Ali Yiğit

Ne Farz Ne Sünnet Ağaya Hizmet Allahu Ekber..

Ali Yiğit

300.000 bin metrekareden oluşan Tecde 100'üncü yıl parkı bölge halkının rahat nefes alacağı, yürüyüş yapacağı, çocuklara ayrılan oyun alanları ile tercih edilen mekanlardan biri haline geldi.
Özellikle ikindi sonrası binlerce ailenin parkı doldurduğu malumumuzdur.
Bir çok vatandaştan namaz kılmak için bir mekan olmayışından yakındıkları hiç olmazsa konteyner mescid konulması talepleri vardı.
Derme çatma 2 konteynır konuldu.
Ve aradan bir kaç ay sonra Malatya Büyükşehir Belediye başkanı Sayın Sami Er 100''üncü yıl parkı içerisine bir hayırsever iyi insanı tarafından mini bir cami yapılacak müjdesini verdi.
Ve bir kaç gün önce temeli atıldı.
Haberin sosyal medyada yayınlanmasının ardından habere gelen yorumlara bir göz attım
Elbette yine ezanda kulağı olmayanlar başta olmak üzere klavye başına geçmiş yazmaya başlamışlar.
İlk sığınılacak kelimeleri Camiye karşı değiliz amma..
Amması ne..
Efendim adım başı cami var.
Oysa Tecde mahallesinde 4 bin 500 kişiye bir cami düşüyor.
Efendim parka yakın cami var.
Vay efendim nefes alacak bir yeşil alanımız var onada cami yapıyorlar.
300.000 bin metrekarelik yeşil alanda parkın en dip köşesine topu topu 150m3 lik bir alan ayrılmış cami için.
Tamamı gençlerin ve orta yaşların kullandığı Park’ta camiye ne gerek var.
Yorumlar uzadıkça uzuyor..
Yorumları okurken bir tanesi şu yorumu yapmıştı.
Camiyi yaptıran hayır sahibi kimse imamın maaş ve sigortasını da karşılasın.
Diyanetin bütçesi birçok bakanlık bütçesinden daha fazlaymış.
Bu yorumu okuyunca Ağa ile İmam arasında geçen bir anekdotu aktarmadan geçmek olmaz.
Yokluk yılları..
Köyün birinde ağa bir cami yaptırır.
İmamın maaşını yemesini karşılar.
Bir gün vakit namazı cemaatle kılınır cemaat dağılır.
Hoca tam camiden çıkarken ağa gelir.
Hoca namaz kılındı mı?
Evet..
Eee ben yetişemedim..
Tekrar kılacağız der..
İmam..
Ağam bir vakitte  bir farz olur..
Ağa..
Olsun bide benim için kıldır der.
Maaşını ben veriyorum.
İmam bakmış ağa ısrarcı..
Giymiş cübbeyi..
İmam içinden geçirmiş..
Yahu şimdi nasıl niyet edeyim..
Farza niyet etsem farzı kıldık.
Sünnete niyet etsek sünnet cemaatle kılınmaz.
Ben nafile ağa farz diyerek aklından geçirirken niyete başlıyor.
Ne Farz ne Sünnet bizimkisi ağaya hizmet Allah'u ekber diye tekbir alır.
Şayet camiler diyanete bağlı olmasaydı.
Camiler diyanet işleri başkanlığı denetiminde yapılmamış olsaydı.
Her cemaat, her dernek kendine ait bir cami yaptırır imamını atardı.
Ve ardından şunlar olur.
Şu cemaatin camisi falan derneğin camisi
Şu fikre sahip kişilerin camisi olurdu
Kurumsallıktan uzaklaşılırdı.

Yazarın Diğer Yazıları