Nemrut var, Arslantepe yok! Dünyaca ünlü dergi Malatya'yı es geçti
Dünyaca ünlü belgesel ve coğrafya yayını National Geographic, Türkiye'de mutlaka görülmesi gereken 10 büyüleyici antik rotayı belirledi. Komşu Adıyaman ile Malatya sınırını çizen Nemrut Dağı listede kendine alırken, insanlık tarihinin ilk devlet bürokrasisinin doğduğu Malatya'daki UNESCO tescilli Arslantepe Höyüğü'nün listede yer almaması dikkat çekti.
Anadolu toprakları, binlerce yıllık tarihi birikimi ve ev sahipliği yaptığı medeniyetlerle adeta bir açık hava müzesi niteliğinde. Dünyanın en prestijli yayınlarından National Geographic de bu eşsiz mirası taçlandırmak adına Türkiye’nin mutlaka görülmesi gereken 10 antik alanını sıraladı.
Listede doğudan batıya, kuzeyden güneye Türkiye'nin en ikonik tarihi kalıntıları yer alıyor. Zirvesi Adıyaman sınırlarında yer alsa da coğrafi sınır olarak Malatya ile paylaşılan Nemrut Dağı listeye girmeyi başarırken, insanlık tarihinin ilk saray kompleksine ve ilk devlet modeline ev sahipliği yapan Malatya’daki Arslantepe Höyüğü bu seçkin listede yer bulamadı.
1. Göbeklitepe
Listenin ilk sırasında Şanlıurfa'daki Göbeklitepe yer alıyor. Yaklaşık MÖ 9600 yılına tarihlenen Neolitik tapınak, dünyanın bilinen en eski tapınak kompleksi olarak kabul ediliyor.
1990'lı yıllarda ortaya çıkarılan Göbeklitepe, uygarlığın tarımla başladığı yönündeki yerleşik görüşü değiştiren keşiflerden biri oldu. Bulgular, organize inanç sistemlerinin ve toplumsal iş birliğinin tarımdan önce ortaya çıkmış olabileceğine işaret ediyor.
2. Nemrut Dağı
Adıyaman'da 2 bin 134 metre yükseklikte bulunan Nemrut Dağı, Kommagene Kralı Antiochos'un yaptırdığı dev taş heykelleriyle dikkat çekiyor. Yaklaşık iki bin yıldır ayakta kalan kral, tanrı, kartal ve aslan heykelleri, özellikle gün doğumu ve gün batımında sunduğu manzarayla Türkiye'nin en etkileyici arkeolojik alanları arasında gösteriliyor.
3. Efes Antik Kenti
İzmir'in Selçuk ilçesindeki Efes Antik Kenti'nin tarihi MÖ 10. yüzyıla kadar uzanıyor. Roma döneminden kalma görkemli tiyatrosu, Celsus Kütüphanesi ve antik yapılarıyla her yıl milyonlarca ziyaretçiyi ağırlayan kent, erken Hristiyanlık tarihi açısından da büyük önem taşıyor. Aziz Pavlus'un bir dönem yaşadığı Efes, İncil'in Vahiy Kitabı'nda adı geçen kutsal kentlerden biri. Bölge ayrıca, erken Hristiyanlık mimarisinin en önemli yapılarından Aziz Yuhanna Bazilikası'na da ev sahipliği yapıyor.
4. Kapadokya
Peri bacaları ve sıra dışı kaya oluşumlarıyla ünlü Kapadokya, Türkiye'nin en popüler ve büyüleyici manzaralarına ev sahipliği yapıyor. Erken Hristiyanlık döneminin önemli merkezlerinden biri olan bölgede, geçmişi 4. yüzyıla kadar uzanan çok sayıda kilise bulunuyor.
Ziyaretçilerin konaklamak için sıklıkla tercih ettiği Göreme kasabasının hemen yakınındaki Göreme Açık Hava Müzesi ise Bizans döneminde volkanik kayaların oyulmasıyla yapılan kiliseleri ve günümüze kadar titizlikle korunmuş canlı freskleriyle dikkat çekiyor.
5. Yerebatan Sarnıcı
İstanbul'un en dikkat çekici tarihi yapılarından biri olan Yerebatan Sarnıcı, 6. yüzyılda Bizans İmparatoru I. Justinianus döneminde inşa edildi. Yüzlerce mermer sütunla desteklenen yapı, ters duran Medusa başı nedeniyle yıllardır gizemini koruyor. Son yıllarda gerçekleştirilen restorasyon çalışmalarının ardından sanat etkinliklerine de ev sahipliği yapan sarnıç, Sultanahmet Meydanı'nın hemen yakınında ziyaretçilerini ağırlıyor.
6. Pamukkale Travertenleri
Pamukkale, Türkiye'nin en dikkat çekici doğal oluşumları arasında yer alıyor. Bu eşsiz oluşumun hemen üzerinde bulunan Hierapolis Antik Kenti ise Helenistik dönemden Roma'ya uzanan geçmişiyle öne çıkıyor. Antik tiyatrosu, tapınakları ve anıtsal kapılarıyla bölge, tarih ve doğayı aynı noktada buluşturuyor.
7. Ani Örenyeri
Kars'ta Türkiye-Ermenistan sınırında bulunan Ani Örenyeri, bir dönem yaklaşık 100 bin kişinin yaşadığı Bagratlı Krallığı'nın başkentiydi. Günümüze ulaşan kiliseleri, katedralleri ve sur kalıntılarıyla dikkat çeken antik kent, İpek Yolu'nun en önemli ticaret merkezlerinden biri olarak büyük bir zenginliğe ulaştı. Özellikle kış aylarında karla kaplanan manzarası ise ziyaretçilerine bambaşka bir atmosfer sunuyor.
8. Sümela Manastırı
Trabzon'un Maçka ilçesinde, sarp kayalıkların yamacına inşa edilen Sümela Manastırı'nın geçmişi 4. yüzyıla kadar uzanıyor. Karadeniz'in yemyeşil doğasının içinde yükselen yapı, yüzyıllar boyunca önemli bir inanç ve ibadet merkezi olarak kullanıldı. Kapsamlı restorasyon çalışmalarının ardından yeniden ziyarete açılan manastır, bugün müze olarak ziyaretçilerini ağırlıyor.
9. Akdamar Adası
Türkiye'nin en büyük su kütlesi olan Van Gölü üzerinde yer alan Akdamar Adası, 921 yılında inşa edilen tarihi Akdamar Kilisesi ile öne çıkıyor. Gri tavşan popülasyonuyla da bilinen ada, göl üzerinde yapılan tekne yolculuğuyla ziyaretçilere hem tarihi hem de doğal güzellikleri bir arada deneyimleme imkanı sunuyor.
10. İstanbul'un tarihi kara surları
Listenin son sırasında İstanbul'un tarihi kara surları yer alıyor. Büyük bölümü 5. yüzyılda Bizans İmparatoru II. Theodosius döneminde inşa edilen surlar, yaklaşık bin yıl boyunca şehrin en güçlü savunma hattı oldu. 1453 yılında Fatih Sultan Mehmet'in kuşatması sırasında ağır top atışlarıyla önemli ölçüde zarar görmesine rağmen surların geniş bölümü günümüze kadar ulaşmayı başardı. Yaklaşık 1.500 yıldır zamana meydan okuyan bu yapı, İstanbul'un en görkemli tarihi miraslarından biri konumunda.
Kaynak: t24.com.tr
Bakmadan Geçme







