• Haberler
  • Gündem
  • Malatya Küllerinden Doğarken Kent Kimliğini Kurban mı Ediyor?

Malatya Küllerinden Doğarken Kent Kimliğini Kurban mı Ediyor?

Malatya yeniden mi kuruluyor, yoksa sadece binalar mı dikiliyor? 6 Şubat sonrası kentin kaderini tayin eden rezerv alan kararlarından, kaybolan şehir hafızasına, yerel yönetimlerin sınavından, 10 yıl sonrasının belirsiz Malatya profiline kadar tüm kritik soruları, İnönü Üniversitesi İİBF Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Sezik ile masaya yatırdık.

Beton yığınları arasında bir kentin ruhu kurtarılabilir mi? Prof. Dr. Murat Sezik, deprem sonrası Malatya’daki kentleşme sancılarını; mülkiyet haklarından idari hatalara, sosyal ayrışma riskinden yerel siyasetin eksiklerine kadar en çıplak haliyle analiz etti. Malatya için yıkım bitti, peki inşa süreci ne durumda?

Malatya Küllerinden Doğarken Kent Kimliğini Kurban mı Ediyor?

Malatya’nın hafıza mekânları diyebileceğimiz noktalar büyük hasar aldı. Yeni kentleşme planlarında kentin tarihi ve kültürel kimliği ne kadar korunabildi?

Deprem çok büyük bir acıydı, telafisi zor bir yıkım ama madalyonun öteki yüzünde Malatya’nın o eski, sıkışmış şehir yapısına müdahale etmek için de aslında zorunlu bir imkan doğurdu. Özelikle Akpınar ve Niyazi Misri gibi şehrin kalbi sayılan, ticaretin döndüğü ama artık nefes alamaz hale gelmiş yerler tamamen yıkılınca, buraları ayağa kaldırma şansımız olmuştu. Gönül isterdi ki bu süreçte oradaki esnaflarla da istişare edilsin, ne istediği sorulsun. Bu pek mümkün olmayınca, beklentileri karşılamayan, ruhu eksik bir tablo çıktı ortaya. Hafıza mekanlara gelecek olursak Yeni Cami’nin yeniden ayağa kaldırılması ve Söğütlü Cami’nin eski yerinde yapılmamış olması önemli sorunlarımızdan. Söğütlü Cami eski yerine değil de Emekliler Parkı diye bildiğimiz yere yapıldı ve bu tartışma konusu oldu. Merkezde yer alan bir meydanın yeniden bir inşaatla kapatılması ciddi bir rahatsızlık oluşturdu. Yine hafıza mekan olarak Kığılı Pasajı’nın yıkılmış olması, İstanbul Pasajı’nın yıkılmış olması, oralara ilişkin bir düzenlemenin olmaması da üzüntü verici oldu.

Merkez çarşı projesi (Bakırcılar, Kuyumcular vb.) tamamlandığında, Malatya eski ruhunu geri kazanabilecek mi, yoksa tamamen yeni bir şehir mi doğuyor?

Yeni yapılmakta olan şehir benim şehrim değil, gençliğimin, çocukluğumun geçtiği mekanlar değil. Ama şehre ruhu verenler de o şehirde yaşayan insanlar sonuçta. Buna alışmak zorundayız. Ticari mekanların zenginleştirilmesi, çeşitlendirilmesi biraz da şehircilik çalışmalarıyla ilgili. Tek merkezli şehircilikten artık vazgeçiliyor. Bizim idaremiz de çok merkezli şehir yapmak istiyor. Belli meslek grupları şehrin merkezi aynı zamanda şehrin finans merkeziydi. Şimdi bunlar şehrin belli noktalarına dağıtılmak isteniyor ve bence doğru da bir uygulama. Çünkü pandemi dönemlerini ele alırsak şehrin tek merkezli olması ciddi sorun oluşturmuştu. Tek merkezli şehirde yoğunluğu kontrol etmek zor. Alt merkezler oluşturmak bu bağlamda ciddi bir avantaj sağlayacak.

