Malatya kayısısı için yeni çıkış kapısı Turfan!
Teori dergisinin Mayıs 2026 sayısında, kuru kayısıda yıllardır dünya pazarının en güçlü merkezlerinden biri olan Malatya'nın, Çin'in Sincan Uygur Özerk Bölgesi'ndeki Turfan kentiyle stratejik işbirliği kurması halinde dünya pazarındaki yerinin korunacağı ifade edildi.
Son yıllarda iklim değişikliği, don felaketleri, artan maliyetler ve yeni üretici ülkelerin baskısıyla daha zor bir döneme giren Malatya için kayısı üretiminde hızla yükselen Çin’in Turfan kenti ile hem üretim teknolojisi hem de ‘İpek Yolu’ işbirliği öneriliyor.
Malatya için yeni rota Turfan
Teori dergisindeki makale, don felaketleri ve pazar kaybı riski karşısında teknoloji, AR-GE ve ortak marka üzerinden kurulacak “İpek Yolu” işbirliğini gündeme taşıdı. Mehmet Enes Beşer imzasıyla yayımlanan “Tarımda Türkiye-Çin İttifakı: Malatya-Turfan Köprüsü” başlıklı makalede, Malatya kayısısının geleceği için önemli bir öneri gündeme taşındı. Makalede, Malatya’nın, Çin’in Sincan Uygur Özerk Bölgesi’ndeki Turfan kentiyle stratejik işbirliği kurabileceği belirtiliyor.
Dış pazarda görünür hale gelecek
Oda TV'de yer alan habere göre, Turfan, Çin’in en önemli kuru kayısı üretim merkezlerinden biri. Bölgenin iklimi, kayısı için özel bir avantaj sağlıyor. Yaz aylarında sıcaklık 40 derecenin üzerine çıkıyor, yağış ise yok denecek kadar az. Gündüz-gece sıcaklık farkının yüksek olması, meyvede kuru madde oranını artırıyor.
Bu nedenle Turfan kayısısı, Çin iç pazarında güçlü bir marka haline gelmiş durumda. Bölgede yıllık kuru kayısı üretimi 60 bin ton düzeyinde. Üretimin büyük bölümü şimdilik Çin’de tüketiliyor. Ancak son yıllarda kurutma, işleme ve paketleme alanında yapılan yatırımlar, Turfan’ın dış pazarlarda da daha görünür hale gelebileceğine işaret ediyor.
Turfan deneyimi Malatya için önemli
Yazıda, Malatya kayısısının kalite ve bilinirlik açısından hala çok güçlü olduğu ancak sektörün kurutma yöntemlerinde standart sorunu, depolama eksikleri, hasat sonrası kayıplar ve iklim kaynaklı risklerin üreticinin elini zayıflattığı kaydedilirken, Turfan deneyiminin Malatya için önemli olabileceği vurgulanıyor.
Turfan’da modern kurutma tesisleri, sıcak hava ile kurutma sistemleri ve paketleme üniteleriyle daha kontrollü bir üretim zinciri kurulmuş olduğu aktarılan yazıda, Malatya’nın bu tecrübeden yararlanması, ürün kalitesindeki dalgalanmanın azaltılabileceği belirtiliyor. Ortak kurutma ve depolama altyapılarının ihracatta daha standart bir ürün sunulmasını sağlayabileceği ifade ediliyor.
Malatya için kritik nokta
Makalede dikkat çekilen başlıklardan biri de kayısının yalnızca kuru meyve olarak görülmemesi. Turfan’da kayısı çekirdeği yağı, kayısı pulpu ve fonksiyonel gıda bileşenleri gibi alanlarda çalışmalar yürütülüyor. Bu başlık Malatya için de kritik. Çünkü sektörün geleceği yalnızca daha çok kuru kayısı satmaya bağlı değil. Kayısının işlenmesi, farklı ürünlere dönüştürülmesi ve markalı şekilde pazarlanması gerekiyor.
