Skora Değil, Sahadaki Gelişime Bakmak
Abdullah Ergün
Ne zaman altyapıda oynanan bir maç izlesem, maçın skoruna takılmam.
Çünkü sahadaki genç futbolcuların orada bulunma nedenlerinin, öncelikle sahip oldukları yetenekler olduğu gerçeğini unutmamak gerekiyor.
Asıl mesele; bu yeteneklerin sahadaki performansla ne kadar buluştuğu, oyuncuların kendilerine verilen görevleri ne ölçüde yerine getirdiği ve bu yeteneklerin doğru bir sistem içerisinde ne kadar geliştirilebildiği…
Bu nedenle altyapı maçlarında sahadaki performans ile yeteneğin birlikteliği; başta kenar yönetim olmak üzere aileleri ve bizleri yakından ilgilendiriyor.
Malatya Yeşilyurtspor U19 takımının Diyarin-Ter Spor Faaliyetleri ile oynadığı karşılaşmayı da bu pencereden değerlendirmek gerekiyor.
Maçta sahaya yansıyan futbolu, karşılaşmanın genel görüntüsüyle birlikte düşündüğümüzde “Takım oyunu mu daha önemliydi, yoksa futbolcuların maçın belli bölümlerinde işi bireyselliğe dökmeleri mi?” sorusunun cevabını sadece bu maç özelinde vermek doğru olmaz.
Çünkü altyapıda bir sistemin oturması, tek bir karşılaşmanın görüntüsünden çok daha fazlasını gerektiriyor.
Kenardan gelen uyarılar sistemin aynası
Sistemin nasıl işlediği ise kenardan gelen uyarılardan zaten kendisini belli ediyor.
Stoperlere yönelik “Yere düşürme…”
Orta saha oyuncularına “Basit oyna…”
Hücum oyuncularına “Önde bas…”
Altyapı futbolunun işleyişinde yıllardır kullanılan, oyuncuya saha içerisindeki görevini hatırlatan klasik ama önemli uyarılar bunlar.
Ancak burada daha dikkat çekici olan nokta şu:
Kenardan yapılan ilk uyarılara rağmen, oyuncu grubunun maçın sonuna kadar benzer seslenişlere maruz kalması…
Demek ki bazı alışkanlıkların oyuncuya yalnızca maç sırasında söylenmesi yetmiyor.
Antrenmanda çalışılanın, maçta düşünmeden uygulanabilecek bir alışkanlığa dönüşmesi gerekiyor.
Altyapının en önemli amacı da zaten burada ortaya çıkıyor.
Yeşilyurtspor'un fiziksel avantajı
Malatya Yeşilyurtspor'un fiziksel anlamda iyi durumda olması, karşılaşmanın en önemli ayrıntılarından biriydi.
Oyuncuların mücadele gücü ve maçın temposuna ayak uydurma konusunda ortaya koyduğu görüntü, takım adına olumlu bir tablo oluşturdu.
Ancak fiziksel yeterlilik kadar önemli olan başka bir konu daha var:
Oyuncunun ne zaman, nerede ve hangi kararı vereceğini bilmesi…
Geriden oyun kurmak
Teknik Sorumlu Nihat Bayındır'ın oyunu geriden kurma düşüncesi, sahadaki oyuncuların işini kolaylaştırması açısından önemliydi.
Özellikle Keleci Yiğit Efe Şahin'in geriden oyun kurma düşüncesi içerisinde oyuna dahil edilmesi, üzerinde durulması gereken özel ayrıntılardan biriydi.
Ahmet Mirza Atlı ve Mehmet Karyağdı ikilisiyle ikinci bölgeye taşınması planlanan oyun kurgusunda; Bekir Efe Koca ve Altay Türkdoğan'ın savunmadan gelen toplarla buluşmasının ardından oyunun kenarlara aktarılması, sistemin önemli parçalarından birini oluşturuyordu.
Bu noktada Mehmet Yılmaz ve Emircan Bahçalı'nın kenar hücumlarındaki hareketliliği, en önde Ahmet Yıldırım'ın ve hemen arkasında Ömer Asaf Takar'ın yaptığı koşularla birleştiğinde, kenar yönetiminin sahaya yansıtmak istediği oyun daha net biçimde ortaya çıkıyordu.
Yani mesele yalnızca topu geriden çıkarmak değildi.
Asıl mesele, geriden çıkan topun hangi oyuncuyla, hangi bölgede ve hangi hareketlilik içerisinde buluşturulacağıydı.
Ahmet Yıldırım'ın bölge tercihi
Maçın ilk dakikalarında skor üstünlüğünü ele geçiren Malatya Yeşilyurtspor'da Ahmet Yıldırım'ın rakip ceza alanında daha etkili olduğu bir bölge vardı.
Ancak Ahmet Yıldırım'ın aynı bölgedeki yana kaymaları yapması gerekirken zaman zaman orta sahaya kadar gelmesi, takımın oyun kurucu konumundaki ismi Ömer Asaf Takar'ın işini zorlaştırdı.
Çünkü sahada her oyuncunun bir alanı, bir görevi ve o görevin gerektirdiği hareketlilik alanı var.
Bir oyuncunun doğru niyetle yaptığı bir hareket bile, eğer takımın genel organizasyonuyla örtüşmüyorsa başka bir oyuncunun işini zorlaştırabiliyor.
İşte altyapı futbolunda öğrenilmesi gereken en önemli ayrıntılardan biri de bu.
Futbol sadece topa sahip olmak değil, takım arkadaşının işini de kolaylaştırabilmektir.
Şanslı oldukları unutulmasın
Ve gelelim işin belki de en önemli tarafına…
Sahada forma giyen bu genç futbolcuların ne kadar şanslı olduklarını yazmak gerekiyor.
Çünkü kendilerine verilen şansı iyi kullanmak, eksiklerini görmek ve her maç bir öncekinin üzerine koymak için bundan daha iyi bir ortam bulmak kolay değil.
Bir genç futbolcu için sahaya çıkmak başlı başına bir fırsat.
Kendisine güvenilmesi ise daha büyük bir fırsat.
Ama asıl fırsat, bu güvenin karşılığını çalışarak verebilmek.
Bugün yapılan bir doğru koşu, yarın verilen doğru bir pas, bugün öğrenilen bir oyun disiplini, birkaç yıl sonra çok daha farklı bir futbolcunun ortaya çıkmasını sağlayabilir.
Bu nedenle altyapıda skor elbette önemlidir ama tek başına belirleyici değildir.
Bugünün tabelası yarının futbolcusunu anlatmaz.
Yarının futbolcusunu; bugün aldığı sorumluluk, yaptığı doğru işler, hatalarından çıkardığı dersler ve sahip olduğu yeteneği geliştirmek için gösterdiği çaba anlatır.
Malatya Yeşilyurtspor U19 takımında forma giyen gençlerin önünde böyle bir fırsat var.
Şimdi sıra onlarda…
Genç futbolcuların kendilerine verilen şansı iyi değerlendirmeleri herkes için önem taşıyor.