Son 1 hafta içinde çok yoğun olarak vukuu bulan ancak öncesinde de ara sıra meydana gelen okul olayları, EĞİTİM VE AİLE POLİTİKAMIZIN ÇOK BERBAT DURUMDA OLDUĞUNU ALENEN ortaya koymuştur. Yıllardır , KADIN PROĞRAMLARINI milletimiz şikayet ettiği halde , şiddet içerikli dizi ve filmlerle ilgili halkımızın duyarlılık ve şikayetleri ayyuka çıktığı halde, bu programcıların trilyonlarına zarar gelmesin diye Türkiyede şikayetlere kulağını kapatmış bir RTÜK var maalesef!!!
Eskiden Türk Filmlerinde, filmin bitişinde adam öldürülür sonra Türk polisi yetişirdi. Bu hep zihinlerimizde yer etmişti ya. Bugünümüz Türkiyesinde bu çağda hala eski Türk filmlerinde ki gibi , vahim olaylar patlak veriyor, Ciğerler parçalanıyor ve sonra her şey finish yaptıktan sonra Cumhurbaşkanı-adalet bakanı ve içişleri bakanı çıkıyor TV karşısına “ bu canilerin yaptıkları yanlarına kar kalmayacak……Anne babalar çocuklarına sahip çıksın …..” falan.
Allah aşkına, Aileyi Koruma Kanunu denilen yuva yıkan yasa yüzünden bir baba çocuğuna bırak tokat atmayı, hadi şunu yap, akşam evden çıkmak yok, yada geç kalma diyemiyor. Dese hemen koruma kararı yok uzaklaştırma kararı vs. vs. Babalarda otorite bırakmadı bu yere batasıca mevzuatınız. Bir tarafta Avrupa Parlamentosunun dayattığı İstanbul Sözleşmesinin bitmeyen tesiri ve hiçbir devletin uygulamadığı 6284 Sayılı kanun diğer taraftan vurdu kırdılı mafya filmleri , kadın program ve aileyi yerle bir eden dizi ve filmler, sınırsız sosyal medya…. Bunlar varken anne- baba bu düzene karşı mümkün değil çocuğa söz geçiremez ve çocuk eğitemez. Çocukların katil veya maktul olmasının en büyük müsebbibi çözümü sadece cezada gören ve bu anlattığım sosyolojik gerçekleri görmezden gelen bu hükümet politikası ve bu düzendir.
Bu olayların hemen ardından En üst düzeyde açıklamalara bakın, hep ceza artırımından bahsediliyor. Yav Allah aşkına kırsal kesimde ki hiç okumamış insan bile biliyor, bu sorun sadece ceza ile çözülmez. Eğer çözülseydi, 2011 yılında İstanbul Sözleşmesi ve 2012 yılında 6284 Sayılı Aileyi Koruma Kanunu ile çözülürdü. Politikalarınızın zarar verdiğinin en bariz delili bu son 13 yılda her yıl kadın şiddet ve ölümleri ile aile içi şiddet, geçimsizlik, boşanmalar katlana katlana çoğalması değil midir? Bu olayların sosyolojik ve psikolojik nedenleri araştırmak, çözüm ve teşhisler koymak çok mu zor ki hep cezadan bahsedip durumu idare etmeye çalışıyorsunuz. Allahtan korkun ve artık şu sosyal medya ve televizyon patronlarının ceplerini değil bu milletin analarının ciğerlerinin parçalanmışlığını biraz düşünün!
Sürekli toplumsal olayların içinde olan, suçlarla, haksızlıklarla mücadelede teşhis ve tespitler ile çözüm noktaları hususunda olayların tam da içinde olan bir hukukçu olarak tekrar ısrarla iddia ve talep ediyoruz. Cezalar gereklidir ama tali çözüm tekniğidir. Asli çözüm, olayların sosyolojik ve psikolojik analizini, teşhisini iyi yapmak; ahlak ve maneviyat eksenli politikalar geliştirmektir. Milleti, aileyi üst başa koyup, TV programları, sosyal medya vs. iletişim kanallarını kontrol altına almaktır. Cezayı bir kenara koyup bir an önce bu sorunun çözümüne ilişkin asli politikalar geliştirmezseniz bu batıyı geçmiş zihniyetin önünü alamazsınız. Bilesiniz bu millet, devlet bekası için yıllardır bu siyasete bu politikalarınıza ses çıkarmamakta ve her dönem siz muktedirleri seçmektedir. Artık şu Batı politikalarını, mevzuatını bırakıp bir özünüze dönseniz mi acaba???
İletişim:av.zekitaskiranhotmail.com