Malatya kayısısının arkasındaki ağır ekmek mücadelesi: Sirkelemeden patiğe….
Dünyanın kuru kayısı ihtiyacının yüzde 85'ini tek başına karşılayan Malatya ovasında, yılın en hummalı hasat dönemi başladı. Yaklaşık 20 bin mevsimlik işçinin ter döktüğü bu süreçte, meyvenin daldan sofraya uzanan zorlu yolculuğu, çalışanlar için hem zamana karşı amansız bir yarışa hem de sınırları zorlayan bir fiziksel dayanıklılık sınavına dönüşüyor.
Termometreler 40 dereceyi aşıyor
Hasat takvimi, mevsimlik işçiler için gün henüz aydınlanmadan, sabah saat 04.00 sularında başlıyor. Sabahın ilk serinliğinden faydalanmak amacıyla hızla bahçelere dağılan işçiler arasında iş bölümü yapılıyor. Erkek işçiler, “sirkeleme” olarak adlandırılan yöntemle yüksek kayısı ağaçlarına tırmanarak dalları güçlü hamlelerle sallıyor. Ağaçların altına serilen geniş brandaların üzerine düşen tonlarca kayısı, çoğunlukla kadın işçiler tarafından eğilerek tek tek ayıklanıyor ve kasalara istifleniyor. Saatler ilerleyip öğle vakti yaklaştıkça Malatya ovasında termometreler 40 derece sınırını aşıyor. Ağaç aralarında rüzgarın kesilmesi ve nem oranının yükselmesi, güneş altında saatlerce eğilerek çalışan işçilerin işini önemli ölçüde zorlaştırıyor.
Bakmadan Geçme