Nilüfer Zontul Aktaş

İyiliği Kirletmemek

Nilüfer Zontul Aktaş

İyiliğe gölge düşmemeli hiç bir zaman.  Çıkar giren ne varsa da adı iyilik olmaz zaten!

İnsanı en çok yaralayan kötülük değildir bazen. Çünkü kötülük kendini ele verir. Ondan korunmanın yollarını ararız. Adı üstünde kötü. Ama iyiliğin kılığına girmiş kötülük, yalnızca bir insanı değil, toplumun vicdanını da yaralar. Gülümseyen bir yüzün ardındaki kirli hesap, uzatılan bir elin içindeki menfaat, güzel sözlerin arasına gizlenmiş hile... İşte bunlar güveni sessizce tüketir.

"İyi olmak hedeftir; attığımız adımlar ise o hedefe ne kadar yaklaştığımızı ölçer." der Ninem Korkut. Çünkü insan, kendini iyi ilan ederek değil; geride bıraktığı izlerle iyiliğini ispat eder. Her adım ya gönülleri onarır ya da farkında olmadan kırar. İyilik, söylenen bir cümleden çok yaşanan bir ahlaktır.

Bir insanın yaptığı hata önce kendisini bulur. Dünyada da, ahirette de ameliyle yüzleşir insan. Bireysel olan ne varsa kişiyi etkiler.

Fakat bir de topluma karşı işlenen kusurlar vardır ki onların yükü çok daha ağırdır. Çünkü güveni kırmak, yalnızca bir kalbi incitmek değildir. İnsanların birbirine olan inancını da eksiltmektir.

Bir kez aldatılan insan, ikinci kez uzanan samimi ele bile tereddütle bakar. Bir kez kandırılan, gerçek iyiliği de sorgulamaya başlar. Böylece kötülük yalnızca bir kişiye zarar vermez; iyiliğin de önüne gölge düşürür, çoğalmasına mani olur. En acısı da budur. Gerçekten iyilik yapmak isteyenler bile, başkalarının hileleri yüzünden şüpheyle karşılanır.

İnsan da sık sık kendi vicdanına dönüp bakmalıdır. Bir kişi bile senin izlediğin yola girip senden zarar görmüşse, bir gönül senin yüzünden kırılmışsa, bir insan yaptığın bir işle, senden dolayı güvenini kaybetmişse, vebal boyutunu düşünerek davranışı yeniden sorgulamalıyız. Çünkü iyilik, yük bırakmaz, yük alır. Vebal olmaz güç oluşturur. Kibir üretmez, tevazu büyütür. Gösteriş istemez, sessizce kök salar.

Bugün belki de en büyük yoksulluğumuz, güven yoksulluğudur. İnsanlar söze değil, niyete; görüntüye değil, samimiyete hasret kaldı. Böylesi zamanlarda gerçek iyilik, alkış beklemeden yapılan iyiliktir. Kimsenin görmediği yerde de aynı dürüstlükle yaşayabilmektir.

Rabbim, iyiliği kirleten niyetlerden bizleri muhafaza etsin. Attığımız her adımı doğruluğa, merhamete ve adalete yöneltsin. Çünkü iyi olmak varılacak bir makam değil, ömür boyu yürünecek bir yoldur. O yolun sonunda bizi ulaştıracak olan da söylediklerimiz değil, attığımız adımlar olacaktır. Kötülüğün bin bir türüne şahitliğimiz çoğalırken Rabbim iyilerin iyiliğini gün yüzünde tutsun, nurunu çoğaltsın vesselam 

Yazarın Diğer Yazıları