Ali Yiğit

Geminin limana nasıl geldiğini limandakiler gör(e)mez..

Ali Yiğit

Hizmet etmek mutluluğun zirvesidir diyebilirim..
Birde hizmeti ''Dua'ya dönüştürmek daha evla olanıdır.
Elbette hizmeti getirmenin zorlu ve meşakkatli tarafı da yok değil..
Bir atasözü şöyle der.
Minarenin yapıldığını görmeyen yerden çıktı zanneder.
Kaptan gemiyi limana sağ salim kavuşturmak üzere yola çıkar, yolda olanları limandakiler gör(e)mez.
Kaptan limana varmak üzere yola çıkar. Kah dalgalarla kah fırtınalarla boğuşa boğuşa limana sağ salim varır.
Ama limandakiler kaptanın gemiyi limana getirirken hangi zorlukları ve fırtınalarla mücadele ettiğini gör(e)mez.
Limandakilerin gördüğü geminin sağ salim limana varmasıdır.
Bu örnek en çokta ''Muhtar''lar içindir.
Mahalleye bir hizmet geliyor ama gelene kadar ne mücadeleler veriliyor.
Mesela azami 5-10 defa kurumların kapısını aşındırırsınız.
Örneğin imar planında var olan bir yolun açılması.
Önce dilekçe ve şifai bilgi verirsiniz. Sonra dilekçeye cevap gelir imkanlar dahilinde açılacaktır denir.
Aradan 15-30 gün geçer bir daha gidersiniz.
Haftaya yol aksını çakalım denir. Beklersiniz bir hafta geçer öbür hafta denir.
Nihayetinde yol aksı belirlenir. Bu defa yol geçecek bahçe sahiplerinin tespiti başlar. Genelde 15-20 kişi oluyor. Şayet hisseli yani vereseli ise 30-40'da oluyor.
Bu kişileri tek tek arayacaksınız. Bahçenizden yol geçecek diye rızaları alınacak. Sonra yola gelen ağaçların sayımı başlar. Ağaç sayımından sonra tapu fotokopisi, kişilerin kimlik bilgileri, adres telefon ve diğer evraklar. Sonra ağaç bedel fiyatı çıkar. Ağaçların ederi hakkında bahçe sahipleri bilgilendirilir. Bakarsınız edere itiraz gelir.
Bir daha görüşme sağlanır.
Velhasıl kişilerle anlaşma sağlanır. Yola gelen ağaçlar kaldırılır.
Aradan biraz zaman geçtiğinde bahçe sahibi arar. Muhtar ağaç bedelleri daha yatmadı hesaplara bilgin olsun.
Muhtar bir kaç defada ağaç bedelleri için belediyenin yolunu aşındırır.
Yol açılır.
Bu defa asfalt gecikir ''Muhtar'' tozdan öldük nerede kaldı asfalt.
''Muhtar'' 4-5 defada asfalt için yola koyulur. Asfalt gelir bu defa aydınlatma gecikir onun içinde TEDAŞ suyolu edilir.
Aydınlatma gelir kaldırım neden yapılmadı.
Kaldırım yapılır ağaç neden dikilmedi. Ağaç dikilir niye zamanında sulama yapılmıyor.
Velhasıl uzar gider.
Hizmeti mahalleye kazandırmanın mutluluğunu yaşarsınız.
Bir örnekle yazıyı sonlandıralım.
Depremin ilk haftasıydı. Gece saat 22.00 civarı telefon çaldı.
Muhtarım günlük 3000 kişilik yemek dağıtmak için bir hayır sahibi Ankara'dan çıkmış geliyor.
Çadır ve kurmak için yer temini ve diğer ihtiyaçları karşılayabilirseniz ''Aş evini'' sizin mahalleye yönlendireyim.
Bir an tereddüt ettim gerekli hazırlığı geceden başlayıp sabaha bitirebilir miyim.
İşin içinde zor zamanda binlerce insana yemek verilecek bu hizmeti kaçıramam diyerek evet cevabını verdim.
Gecenin 01.30'unda çadır ekibi geldi. Büyük çadır kurulacağını söylediler.
Her taraf kar ve buz. Alan bulmak zor. Geceden kepçe ve tuz ekibi Yeşilyurt Belediyesinden geldi. Önce okul bahçesini temizledik. Ancak çadır sığmadı. Bu defa ana yol kenarını tespit ederek gerekli kar temizliği ve tuzlama yapıldı.
05.00 civarı yer temini sağlandı. Büyük çadır olduğu için kurulumda büyük vinç lazım. Bir saat içinde vinç geldi. Bu defa elektrik çekilecek AKSA ekipleri yarım saat içerisinde geldiler çadıra yakın bir yerden elektrik verildi. Öğlen sonrası çadır kuruldu. Aşçı ve yemek için  gıdalar geldi. Bunları indirmek için forklift lazım dediler. O da temin edildi. Su tankı o da temin edildi.''Muhtar''ım bize tüp alacağımız bir yer bulabilir misin o da tamam bulundu.
Masa, sandalye derken günün akşamı her şey bitmiş oldu.
Sabah erkenden çorba çıkmaya başlamış akabinde öğlen yemek hazırlığı yapılıyor.
Ve mutluluğun zirvesini yaşadığım anlara geldim.
O zor ve sıkıntılı günlerde bir tas sıcak çorba bir kap yemek vermeye vesile olmanın tarif edilemeyecek mutluluk yaşattığını söyleyebilirim.
Depremin ilk haftasından başlayarak yaklaşık seksen gün boyunca yemek ikramında bulunan ANKARAGÜCÜ SPOR KULÜBÜNE buradan bir kez daha teşekkür ederim.
Hakeza Şentepe'de deprem boyunca günlük 1500 kişilik Ramazan iftarı dahil yemek yaparak bölge sakinlerimize sıcak yemek ikramında bulunan hayır sahiplerine ve emeği geçen arkadaşlara teşekkür ederim.
Evet değerli dostlar hizmet mutluluk demektir. Ancak hizmet gelene kadar ne meşakkatli yollar aşılıyor buda var olan bir gerçek.
Kalın sağlıcakla.

Yorumlar 2
Suat İLBAK 28 Ağustos 2023 14:06

Tek kelimeyle mükemmel bir yazı olmuş. Muhtarımız beni bilir TECDE MAHALLESİNDE İKAMET etmiş bir insan olarak ve 4 yıldır Ankara'da kanser tedavisi gören ve memleketini mahallesini seven bir kişi olarak tek diyeceğim GERÇEKTEN ALİ YİĞİT MUHTARİNİZİN KIYMETİNİ BİLİNİZ VE SAHİP ÇIKINIZ DERİM. Cenabı Allah mahallemize ve en önemlisi insanımıza verdiği emeklerinden dolayı şahsım adına çok teşekkür ediyorum. Ankara'dan selamlar diliyorum

Yücel yücedağ 28 Ağustos 2023 11:23

Muhtarım mahallemiz için yaptıklarınızı yakınen görüyor ve takdir ediyorum. Bizler için büyük bir şanssınız. Allah razı olsun

Yazarın Diğer Yazıları