- Haberler
- Video Haber
- Malatya'nın sulama kanalları çöplüğe döndü! 60 yıldır bakıma hasret!
Malatya'nın sulama kanalları çöplüğe döndü! 60 yıldır bakıma hasret!
Malatya'nın bereketli topraklarına hayat veren sulama kanalları çöplüğe döndü. Sulama kanallarının 50 yılı aşkın süredir bakımsız olduğunu vurgulayan Yeşilyurt Ziraat Odası Başkanı Doğan Solmaz, kanala giren suyun yüzde 80'inin yok olduğunu söyledi.
Haberin Özeti
- • Malatya’nın 1960 yılında yapılan sulama kanalları, 60 yıldır bakımsızlık ve duyarsız vatandaşların attığı atıklar nedeniyle çöplüğe dönüştü.
- • Yeşilyurt Ziraat Odası Başkanı Doğan Solmaz, bakımsız kanallar yüzünden ana sudaki %80’lik kaybın çiftçiye büyük zarar verdiğini belirtti.
- • Solmaz, bakım hizmeti verilmeden ücret alınan kanalların sulama sezonu öncesi acilen temizlenmesi gerektiğini vurgulayarak yetkililere çağrı yaptı.
- • Sulama mevsimine 45 gün kala temizlik ve bakımın yapılmaması halinde, ürünlerde kalibre ve rekolte kaybı yaşanacağı ifade edildi.
Malatya’da DSİ sulama kanalları kirlilikten dolayı yanına bile yaklaşılmayacak duruma geldi. Sulama kanallarının bakımsız olması ve bazı duyarsız vatandaşların evsel atıkları dahi kanala atması utanç verici bir tablo oluşturdu.
Sulama sezonu öncesi yetkililere çağrıda bulunan Yeşilyurt Ziraat Odası Başkanı Doğan Solmaz, kanalların zamanında temizlenmesi gerektiğini aksi takdirde su kaybının zirveye ulaşarak çiftçileri mağdur edeceğini vurguladı.
Bakım yapılmıyor
1960 yılında yapılan kanalların bakımının neredeyse hiç yapılmadığını dile getiren Solmaz, kanalların hasar göre göre tamamen toprak yapıya dönüştüğünü söyledi. Solmaz, “Ana kanaldan aldığımız suyun, en son bahçeye ulaşana kadar en az %80’i kayboluyor ve geriye sadece %20’si kalıyor. Bu su kaybı da çiftçiye büyük bir zarar vermektedir.” dedi.
Su kaybının önüne geçilmeli
Sulama kanallarına bakım yapılmadığı halde para talep edildiğini, çiftçilerin de bu durumdan şikâyetçi olduklarını ifade eden Solmaz, kanallardaki su kaybının önüne geçilmesi gerektiğini söyledi. Kentteki suyun değerinin bilinmesinin hayati önem taşıdığını aktaran Solmaz, şunları kaydetti:
“Çiftçimiz bakım hizmetinin verilmemesinden dolayı ücretleri ödemekten kaçınıyor. Bu yüzden sıkıntı yaşanıyor. Çünkü hizmet almadan parasını ödüyorlar. Sayın Cumhurbaşkanımızın dünkü açıklamalarını dikkate alırsak ileride belki de su savaşları başlayacak.
Bu imkânın kıymetini bilerek Malatya’mızdaki suları, hiçbir kayıp yaşanmadan çiftçimize ulaştırmalıyız. Bilindiği üzere günümüzde ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları nedeniyle Türkiye’de ve dünyada ciddi bir gübre sıkıntısı yaşanıyor. Bu durum çiftçiyi her yönden mağdur ederek büyük bir zarara uğratmakta.
