• Haberler
  • Gündem
  • Uzman açıkladı! Okula gitmek istemeyen çocuğu suçlamayın!

Uzman açıkladı! Okula gitmek istemeyen çocuğu suçlamayın!

Yeni eğitim öğretim yılının başlamasıyla çocuklarda görülen okula gitmek istememe, ağlama krizleri ve karın ağrısı gibi şikayetlerin 'şımarıklık' ya da 'tembellik' olarak değerlendirilmemesi gerektiği belirtildi.

Yeni eğitim ve öğretim yılının başlamasıyla birlikte özellikle ilk kez okula başlayan, okul değiştiren veya tatil sonrası günlük rutinine dönmekte zorlanan çocuklarda çeşitli uyum sorunları görülebiliyor. Okula gitmek istememe, ağlama krizleri, baş ağrısı, karın ağrısı ve mide bulantısı gibi belirtiler ebeveynleri endişelendirirken, uzmanlar çocukların yaşadığı bu tepkilerin doğru değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekiyor.

Klinik Psikolog Melike Urcan, çocuğun okula gitmek istememesinin doğrudan şımarıklık veya tembellik olarak yorumlanmasının yanlış olduğunu belirtti. Urcan, bu davranışların altında ayrılık kaygısı, anksiyete ve sosyal kaygı gibi duygusal zorlanmaların bulunabileceğini ifade etti.

Fiziksel şikayetler gerçek olabilir

Okul sabahlarında ortaya çıkan karın ağrısı, mide bulantısı veya baş ağrısının bahane olarak görülmemesi gerektiğini belirten Urcan, çocukların ifade edemedikleri stres ve kaygıyı bedensel belirtilerle gösterebildiğini söyledi.

Bu tür durumlarda öncelikle fiziksel bir rahatsızlığın bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerektiğini aktaran Urcan, tıbbi bir neden saptanmaması halinde belirtilerin psikolojik kaynaklı olabileceğine dikkat çekti.

Ağlama krizleri ve içe kapanma önemsenmeli

Okulun ilk günlerinde yaşanan hafif isteksizlik ve uyum güçlüğünün normal karşılanabileceğini belirten Urcan, ancak belirtilerin şiddetlenmesi halinde profesyonel destek alınması gerektiğini vurguladı.

Çocuğun uyku ve beslenme düzeninin bozulması, şiddetli ağlama krizleri, geceleri yoğun korku ve huzursuzluk yaşaması veya aşırı içine kapanması durumunda sürecin daha yakından incelenmesi gerektiğini ifade eden Urcan, bu belirtilerin çocuğun tek başına başa çıkmakta zorlandığı bir kaygı yüküne işaret edebileceğini kaydetti.

Ebeveynin kaygısı çocuğa yansıyor

Çocukların ebeveynlerinin duygusal tepkilerinden kolaylıkla etkilendiğini belirten Urcan, okul kapısında uzun ve dramatik vedalaşmalar yapılmasının veya ebeveynin aşırı endişeli davranmasının çocuğun okulu güvensiz bir ortam olarak algılamasına neden olabileceğini söyledi.

Urcan, ailelerin aşırı korumacı veya yalnızca sert disipline dayalı bir tutum yerine kararlı, şefkatli ve net sınırları olan bir yaklaşım sergilemesi gerektiğini vurguladı.

Rutinler bir anda değiştirilmemeli

Tatil döneminde değişen uyku, beslenme ve günlük yaşam düzeninin okulun başlamasıyla birlikte bir anda ve katı kurallarla değiştirilmesinin de çocuklarda çatışmaya yol açabileceğini belirten Urcan, rutinlerin kademeli olarak düzenlenmesini önerdi.

Çocuğun sürece dahil edilmesi ve yapılacak değişikliklerin önceden konuşulmasının okul uyumunu kolaylaştıracağını ifade eden Urcan, aile içindeki iletişim ve okul iş birliğine rağmen sorun devam ediyorsa uzman desteği alınması gerektiğini belirtti.

Urcan, çocuğun mizacı, dikkat eksikliği veya öğrenme güçlüğü gibi altta yatan faktörlerin de değerlendirilerek çocuğa ve aileye özel bir yol haritası oluşturulmasının önemine dikkat çekti.

Malatya Net Haber - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!

Bakmadan Geçme