Kent merkezinden çevre ilçelere ve rezerv alanlara doğru yaşanan bu zorunlu uzaklaşma ( İkizce bölgesi gibi), Malatya’nın sosyal dokusunu etkiler mi?

Bu bölgeler ulaşım imkanları olmayan bölgeler değil. Yerel yönetimler bu bağlamda hızlı çözümler üretebilir aslında. Oraya toplu taşımayı arttırarak, saatlerini sıkılaştırarak, insanların diğer yerlere ulaşımını sağlamalı. Bu ulaşım imkanları sağlanmazsa eğer, sorunlar yaşanır ve insanlar gittikleri yerde mutlu olmazlar. İkizce aslında Organize Sanayi’ye yakın olması açısından ilerleyen dönemlerde rağbet görecek bir mekan. İleriki süreçte o fabrikalarda çalışanların İkizce bölgesine yerleşmesiyle en basiti ile Malatya trafiği bile rahatlayacaktır.

Deprem sonrası yeniden inşa sürecinde merkezi yönetim ile yerel yönetim arasındaki koordinasyonu nasıl buluyorsunuz? Özellikle düzenlediğiniz deprem çalıştayının raporu, karar vericiler tarafından ne kadar karşılık buldu, akademi ve sivil toplum karar alma süreçlerine dahil edildi mi?

Afet süreçleri olağan dışı süreçler olduğu için hızlı karar alma ve hızlıca onları uygulamaya sokmak gibi bir yaklaşım var. Siyasilerde bu bağlamda hızlı hareket edebilmek adına, akademisyen veya vatandaşa pek başvurmuyorlar. Fikir alışverişleri zaman alacağı için, siyasilerde seçim odaklı çalıştıkları için hızlı karar almak zorundalar. Hızlı karar alırken de merkezden yani Ankara’dan bir şehir plancısı birkaç mimarla oturur, verileri alır ve masa başında çalışırlar. Bence yanlıştı fakat siyasileri anlamaya çalıştığımda ancak böyle bir çıkış yolu görebiliyorum. Fakat belediye ve valilik son dönemlerde özellikle bizim fakülte ile çok yakın çalışıyor, o ilk baştaki mesafeli duruş kırıldı.

Malatya Küllerinden Doğarken Kent Kimliğini Kurban mı Ediyor?

10 yıl sonraki Malatya’yı hayal ettiğinizde, bugünkü planlama hataları veya doğruları kente nasıl bir etki yapar, ticaret merkezlerinin bugün belirlenen yeni yerleri ekonomiyi etkiler mi?

Biz bu dönüşüme duygusal bakıyoruz. Üzerine methiyeler dizdiğimiz çarşımıza baktığınızda; dar sokaklar, sıkıntılı bir trafik ve terkedilmiş binalar vardı. Artık bu sorunların olmayacağını düşünüyorum. Ticaretin tek bir merkezde toplanmamış olması şehri gelecek süreç içerisinde büyütecektir. Şehir büyüdü evet ama yol sıkıntımız var. Şu an Malatya’nın bütün yükü tek bir çevre yoluna binmiş durumda. Güney Kuşak Yolu ve Kuzey Kuşak Yolu yapıldı fakat yeterli değil çünkü ikisi de bir noktada bitiyor. Bu yolların hızlıca bitirilmesi gerekiyor.

Rezerv alanlar ile birlikte mülkiyet haklarının korunması noktasında ciddi sıkıntılar yaşandı. Kamu yararı ile bireysel mülkiyet hakkı arasında nasıl bir denge kurulmalı idi?