Bu çerçevede Malatya’da kurulması önerilen Kayısı Mükemmeliyet Merkezi ile Turfan’daki araştırma kuruluşları arasında ortak çalışmalar yapılması gündeme gelebilir. Dona dayanıklı çeşitler, modern işleme teknikleri ve yeni gıda ürünleri bu işbirliğinin ana konuları arasında yer alabilir.
Çerez yemek 'lüks' oldu: Fiyatı en çok artan hangisiÇerez yemek 'lüks' oldu: Fiyatı en çok artan hangisi
Çin pazarına giriş bileti
Malatya kayısı ihracatı açısından en dikkat çekici başlıklardan biri de Çin pazarı. Çin, büyük nüfusu ve tüketim kapasitesiyle kuru meyve sektörü için önemli bir alan. Ancak bu pazara girmek kolay değil. Gıda güvenliği kuralları, kalite standartları ve dağıtım ağı ciddi hazırlık gerektiriyor.
Turfan’la kurulacak ortaklık, Malatya kayısısının Çin pazarına girişinde kolaylaştırıcı bir rol oynayabilir. Turfan’ın yerel bağlantıları ve Çin içindeki bilinirliği, Malatya için yeni bir kapı açabilir.
Buna karşılık Türkiye de Turfan kayısısının Avrupa ve Ortadoğu pazarlarına erişiminde köprü görevi üstlenebilir. Böylece işbirliği tek taraflı bir teknoloji ya da pazar aktarımı olmaktan çıkar, iki tarafın da kazanacağı bir modele dönüşür.
Rakiplik değil, iş birliği
Makalede özellikle altı çizilen nokta şu: Malatya ve Turfan kayısıları birbirinin rakibi gibi konumlandırılmamalı. Çünkü böyle bir rekabet, uzun vadede Malatya açısından riskli olabilir. Turfan ürünleri, Güneydoğu Asya ve Avrupa pazarlarında Malatya kayısısının daha ucuz alternatifi olarak öne çıkarsa, Malatya’nın ve Malatya kayısısının marka değeri zarar görebilir.
Bunun yerine iki ürünün farklı özellikleriyle pazarlanması öneriliyor. Malatya kayısısı kalite, coğrafi kimlik ve ihracat tecrübesiyle; Turfan kayısısı ise Çin pazarı, üretim kapasitesi ve teknolojik altyapısıyla öne çıkabilir.
“İpek Yolu Kayısıları” önerisi
Yazıda Malatya ve Turfan’ın tarihsel bağları üzerinden “İpek Yolu Kayısıları” gibi bir çatı marka oluşturulabileceği de belirtiliyor.
Bu fikir, yalnızca ticari bir etiket olarak düşünülmüyor. Anadolu ile Asya içlerinin iki eski kayısı üretim kültürünü aynı hikayede buluşturacak bir pazarlama dili öneriliyor.
Malatya geç kalmamalı
Malatya kayısı sektörü son yıllarda iklim değişikliği, don felaketleri, artan maliyetler ve yeni üretici ülkelerin baskısıyla daha zor bir döneme girdi. 2025’te yaşanan don felaketi, mevcut üretim modelinin ne kadar kırılgan olduğunu bir kez daha gösterdi.
Bu yüzden mesele artık yalnızca “ne kadar üretildiği” değil. Nasıl üretildiği, nasıl kurutulduğu, nasıl saklandığı ve hangi pazara hangi değerle sunulduğu daha belirleyici hale geliyor.
Turfan’la kurulacak köprü, Malatya için bu dönüşümün araçlarından biri olabilir. Doğru kurgulanırsa Çin pazarı için yeni bir kapı açar, üretim teknolojisini güçlendirir ve Malatya kayısısının dünya pazarındaki yerini korumasına katkı sağlar
Aksi halde Malatya, bugün güçlü olduğu pazarlarda yarın daha ucuz ve daha organize rakiplerle karşılaşabilir. Makalenin işaret ettiği asıl risk de burada yatıyor: Malatya hala güçlü, ancak bu gücü korumak için eski yöntemlerle yetinme dönemi kapanıyor.
Cin pazarından Çin pazarına
Bakmadan Geçme


