Sistem çok ağır!
Hamza Atlı
Koordinasyon mu zayıf?
Kimse iş yapmayı mı bilmiyor?
Kasada para mı tükendi?
Bilemiyorum ama sistem çok ağır işliyor...
Depremin üzerinden aylar geçti.
Zaman su misali...
Bir seneye kadar herkese ev vereceğiz diyen muktedirler geliyor aklıma...
Bu yıl sonunda 716 konutun teslimi yetiştirilmeye çalışılıyor.
Evet, sadece 716 konut...
Kaç tane konut ihtiyacı var?
Yaklaşık 50.000 civarı...
Halâ binlerce ağır hasarlı bina yıkımı bekliyor.
Bazıları kendiliğinden "ha yıkıldı, ha yıkılacak" modunda, adeta tehlike saçıyor.
Kimi ise kısmen yıkık vaziyette ayakta sırasını bekliyor.
Malatya'da Yıldız Büfe'yi bilmeyen yoktur.
Tam karşısında, balkonları yıkık vaziyette bir bina var.
Üstelik o yıkık balkonların altında evine rızık götürme telaşında birkaç esnaf halâ oturuyorlar.
Ora şehrin en işlek noktalarından biri.
Günde binlerce insan resmen tehlike saçan o balkonların altından, beton bloklara meydan okurcasına geçiyor.
Şehri idare edenler bu durumu görmüyor mu?
Neden buna bir çözüm üretmiyorlar.
Lafla herkes herşeyi en iyi şekilde yapıyor.
İcraat sıfır bile değil, eksilerde...
Vekiller, başkanlar koltuk derdinde!
Esnaf ziyaretinde!
Bu memlekette ziyaret edilmeyi bekleyen kitle sadece kuyumcu esnafı değil ya!
Kan ağlayan, derdi dağları aşan binlerce aile...
Hoş kim garibi, gurabayı göre...
Şehre girmek, şehri gezmek istemiyor insan.
Enkazlardan kalkan tozlar şehri adeta yaşanmaz hale getirmiş durumda.
Koca bir toz bulutunun altında binlerce insan hayata tutunma mücadelesi veriyor.
Emeğin ekmekle kavgası halâ sürüyor.
Ve şehir sahipsiz.
Bu garipler kimsesiz...
Onca zaman geçti, geziyor, görüyorum, halâ "ben çadır bile alamadım" diyenlere rastlıyorum.
Memleketin bel kemiği esnaf kendine bir yer bulamamış.
Onlarca insan tanıyorum bu konuda muzdarip!
Önümüzde yerel seçimler var.
Belki çok daha büyük krizler bekliyor bizleri.
Çok daha zor günler.
Hatta yeni yeni plandemiler.
Yeni küresel stratejiler...
Bilemiyorum ama her anlamda bir olumsuzluk hakim memlekette.
Yine de hamd olsun diyelim halimize.
Ne zaman şükretmediysek daha beteri ile karşılaştık!
Bu arada Malatya'ya yeni vali geldi.
Hoş geldi, safa geldi.
Gelir ayak, heyecanla, istekle birşeyler söyledi.
Söylediklerinden biri, enkazları kaldırırken süresiz su sıkılması, toz olmamasıydı.
Geçenlerde bir enkaz izledim az biraz.
Ne suyu, göz gözü görmüyordu sayın Valim!
Benden söylemesi...
Kimse kimseyi dinlemiyor.
Herkes işine geldiği gibi...
Rabbim memleketi selamete çıkarsın.
Vesselam...