Ali Yiğit

Zorlaşan hayat şartları..

Ali Yiğit

Gittikçe zorlaşan hayat şartları ile karşı karşıyayız..

Evet hayat şartları gittikçe zorlaşıyor..

Kanımca zorlaşan hayat şartlarına birazda bizler katkı sunuyoruz..

''Heves ve İhtiyaç''

İşte bu dengeyi sağlayamadığımız için  hayat şartları gittikçe zorlaşıyor ve çekilmez hale geliyor..

İhtiyaç sınırlı iken hevesin sınırı yoktur..

Dün, araçlar insana hizmet ediyordu. Bugünse, insan araçlara hizmet eder oldu..
Başımızı sokacak bir evimiz olsun yeter derdik.. Başını sokacak evini beğenmeyip satan, sonrada   üstüne bir de kredi çekip  daha lüks yaşam tarzını yaşamak için  hayatı zorlaştırıyoruz..

Arabanın modeli eskidi daha lüksüne binmek benimde hakkım diyerek faiz belasına bulaşarak daha lüks arabaya binme uğruna hayatı zorlaştırıyoruz..

Hırslara yenik düşüyoruz.. Hırsımızın bize dayattığı modern yaşam tarzı 

Onun var bizim niye yok..

Siz dünya nimetleri konusunda kendinizden daha aşağı saydıklarınıza, ibadet ve takva konusunda ise yukarıda gördüklerinize bakın. Hadisi Şerif
Herkesin maddi imkanı aynı değildir..

Maddi imkanı sınırlı olan kişi  bende onlar gibi olmak istiyorum arzusuyla hareket ettiği için hayatını zorlaştırıyor..

Teknoloji  bir taraftan hayatımızı kolaylaştırırken diğer taraftan da faturalı bir yaşam tarzı sundu..

Teknolojiye yetişmek için birbiriyle yarışan insanoğlu borçlandıkça borçlandı..

Hanesinde yetişkin çocuğu olan 4 kişilik bir ailede azami 4 telefon var..

Devir teknoloji devri insan gücüyle hiç bir işin yapılmadığı bir hanede ister istemez faturalar kabardıkça kabardı..

Bir hanede  elektrikle çalışan azami 9-10 alet mevcut..

Eskiden bir odada bir florsan lamba yeterliydi.. Şimdi ki evlerde  her odada üç beş de spot lamba var..

Tasarruf noktasını çoktan unuttuk sanırım..

Çok af edersiniz neredeyse araba ile WC ye gidecek hale geldik..

Hani eskiyi çabuk unuttuk..

Üç-beş  kilometre uzaklıktaki işyerine veya okula yaya gidilen günler..

Tek takımdan oluşan elbisenin yıpranmaması için belli ve özel günlerde giyinildiği..

Yaz kış aynı ayakkabının kullanıldığı, sofrada tek çeşit yemeğin bulunmasına binlerce şükrün eda edildiği yıllar..

Mevsimine göre tüketilen sebze ve meyveler..

Kış ayında domatesin, biberin, salatalık ve patlıcanın ateş pahası olduğundan yakınmak bana pek mantıklı gelmiyor..

Yüce yaratan her mevsime ayrı sebze ve meyve çeşidi vermiş.. Ama insanoğlu sebze ve meyvenin genleri ile oynayarak hormonla, ilaçla zoraki sebze ve meyve yetiştiriyor. Elbette ki zoraki yetişen meyve sebzenin de bir maliyeti oluyor.. 

Hayatı zorlaştıran, bitmeyen hırslarımızdır.. Bir hikaye anlatılır hırslarla ilgili.. Ceviz kurdu, cevize gireceği kadar bir delik açar ve cevizin içine girer. Cevizin içi insan beynine benzer, kurt başlar cevizi yemeye. Elbette ki buraya kadarı normal. Yedikçe şişmanlar şişmanladıkça karnı büyür. Yeterince doyunca yükünü tutunca, gitmek ister ama girdiği delikten çıkması mümkün değildir istese de çıkamaz. İşin enteresan ve daha da kötü tarafı; İçi yenilen cevizin kabuğu da kurumuş ve iyice sertleşmiştir. Artık o deliği genişletmek te imkansızdır.

Kurtçuk oturup etrafına bakar, düşünür taşınır delikten geçip çıkmak için tek çaresi vardır; Zayıflamayı beklemek. Aç kaldıkça zayıflar, eski cılız haline döner. Ve bir gün bitap düşmek üzere ilk başladığı gibi cevizden çıkar. Ama çıktığında mevsim bitmiş, ortada aç ve cılız bir kurtçuk ile bir içsiz bomboş bir ceviz kabuğu kalmıştır.

Hırslarımızı kontrol altında tuttuğumuz, yöneltebildiğimiz sürece bize hizmet eder hayatımızı yaşanır kılar. Ve istediğimiz hedefe de bizleri götürür..

Yok hırslarımıza yenilir, nefsimize gem vuramaz isek, lüks yaşantı arzusu, bitmek bilmeyen hevese dayalı yaşam hırsı, mal, mülk, şan, şöhret, makam, mevki düşkünlüğü  hem bize hayatı zorlaştırır hem de hayatı rezil eder.. 

Yazarın Diğer Yazıları