Malatyalı besicilerden çağrı: Doğrudan satış başlasın!
Malatya'da üreticide kilogramı 500–550 TL bandında seyreden karkas et, kasap ve market tezgâhında 700 ila 1000 TL'ye ulaşıyor. Bu durumun hem üretici hem de tüketici aleyhine olduğunu ifade eden Malatya Kırmızı Et Üreticileri Birliği Başkanı Mehmet Taneli, doğrudan üreticiden tüketiciye satış yapılabilecek alanlar oluşturulmasını önerdi.
Malatya’da karkas etin üreticideki fiyatı ile kasap arasındaki uçurum gündemdeki yerini koruyor. Üreticiden kilogramı 550 lira bandında çıkan etin fiyatı, kasap tezgâhına ulaşana kadar 1000 liraya ulaşıyor. Bu durumun üreticiyi ve tüketiciyi mağdur ettiğini vurgulayan Malatya Kırmızı Et Üreticileri Birliği Başkanı Mehmet Taneli, karkas etin kilogram fiyatının üreticide 700 liradan 550 liraya düşerek 150 TL gibi bir gerileme yaşandığını ancak bu düşüşün ne kasaplardaki ne de marketlerdeki et fiyatlarına yansımadığını ifade etti.
Kasaplara 16 yıl boyunca 1 lira yansımadı
Piyasadaki fiyat farkının en büyük nedeninin takip sisteminin olmamasından kaynaklandığını dile getiren Taneli, “Asıl mesele, devletin bir takip sisteminin olmamasıdır. Karkas et fiyatları önce 700 liraya kadar yükseldi. Ben 2010 yılından beri bu birliğin başkanıyım; üreticide fiyat ne zaman düşse, satan kasapta ve markette fiyatların asla düşmediğini gördüm. Şu anda mevcut fiyatlar biz üreticileri kesinlikle kurtarmıyor. Eğer market ve kasaplar da fiyatları indirmiş olsaydı, karkas ette kilo başına 120-150 liralık düşüş tezgaha yansıyacaktı. Şu anda karkas et 550 liraya kadar geriledi. Kilo başına 150 lira, son yıllarda görülmemiş derecede ciddi bir düşüştür. Fakat ne markette ne de kasapta fiyatlar 1 lira bile inmedi. Eğer bu 150 liralık düşüş tüketiciye yansıtılsaydı, 'Hiç olmazsa vatandaşımız ucuz et yiyor, afiyet olsun, analarının sütü gibi helal olsun.' derdik. Ancak bu durum içimizi acıtıyor.” dedi.
Üreticiye doğrudan satılacak alanlar oluşturulsun
Devletin, kapasitesi olan üretici birliklerine destek vermesi gerektiğini belirten Taneli, doğrudan üreticiden tüketiciye satış yapılabilecek alanlar oluşturulmasını önerdi. Taneli, şu şekilde konuştu:
“Kilo başına 150 lira çok büyük bir para. Devletin bu durumu mutlaka ama mutlaka denetlemesi lazım, bunun başka bir alternatifi yoktur. Benim bildiğim eskiden kasabın kârı sakatattı; yani derisi, kellesi, paçası ve işkembesiydi. Şimdi ise 300-350 kilo gelen bir hayvandan, yağsız kesim adı altında 25-30 kilo yağ gidiyor ve bu yağın bedeli üreticiye ödenmiyor. Buna rağmen aracılar kilo başına 150 lira kazanmaya devam ediyor. Üretici bu haksızlığa nasıl dayansın? Biz devlet değiliz ki bu güce karşı durabilelim. Bu düzenden ne üretici ne de tüketici faydalanabiliyor; kâr sadece komisyonculara gidiyor.
Devletin, kapasitesi olan üretici birliklerine destek vermesi gerekir. Doğrudan üreticiden tüketiciye satış yapılabilecek alanlar oluşturulmalıdır. Tam 16 yıldır bu görevdeyim, üreticide fiyat ne kadar düşerse düşsün, kasapta 1 lira indiğini görmedim. Zarar hep üreticiye yazılıyor, bu da artık insanları hayvancılıktan soğutuyor.
Bu sene yağışlar çok iyi gitti, ekinler de güzel oldu. Allah bir bereket verdi ancak bu bereketten ne tüketici ne de üretici faydalanabiliyor; pastayı sadece 3-5 kişi paylaşıyor. Bizim gayemiz, devletin bu konunun üzerinde ciddiyetle durmasıdır. 16 yıldır bunu söylüyoruz. Sektör artık çok başkalaştı; Et ve Süt Kurumunun derhal devreye girmesi gerekiyor."
Bakmadan Geçme