Nilüfer Zontul Aktaş

Her Şeyimiz Dalgaya Karışık mı Olacak

Nilüfer Zontul Aktaş

Fikir sahibi olmak, güzel söz sahibi olmak insan fıtratına yakışan ulvi meziyetlerdir.

Ne üzücü ki; git gide sosyal medyayı, insanlarla dalga geçmeye zemini sayan bir kitlenin artması ve bu halleri -espri yapıyormuş gibi-normalleştiriyor olmamızdır. 

Giyinilen bir elbise, oturulan sofra, yaşanılan ortam acımasızca sosyal medyada dile düşebiliyor düşürebiliyor…

Bu ruh hallerini irdelemek lazım. Nerde neyi eksik bırakıyoruz ki bu hale evriliyor gidişat. Ruhlarımızı irdeleyecek olursak;

 Birinci olarak kalp zeminimizin ahvali. Hakikat ile kalaylanmayan bir kalp cesurca insan kırabilir, üzebilir. Hak penceresinden bakan bir insan cana dair ne varsa kıymet vermelidir. Ki her can doğru okunması gereken bir mektuptur.

Her şeyin malzeme yapılabildiğini görüyoruz espri adına da! oysa ruhun beslenme kaynağı hayatın içindeki güzelliklerdir. Her şeyden beslenebilir insan, ama bu; benlikleri yaralayıcı kırıcı ve alaycı oluyorsa hoş olmayan bir gidişata gülüp geçme temayülüyle kirletmektir.

Düzeltme, onarma adına yapılan eleştirel bakış toplumun karı olur, elbette.   

İkincisi ise; ruhların üretme adına bir derdi olmazsa insana dair değerleri tüketir.

 Ve üçüncüsü zaman algısı, zaman yönetimi, vaktin insana verilmiş en büyük armağanlardan olduğu bilincidir.

 Asr suresinde zamana hürmeti zikreder rabbimiz.  ‘’İnsan hüsrandadır. Iman edip, salih amel işleyenler, hakkı ve sabrı tavsiye edenler müstesna’’ der. 

Dinlence ve eğlence adına her şeyi ti ’ye alan, dalga geçen bir topluma dönüşüyor olmak kalbimde üzüntü ve kaygıya sebep oluyor.

 Kişilerin haberi olmadan çekilen fotoğraf ve videoların dalgaya malzeme yapılması da ayrı bir kul hakkı. 

Günümüz dili ile ‘’empati’’ diyorsak da nice şeye;’’ aynı şey size yapılsa’’ diyorum, bunlara şahitliğimiz doğrultusunda. 

Karşıdaki kişi rüküş de giyinebilir şık da. O da göreceli bir durum.

 Sözde olmayan özde olan bir ilim giriyor burada devreye. İlim sahibi insanlar yetiştirmenin önemidir ki asıl olan; giyinişinde, duruşunda, sözünde asalet sahibidir olanlar. 

Geçmişten günümüze nice güzel insan yetişti bu topraklarda.

Yedi Güzel Adam'ın 7'si de bu topluma nice güzellikler bırakıp gitti. İnancın, dava ruhunun özden örülmenin, içtenliğin ve içselliğin simgesi, zarifliğin, iyiliğin ve dert edinme ruhunun öncüsü bu güzel adamlar ömür boyu mücadelelerinde topluma sunulacak değerleri öğrettiler.

 Ebedi istirahatgahına uğurladığımız Rasim Özdenören ömrünün son anına kadar müşfik, babacan, okumayı yazmayı dert edinmiş gönlüyle nice eserler bırakıp gitmiştir. Gençlere’’ bol bol okuyun, okumayı terk etmeyin. Derdi olan insan okur, derdi olmayan da okuyarak dert sahibi olabilir’’ der. Asıl mesele bir derdimizin olmasıdır, asıl mesele budur. Derdimiz yeryüzünde iyiliği, güzelliği, hakikati çoğaltmak adına ise; boş, malayani işlere vakit kalmaz. 

Zaman kıymetlidir, insan kıymetlidir. Bu bakış açısıyla tüm mahlukat kıymetlidir.

Derdi olan, üreten, seven gençlerimizin çoğalması dileğiyle. Yedi Güzel Adam hangi ruhla bu topluma değer kalktıysa o ruhlara dönüp dönüp bakmak; okumak, okutmak lazım. Yedinin sonuncusu, öncü Rasim Özdenören’e rahmetle ve dua ile.

Yazarın Diğer Yazıları