Özal, dindar bir liderdi

Malatya Turgut Özal Üniversitesi'nde (MTÜ), merhum 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın vefatının 33'üncü yılı dolayısıyla Özallı Yıllar konferansı düzenlendi. Konferasnta konuşan Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Cemil Çiçek, Özal'ın tplum tarafından 'dindar, sivil ve demokrat' bir lider olarak hatırlandığını söyledi.

Programın açılış konuşmasını yapan MTÜ Rektörü Prof. Dr. Recep Bentli, Turgut Özal’ın yalnızca bir siyasetçi değil, güçlü teknik altyapıya sahip, dünyayı okuyan ve Türkiye’yi geleceğe hazırlayan vizyoner bir devlet adamı olduğunu ifade etti. Elektrik mühendisliği kökeninden gelen disiplinin, Özal’ın yönetim anlayışında rasyonel düşünceyi ve çözüm odaklı yaklaşımı öne çıkardığını belirten Bentli, Türkiye’nin üretim, teknoloji, girişimcilik ve kalkınma alanlarında attığı birçok adımda Özal’ın ortaya koyduğu vizyonun izlerinin bulunduğunu söyledi. Adını Turgut Özal’dan alan bir üniversite olarak onun mirasını yalnızca hatırlamakla yetinmediklerini vurgulayan Bentli, bu mirası üreterek, geliştirerek ve yenilik yaparak yaşatmaya gayret ettiklerini kaydetti. Üniversitenin son yıllarda öğrenci sayısı, akademik kadro, fiziki altyapı ve eğitim kapasitesi bakımından önemli bir gelişim gösterdiğini belirten Bentli, Yeşilyurt Yerleşkesi’nin altyapı, çevre düzenlemesi ve yeni yapılarla daha nitelikli bir yükseköğretim ortamına dönüştürüldüğünü ifade etti.

30 proje 35 milyon destek

Konuşmasında üniversitenin araştırma-geliştirme kapasitesine de değinen Bentli, öğretim elemanlarının yürüttüğü 30’dan fazla projeyle 35 milyon TL’nin üzerinde dış kaynaklı finansman sağlandığını, ayrıca uluslararası projeler yoluyla da önemli düzeyde kaynak elde edildiğini söyledi. Öğrencilerin Ar-Ge ekosistemine aktif biçimde katılmasını önemsediklerini belirten Bentli, çok sayıda öğrenci projesinin destek almaya hak kazandığını, bunun da üniversitede proje kültürünün güçlendiğini gösterdiğini dile getirdi.

Turgut Özal, siyasetin önemli şahsiyetlerinden 

Rektör Bentli’nin ardından konuşan TBMM 24. Dönem Başkanı ve Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Cemil Çiçek, , konuşmasının başında vefa ve kadirşinaslık kavramlarının toplumları ayakta tutan temel değerler arasında yer aldığını belirtti. Bu tür anma programlarının yalnızca bir hatırlama faaliyeti olmadığını, aynı zamanda geçmişi doğru anlamaya ve bugünü daha sağlıklı değerlendirmeye imkân sunduğunu ifade eden Çiçek, Turgut Özal’ın Türkiye’nin yakın siyasi tarihinde çok özel bir yerde durduğunu söyledi. Çiçek, yaklaşık 60 yıllık siyasi tecrübesine dayanarak Özal’ı, "yakın siyasi tarihimizin en önemli şahsiyetlerinden biri" olarak niteledi.

Çiçek, Türk milletinin son yüzyıldaki en önemli üç kazanımının Millî Mücadele, Cumhuriyet ve demokrasi olduğunu vurgulayarak, bu üç temel değerin doğru anlaşılmasının hayati önem taşıdığını dile getirdi. Turgut Özal’ın da bu tarihi birikim içinde, Türkiye’nin değişim ve dönüşüm sürecinde belirleyici roller üstlenen liderlerden biri olduğunu belirten Çiçek, onun sadece bir siyasetçi değil bürokrasi, özel sektör, dış tecrübe ve siyaseti bir araya getiren çok yönlü bir devlet adamı olduğunu söyledi.

Hayatın içinden gelen bir liderdi

Konuşmasında Turgut Özal’ın "hayatın içinden gelen" bir lider olduğuna özel vurgu yapan Çiçek, Özal’ın Devlet Planlama Teşkilatı’ndan Başbakanlık Müsteşarlığına, özel sektörden siyasete uzanan tecrübesinin, Türkiye’nin ihtiyaçlarını ve imkânlarını gerçekçi biçimde analiz etmesini sağladığını ifade etti. Bu yönüyle Özal’ın, devletin imkanlarını tanıyan, toplumsal sorunları sahici biçimde gören ve çözüm üreten bir lider olduğunu dile getiren Çiçek, onun kuru sloganlarla değil, somut hedefler ve icraatlarla öne çıktığını kaydetti.

Türkiye çağ atladı

Çiçek, Turgut Özal’ın gelecek tasavvuruna sahip bir siyaset adamı olduğunu belirterek, Türkiye’nin "çağ atlaması" gerektiği yönündeki söyleminin basit bir slogan değil, kapsamlı bir kalkınma hedefi olduğunu söyledi. Özal’ın bu hedefi üç temel özgürlük üzerinden tanımladığını ifade eden Çiçek, bunların fikir ve ifade özgürlüğü, din ve vicdan özgürlüğü ile teşebbüs özgürlüğü olduğunu belirtti. Türkiye’nin çağdaşlaşma sürecinde bu üç alanın kurumsallaşmasının kritik öneme sahip olduğunu vurguladı.

Cemil Çiçek, düşünce ve ifade özgürlüğünün toplumsal gelişmenin temel şartlarından biri olduğunu, yasakçı anlayışların ise toplumsal huzuru zedelediğini söyledi. Din ve vicdan özgürlüğünün de insan onurunun ayrılmaz parçası olduğunu dile getiren Çiçek, çağdaş bir toplumun ancak özgürlük alanlarını genişleterek güçlenebileceğini ifade etti. Teşebbüs özgürlüğünün ise ekonomik kalkınmanın, girişimciliğin ve üretim kapasitesinin temel unsurlarından biri olduğunu belirten Çiçek, Turgut Özal’ın bu yaklaşımının Türkiye’de önemli kırılmalar oluşturduğunu söyledi.

Dindar, sivil ve demokrat liderdi

Özal’ın ideolojik bir siyaset dili yerine sorun çözen bir yönetim anlayışını benimsediğini kaydeden Çiçek, onun devlet yönetiminde pratik sonuçlar üreten, çözüm odaklı ve cesaret sahibi bir profil çizdiğini vurguladı. Konuşmasında Özal’ın toplum tarafından "dindar, sivil ve demokrat" bir lider olarak hatırlandığını ifade eden Çiçek, bu tanımlamanın da söz konusu üç özgürlüğün toplumsal karşılığı olarak okunabileceğini söyledi.

Malatya Net Haber - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!

Bakmadan Geçme