Ali Yiğit

Buruktur Yetimin Bakışı

Ali Yiğit

Kendisi bizi gülümsetse de gülmek gelmiyordu  içinden..

Bakışlarıyla anlatıyordu yetimliğin burukluğunu..

Yetim kalmak anne ve çocuklar için bir sınav dense de aslında bizim mahalleli olarak sınavımızdı bu sınav..

Peygamber efendimize komşu olmayı kim istemez ki?

Yetim ile benim yakınlığım iki parmak arası kadardır dememiş miydi?

Sahi yetime kimlik sorulur muydu?

Aileyle ilgili bir anım olmuştu..

Yetim bir aile ile tanışıklığım mahallemize  taşındıklarında kış  ve hava buz gibiydi..

Biraz odun temin etmiştim.. Kar yağarken kapılarına vardığımda dört kardeş arabanın sesiyle cama çıkmışlardı..

Odunu görünce hep birlikte alkış yapmışlardı..

Ve ben gözyaşlarımı tutamayarak bir çocuk oduna sevinir mi bu kadar demiştim..

Onlar yetimlerdi ve bize emanetler.

Okulların açıldığı şu günlerde özellikle yetim ailelerin öğrencileri için bir kaç dostumuza ulaşmıştık.

Ve sağ olsunlar dostlar yalnız bırakmadılar bizleri.

Karınca kararınca toplandı bir şeyler.

Tevafuk deriz ya..

Aslında yüce yaradanın ihsanıdır tevafuk.

Cumartesi günü yetim çocuklarla kırtasiye çanta almaya gitmek için sözleştiğimiz yere doğru gidiyordum.

Her zaman kullandığım yolu değil de bir üst yolu seçmiştim.

Ve ilerlerken bir dostumuzla karşılaştım. Site bahçesinde çay içiyorlardı. Çay hazır bir çay iç öyle gidersin teklifine icabet ettim. Yetim aile çocuklarına kırtasiye almak için sözleştim çocuklarla fazla gecikmeden gideceğimi söyleyince. Dostum muhtarım bende arkadaşlarla tam bu konuyu konuşuyordum.

Allah razı olsun çok güzel düşünmüşsünüz diyerek kendisi de katkı bulunmak istedi ve bir miktar katkıda bulundu.

Kitabevinde o çocukların mutluluğu kelimelerle tarif edilemezdi.

Ellerini attıkları her ürün için bir benim birde kitabevi sahibinin gözlerine bakıyorlardı.

Fiatları yüksek ise geri bırakmak için. Alabilirsiniz çocuklar deyince yüzlerdeki tebessüm her şeye değerdi.

Tevafuk Allah'ın ihsanıyla gerçekleşmişti.

Şehrimizde, mahallemizde, sitemizde gerek yetim gerekse maddi imkanı olmayan ailelerin öğrencilerine göz kulak olup kol kanat germektir mutluluk

Yetimlik kapanmaz bir yaradır.

Kabuk bağlasa da içten içe kanamaya devam eder hep.

Yetimler acınacak kişiler değil..

Onlar bize değil biz onlara muhtacız..

Sekülerleşmenin verdiği nefis mücadelesine frendir yetimlere sahip çıkmak..

Doyumsuz nefse dur diyebilecek, hayata anlam katar  yetime sahip çıkmak..

Ondan dolayıdır ki kutsiyet atfetmiştir yetimlere yüce yaradan.

Âlemlerin efendisinin bir yetim ve öksüz olması bu kutsiyetin tezahürüdür nitekim.

Ki, o iki parmağını bitiştirerek “kendi yetimi ve bir başkasının yetimini himaye edenle Cennete böylesine yakınım” diye buyurarak bu durumu teyit etmiştir.

Allah'a hamd olsun yetimi sahiplenen ailesinin ihtiyaçlarını gidermek için bir çok dostlarımız oldu..

Acil ihtiyaçlarını giderdik..

Bir yetimi sevindirmenin mutluluğu anlatılmaz bir şey..

Rabbim yetimleri sevindirecek kullarından eylesin bizleri..

Yazarın Diğer Yazıları