- Haberler
- Video Haber
- Malatya'da sanayi esnafı isyanda: 30 metrekarelik alana mahkum edildiler
Malatya'da sanayi esnafı isyanda: 30 metrekarelik alana mahkum edildiler
Malatya'da deprem sonrası ağır hasarlı iş yerlerinde faaliyet gösteren Küçük Sanayi Sitesi esnafı, 100–150 metrekarelik dükkânlarının yerine İkizce Bölgesi'nde 30 metrekarelik alanlara yönlendirilmesine tepki gösterdi. Esnaf, hak sahipliğinin sanayi bölgesinde neden verilmediğini ve İkizce'den sanayiye geçiş sürecinin nasıl olacağını konusunda bilgi almak için AFAD'a dilekçe verdi.
Esnaf, AFAD’dan Net Yanıt Bekliyor
AFAD ile yapılan görüşmelerde iletişim sorunları yaşandığını belirten Karakaya, “AFAD’ı arıyoruz veya mesaj atıyoruz, yönlendiriliyoruz. Şeflerden gelen cevap ise ‘Gün geldiğinde dükkanınızı alırsınız’ oluyor. Vatandaşın önünü görmesi ve plan yapabilmesi için doğru ve net bilgiye ihtiyacı var” ifadelerini kullandı. Karakaya, AFAD’a sunulacak dilekçede hak sahipliğinin neden sanayi bölgesinde verilmediğinin açıklanmasını ve İkizce’deki küçük dükkânlardan sanayi bölgesine geçişin nasıl yapılacağının yazılı olarak teyit edilmesini talep edeceklerini söyledi.
Kim istemiş bu dükkanları yada diğerlerini hangisini beğendiniz yok hiçbirini beğenmiyorsunuz ha bu arada siz kimsiniz onun da cevabı yok nasıl memnun olacaksınız dendiği zaman şu hırsız bu arsız bırakın artık herşey bedava verse devlet yok üste para ister bu millet beğenmeyen işine baksın evi var kaç tane utanmaz konteynerden çıkmıyor elektirik bedava su bedava ısınma bedava nasılsa artık kabak tadı verdi bunlar ille biri çıkıp sekterol git ulan demesini bekliyorlar
Sen yapılanın 30 metrekare olduğunu bilerek gittin kuraya tabi oldun, Anahtarını da teslim aldın (ki beklediğin bir şeyler vardı-olmadı.) Şimdi çıkmış bir şeyler deniyorsunuz. Malatya sanayisitesi esnafına 30 metrekare bile çok çadır size yeter. Maliye bunları bir incelemeye alsın da depremden buyana kimler ne kadar mal çoğaltmış görelim.
AFAD’ın söylediği özünde şu: “Kurada çıkan yeri kabul eden gider, istemeyen bekler.” Bunun üzerine “başka ne demeleri bekleniyor?” sorusu haklı bir soru. Ortada şu gerçek var: Kimseye zorla dükkân verilmiyor, ama bir grup esnaf, tüm sanayiyi temsil eder bir söylem kuruyor. Bu da hem kamuya hem diğer esnafa karşı vebal oluşturuyor. Bugün yüksek sesle konuşan küçük bir grubun, binlerce kişinin geleceğini bağlayacak şekilde konuşması doğru değil. Kim yönlendirdi? Kim adına konuşuluyor? Bunların cevabı yok. “Bi dönüm bostan, yan gel Osman” mantığıyla her işte şikâyet üretmek kolay. Lafla sanayi büyümüyor. Netice? Mağdurum demek kolay, sorumluluk almak zor. Esnaf üretimle konuşur. Protestoyla değil, işini büyütmekle ses çıkarır. Gerçekçi olan şu: Verilen fırsatı değerlendiren yol alır, Kalmayan bekler. Gerisi gürültü.
Bakmadan Geçme