Sana ne gaynanam gile gidiyim..
Ali Yiğit
Aradan yıllar geçse de her anlatıldığında onlarca hikayesi olan, yaşanmışlıkları hatırlatıldığında yüzleri gülümseten, 30-40 yıl geriye götüren, her anlatışta sanki yanınızdaymış gibi hissettiren şehrin kimliğiyle birlikte içselleştirilen şehrin garipleri..
Her devirde vardır şehrin deli ile veli arasında olan kişiler..
Yaşı 40-50’nin üzerinde olanların çoğu tanır ve onlarla hatıraları vardır..
Şehrimizde gelmiş geçmiş nice gariplere sahiplik etmemişiz ki..
Ziya’yı, yarım pedal Neco’yu, Gaffar’ı, Azzet Bacı’yı, İbalı’yı, Leblebici’yi, Onyedili’yi, Haceli’yi, İzzo’yu, Gız Mahmut’u, Faro’yu, şorikli Yaşar’ı, adliye Bekir'i, hele de Mercedes Kadir‘i bilmeyen yoktur. Bir şehrin kimliği ve kolektif hafızasına ilişkin pek çok ayırt edici özellik taşıyan deliler, şehrimizde bir başka sevilirler.
Deliden kolay kolay korkmaz, onları dışlamaz, ötekileştirmez. Aksine sahip çıkıp bağrına basar…
Onlara sadece sokak aralarında değil bir fotoğraf stüdyosunda poz verirken, berber koltuğunda sinekkaydı tıraş olurken, esnafla çay içerken, lokantada yemek yerken rastlayabilirsiniz. Hatta onlar için her yıl “deliler takvimi” bastırılır, adlarına şiirler yazılır, sosyal medya hesapları açılır, videolar hazırlanır… Çoğu hayatını yıllar önce kaybetmiş olsa da hatıraları yaşatılır. Onların hal ve hareketleri, konuşmaları yıllarca dilden dile dolaşır ve konuşulur..
Mesela AZZET BACI
Malatya'ya trafik lambalarının yeni takıldığı yıllar.. Henüz trafik ışıklarının görevi bilinmiyor diye trafik polisleri halka yardımcı olmakta.. Bugün Malatya Belediyesi önündeki ışıkların oradan bir kadın gamsız gamsız karşıya geçmeye başlamıştır ki Polis memurunun sesi ile irkilir:
- Durr, ışığı görmüyor musun? Nereye gidiyorsun?
Bir an duraklayan Azzet Bacı Polisin bu çıkışına anlam veremediği gibi çok ta sinirlenmiştir.
Cevabı gecikmez:
- Saga nee, gaynanam gile gidiyim...
Yıllar geçse de unutulmazlar..
Masanıza oturduğunda bir şeyler anlattığında anlamazsanız dahi anlamış gibi yapmak, konuşmalarına eşlik etmek, aşınıza ortak etmek, karnını doyurmak insana verilen değerin bir parçasıdır..
Mutluluğun zirvesidir bir başkasını sevindirmek.. Hele bu kişi bir de engelliyse..
Toprağından mı suyundan mı nedir bilinmez..
Malatya hep sahiplenmiştir gariplerini..
Malatya koruyup kollamıştır..
Şehirde mutlaka bu kişilerle anıları olanlar vardır.. Ve bir araya gelindiğine onlardan söz açıldığında anısı olanlar anılarını anlatır ve geçmiş günler yad edilir..
Şehir kimliğinin önemli unsurlarından birisi de o şehirde yaşayan; toplum tarafından tanınan sevilen korunup kollanan aklı dengesi yerinde olmayanlardır. Deli deyip geçmemek lazım, şehir ve mahalle kültürünün tuzu, biberi sıra dışılığıdır onlar. Şehirde yaşayanların gelişmişliği, vefası delileriyle kurdukları ilişkiyle doğru orantılıdır. Bir şehir, delilerini ne kadar sahiplenip severse medeniyetin yaşatıldığının bir göstergesidir..
Her şehrin sevilen maskotu haline gelen, toplum tarafından kabullenilen garipleri Anadolu tabiri ile veli ile deli arasında olan garipleri vardır.. Ve bu kişilerden ünü şehir dışına hatta yurt dışına taşmış olanlar da vardır..
Yukarıda saydıklarımızın hemen hemen çoğu dünyasını değiştirdi..
Rabbim rahmet eylesin ruhları şad mekanları Cennet olsun..