Söz konusu mağduriyetlerin önüne geçebilmek için sulama birliklerinin dikkatini bu noktaya çekmemiz gerekiyor. Eğer kanal yapım çalışmalarına mayıs veya haziran aylarında başlanırsa, tam da sulama mevsiminde çiftçi kayısısını veya meyve ağaçlarını sulayamaz. Bu durum ürünün kalibre kaybına uğramasına ve dolayısıyla çok büyük bir rekolte kaybı yaşanmasına neden olacaktır. Çünkü kayısı olsun, meyve ağaçları olsun zamanında suyun verilmesi gerek. Bundan dolayı da defalarca bu konuyu görüştüm, defalarca bunu anlattım. Bu kanalların bakımı yapılması lazım.”
Zamanında bakım şart
Kanalların zamanında temizlenmemesinin önümüzdeki günlerde büyük sorunlara neden olacağını vurgulayan Solmaz, “Çünkü sulama sezonu boyunca nerelerde hata var olduğunu, nerelerde kaçak olduğunu sakalarımız görüyor. Bahara kaldığı zaman bunlar unutuluyor ve tamiri çok sıkıntılı geçiyor. şu anda kanalların temizlenmesi lazım. Şurada sulama mevsimine 45 gün kadar bir zaman kaldı. Bunu bu zamanda yapamazsak, sulama mevsiminde yapmaya kalkarsak büyük bir sıkıntı çekeriz.” ifadelerini kullandı.
Kimse sorumluluk almıyor
Malatya'da kanallara 52 km korkuluk döşendiğini ancak önceliğin su kaybı olması gerektiğini dile getiren Solmaz, DSİ ile Sulama Birliği’nin sorumluluk almaktan kaçınmasına da değinerek şu şekilde konuştu:
“Tabii ki bu korkuluk da gerekli ama şimdi altyapı kanalların sıhhatli bir şekilde çalışmadığı, kaçakların aşırı derecede yoğun olması da dikkate alınmalı. Su kaybı zirveye ulaşıyor. Eğer durumu yerinde gözlemlerlerse; suyun ana kanaldan ara kanallara aktarılması sürecinde, son noktaya ulaşana kadar miktarının sadece %20'sinin kaldığını göreceklerdir. En az %80 oranında su kaybı yaşanmakta ve bu durumun önüne kesinlikle geçilmesi gerekiyor. Şu an DSİ’ye gidiyoruz; suçu sulama birliğinin üzerine atıyorlar. Sulama birliğine gidiyoruz; onlar da işin DSİ tarafından yapılması gerektiğini söylüyor. Halbuki süreç, eskiden olduğu gibi tamamen DSİ kontrolünde olsa çiftçimiz şikâyetini tek bir makama iletebilecek. Mevcut durumda yönetimdeki iki başlılık nedeniyle kimse sorumluluk kabul etmiyor; bu durumun mağduriyetini ise ne yazık ki çiftçilerimiz yaşıyor."
Adamların tarımsal üretim sanki umurlarında olan sular süs havuzu ve kanallarda görsellik lazım belediyelere tarımı bitirmek için ellerinden geleni yapıyor hele gidini il ve ilçe belediye binalarını ziyaret edin onbinlerce adamı halkın sırtına kene gibi yapıştırmışlar ekmek elden su gölden ülke geneli belediyeler hep aynı bunlarında diğerlerinden bi farkı var partinin adamları Allah Erdoğan ve bakanlarının yardımcısı olsun
Su süs havuzlarının görsel süslemesi gibi gören ileri şekildeki geri zekalı idarecilerin suyun tarımsal üretimde kullanıldığını nasıl anlasın ekmek elden su gölden misali toprağı olana para desteği üretmesin diye bi de üstüne kanalları temizleyip nasıl tarıma destek olsunlar alimallah çarpılırlar il ve ilçe belediye binalarına bi gidin bakın görün onbinlerce kişiyi milletin sırtına sülük gibi yapıştırıp kanını emmek dururken kim sulama kanalını temizleye kanal yapıp bide tarım destek mi olsunlar sanki çok ta umurlarında he öbürleri hırsız anladık amenna bunlar farklımı ki Allah Başkan Erdoğan ve bakanlarının yardımcısı olsun
Başkanım iyi güzel konuşmuşsun da size umursayan kim adamlar istiyor üretim bitsin
Bakmadan Geçme



