Değerli okurlarım; öylesine önemli bir dönemle karşı karşıyayız ki; son 20 yılda Türkiye’nin savunma sanayisinin % 20’lerden yerli ve milli olarak % 80’lere çıkarmış olması, yol köprü baraj ve altyapıda Türkiye'nin büyük başarılara imza atmış olması, ihracatta 2002 öncesine göre; % 36’dan % 225 milyar dolara yükselmesi, Türkiye Ortadoğu'da 2005’ten itibaren milli ve stratejik planlar çerçevesinde Türkiye’nin çıkar ve menfaatleri doğrultusundan hareket etmesi, Karadeniz ve Ak denizde Doğalgaz ve petrol aramalarına başlaması, Amerika ve İsrail’in 50 yıldır burnumuzun dibinde Suriye, Irak, İran ve Türkiye topraklarını kapsayan bir bölgede (Kürt Devleti Maskesi) ile kurmak istedikleri PKK Ermeni Kürt devleti projesine Türkiye’nin izin vermemesi nedeni ile son yüz yıldır bölgeyi sömüren ABD, İsrail ve Batı devletlerinin artık Türkiye'yi gözden çıkarmış olması maalesef içimizdeki bazı kesimleri hiç ama hiç ilgilendirmiyor…
Çünkü Türkiye artık onların çıkar ve menfaatleri önünde büyük bir engel teşkil ediyor. Amerikan destekli 15 Temmuz FETÖ’cü Darbe kalkışması Türkiye’nin bu yükselişini durdurmak için yapıldı. Fakat Yüce Türk milleti bu hain kalkışmaya izin vermedi. ABD, İsrail ve Batı Dünyası; son yüz yıldır sömürdükleri bu bölgedeki çıkar ve menfaatleri gereği. Onlara boyun eğmeyen ve onların her dediğine evet demeyen hiçbir iktidarı ve siyasi lidere hayat hakkı tanımıyorlar. Tıpkı son yıllarda Saddam Hüseyin, Muammer Kaddafi ve Muhammet Mursi’yi bütün Dünyanın gözleri önünde yok ettikleri gibi, Şimdide sıra çıkar ve menfaatlerinin önünde engel teşkil eden (Türkiye Cumhurbaşkanı R. Tayyip Erdoğan'a geldi.)
15 Temmuz'u denediler başaramadılar.. 2019 yerel seçimlerinde pazarlarda sebze, meyve ve gıda ürünleri üzerinde oynadıkları manipülasyon ve tuzaklarla istedikleri gibi hedefe ulaşamadılar. Şimdi de 2023 seçimleri yaklaşırken, FETÖ'NÜN (TUSKON) adı altında kartelleşen ve TÜSKON’UN dağılması ile yok olmuş gibi görünen ve aslında gıda sebze meyve ve MARKET ZİNCİRLERİ arkasına gizlenen kirli bir el son günlerde resmen harekete geçmiş durumdadır. Muhalefet partileri de ellerini ovuşturarak sessizce bu hareketi desteklemektedirler. Hırsları uğruna gözleri gerçekleri görmeyen bu bazı kesimler; R. Tayyip Erdoğan’ı devirelim derken, Ülkeyi bir yüz yıl daha Amerika, İsrail ve Batının sömürmesine mahkûm etmek üzere olduklarının farkında değiller. Gerçi yaptıkları eylemlerinde, yeter ki R. Tayyip Erdoğan gitsin de, Türkiye’nin batmış olması hiç ama hiç umurumuzda değil dercesine bir tavır sergiliyorlar…
Bazı zincir marketler, SEMET PAZARLARI, TUSİAD, Sol kesimler, CHP, İyi Parti, HEDEP ve bazı sözde küçük parti yöneticilerinin adeta gözleri kararmış. Çünkü R. Tayyip Erdoğan gitsin de, isterse Türkiye batsın hiç umurumuzda değil dercesine bir hırs ve kini ile hareket ediyorlar. Hiç asıl gerçekleri görmek istemiyorlar; mademki bu ülkede demokrasi var, bu iktidar en son milletin % 53 oyları ile R. Tayyip Erdoğan’ın iktidara geldiğini resmen unutuyorlar.
Bir Markette yapılan denetim sonucu, salatalığın üreticide 3 liraya alındığı ve 30 TL’ye satıldığını gören denetimciler; bu durumu market yetkilisine sordukların da, cevap veremiyor ve çok af edersiniz öküz gibi önüne bakıyor.
Değerli okurlarım: hiç kimse kusura bakmasın; bu ülkede öyle bir kesim insan var ki; Vatan, Millet, Bayrak, Din, Ezan, Milli değerler, bağımsızlık hiç ama hiç bu bazı kesimlerin umurunda değildir.
Bu kesimler için önemli olan tek şey; onların çıkar ve menfaatlerdir. Türkiye’nin işgal edilmiş olması, sömürülmesi onlar için hiç bir şey ifade etmez… Eğer öyle olmasaydı; 6 sözde siyasi parti, PKK’ya terör örgütü diyemeyen ana muhalefet partisi liderinin ve PKK’nın gölgesinde siyaset yapan HDP’nin peşine takılırlar mıydı..?
Selam ve Saygılarımla…