken bilgi hazinesi demektir. Evet, kabul edelim ki bir mahalle kütüphanesi 7/24 açık olmayabilir ama haftanın her günü hizmet vermesini istemek de vatandaşların en doğal haklarıdır.
Örneğin Ahmet Kekeç adına açılan İstanbul, Eyüpsultan'daki kütüphane, 09.00-22.00 saatleri arasında her gün hizmete amade ve okuyucularına günün belli saatinde her gün çayın yanı sıra çorba ikramında da bulunan bir kültür hizmetini ifa ediyor. Nihayetinde orasını da bir belediye işletiyor. Bizim belediyemizin neyi eksik!
Şimdi, Ahmet Kekeç Kütüphanesinin yanı başındaki Yeşilyurt Belediyesinin açtığı Zaviye Mahallesi Millet Kıraathanesi haftanın her günü 09.00-18.00 arası hizmet verirken, Battalgazi Belediyesinin işlettiği Ahmet Kekeç Kütüphanesinin pazartesi günleri kapalı olmasının hikmetini anlamak mümkün değil.
Ne Dediler
Kütüphaneden yararlanan kişilerle yaptığım konuşmalardan özetler:
ÖMER FARUK:
Kütüphanemizi açıldığı günden bu yana zaman zaman ziyaret ediyordum. Çok güzel bir hizmet, mahallemize böyle bir eser kazandırılması gençlerimiz için büyük bir imkân. Okuma alışkanlığının zayıf olduğu ülkemizde okumayı, kitapla buluşmayı sağlaması açısından kütüphaneler en ideal ortamı sağlıyor. Ben KPSS'ye hazırlanıyorum, beraberimde küçük kızımı getiriyorum ki, ders çalışma ortamının havasını solusun, kültürünü küçük yaşta içselleştirsin. Bu hizmeti bize sunanlara çok teşekkür ederiz.
DENİZ MEŞE:
Ben bu kütüphaneye çocuğumu ders çalışması için gönderiyorum. Hem güvenli hem de kendi seviyesindeki akranlarıyla çalışma ortamında bulunduğu için daha bir istekle, zevkle çalışacağını düşünüyorum. Bu ortamda çalışmak daha verimli olur. Ben bir anneyim, evde küçük çocuğum var. Ders çalışmak için pek sağlıklı bir ortamımız yok. Ne iyi oldu mahallemize böyle bir kütüphane kazandırılması. Çocuklarımızın geleceği okullarında gösterecekleri başarıya bağlı. Bizlere bu kütüphaneyi kazandıranlardan Allah razı olsun...
ERDİNÇ ÇAY:
Ben Yükseköğretim Kurumları Sınavı YKS'ye hazırlanıyorum. Ev ortamı çalışmak için pek uygun değil, Burada daha bir istekle ders çalışma imkânı bulduğumdan kütüphaneyi tercih ediyorum. Nasip olursa hedefim tıp fakültesini kazanmak. Bizler için en güzel kültür ve bilgi merkezleri kütüphane ortamlarıdır. Herkese tavsiye ederim. Kütüphanenin devamlı ziyaretçisiyim ve işleyişinden çok memnunum. Tertemiz ve sesiz nezih bir ortam. Bu kütüphaneyi mahallemize kazandıranlara teşekkür ederim.
NİSA NUR:
Ben 6 sınıfa gidiyorum. Kütüphanede çalışmayı çok seviyorum. Evde küçük kardeşim var, rahat ders çalışmamı engelliyor. Bende onu çok sevdiğim için ödevlerimi zamanında yapamıyorum, yani zamanımı alıyor. Kütüphaneye gelince boşa zaman harcamadan derslerime odaklanıyorum. Kütüphaneye geliş ve gidiş saatlerimi anneme bildiriyorum ki, merak etmesi
İSMAİL DERTSİZ:
Kütüphane ders çalışmak için çok değerli bir mekân, tembellik etme lüksünüz yok. Evde çalışma kütüphane gibi gibi teşvik edici bir atmosfer oluşturmuyor. İlaveten daha çok çalışma isteğiyle kamçılanıyorsunuz. Ben atama bekleyen ilköğretim matematik öğretmeniyim. Kamu Personeli Seçme Sınavları KPSS'ye hazırlanıyorum. Kütüphanede geçirdiğim zamanın tamamın ders çalışmaya ayırmıyorum, sosyal, kültürel ve edebi eserleri de zaman zaman okuyorum. Dünya klasiklerini de göz ardı etmiyorum.