Rezerv alanlar bizim en ciddi en sorunlu alanlarımızdan bir tanesi. Vatandaşın binası sağlam ama rezerv alan ilan ediyorsunuz, binasını yıkıyorsunuz ve borçlandırıyorsunuz. Burada çözülmesi gereken bir sürü sıkıntı oldu. Mesela oturduğu ev 120 metrekare; bunu rezerv alana soktunuz, sağlam binasını yıktınız ve borçlandırıp düşük metrekareli eve koydunuz. Burada bir mağduriyet söz konusu. Ben rezerv alanların en sıkıntılı uygulama olduğu kanaatindeyim, yerinde dönüşümde çok fazla sorun yaşanmadı. Yerinde dönüşümde sadece müteahhitlerin kontrolsüzlüğü ve denetimsizliği sorun oluşturdu. Ama şu açıdan da baktığımızda, eskiden geniş evlerde oturuyorduk fakat sokaklarımız dardı. Belki bu bağlamda daha geniş sokaklar ve parklarımız olacak.

Malatya’nın simgesi olan çarşı merkezinin tek tip bir mimariyle yeniden inşa edilmesi, kentin hafızasını ve turizm potansiyelini öldürür mü?

Malatya esasında başlı başına bir turizm, sanayi ve tarım kenti değil. Malatya kısmen sanayide, kısmen tarımda özellikle kayısı ile öne çıkan bir şehir. Turizmde biraz kendini anlatmaya çalışıyor. Arslantepe ve Battalgazi yani Eski Malatya’daki mekanları ön plana çıkarmaya çalışıyor. Nemrut’la bir bağ kurarak turist rotasına katmaya çalışan bir şehir Malatya. Fakat Nemrut konusunda yetersiz. Ben çocukluk yıllarımı hatırlıyorum çok fazla turist Malatya’dan Nemrut’a geçerdi. Son yıllarda bu eğilim Adıyaman üzerinden şekillenmeye başladı. Malatya’da iç turizm ile ilgili bir potansiyel var ama yurtdışından gelecek turistin artacağını düşünmüyorum. Ne kadar yatırım yaparsanız yapın bir canlanma olmayacaktır. Turizmi çeken üç şey vardır; yol, yemek, yatak. Malatya yemek açısından nitelikli ve nezih fakat Nemrut’u düşünelim, oraya giden yolumuz çok kötü. Bizim tarihi ve kültürel varlıklarımızı çok iyi anlatabildiğimize inanmıyorum, anlatamıyoruz. Göbeklitepe oldukça öne çıktı biz Arslantepe’yi öne çıkarmayı beceremedik. Burada yerel yönetimlerin ciddi bir çaba göstermesi lazım.

Prof. Dr. Murat Sezik’in analizleri, Malatya’nın sadece binalardan ibaret bir şantiye alanı değil, yaralı bir toplumsal hafızanın iyileşme çabası olduğunu gözler önüne seriyor. Şehrin ticari kalbinin tek merkezden kurtarılması zorunlu fırsat olarak değerlendirilse de mülkiyet haklarındaki pürüzler ve mimari dokudaki tek tipleşme, Malatya’nın kendine has ruhunu kaybetme riskini barındırıyor. Yıkım süreci tamamlanmış olsa da Malatya için asıl sınav; binaları ayağa kaldırırken, içinde yaşayan insanların anılarını ve aidiyet duygusunu o sokaklarda yeniden yaşatabilmek olacaktır.

Kaynak: Melahat Sengir
 

Malatya Net Haber - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!
Özel Haber
Yorumlar 3
ss 27 Nisan 2026 20:27

bu degerli yorumlarinizdan dolayi tesekkürler. Insallah sehrimiz bir an önce ayaga kalkar.

o.tuğrulca 26 Nisan 2026 19:42

Elinize yüreğinize sağlık. Değerli tespitler var. Selam ve dua ile...

A 25 Nisan 2026 21:51

Dükkanları bir an önce bitirip sahiplerine verin. Küçücük dükkanları yan dükkanla birleştirmelerine izin verin. O küçücük tuvaletsiz dükkanları nasıl yaptınız

Bakmadan Geçme