Malatya kayısısının arkasındaki ağır ekmek mücadelesi: Sirkelemeden patiğe….
Dünyanın kuru kayısı ihtiyacının yüzde 85'ini tek başına karşılayan Malatya ovasında, yılın en hummalı hasat dönemi başladı. Yaklaşık 20 bin mevsimlik işçinin ter döktüğü bu süreçte, meyvenin daldan sofraya uzanan zorlu yolculuğu, çalışanlar için hem zamana karşı amansız bir yarışa hem de sınırları zorlayan bir fiziksel dayanıklılık sınavına dönüşüyor.
Üretici rekolteden memnun
Çalışma saatlerinin uzunluğu ve işin fiziki ağırlığının yanı sıra, mevsimlik işçilerin yaşam alanlarındaki altyapı yetersizlikleri de sürecin bir diğer önemli parçasını oluşturuyor. Bahçe kenarlarındaki boş arazilere kurulan branda çadırlar, gün boyu doğrudan güneş ışığı aldığı için akşam saatlerinde dahi yüksek sıcaklık barındırıyor. Çadırlarda elektrik hatlarının yetersiz olması buzdolabı gibi temel cihazların kullanımını sınırlandırırken, içme ve temizlik suyunun tankerlerle ya da bidonlarla taşınması hijyen koşullarını zorlaştırıyor. Özellikle kadın işçiler, bahçedeki mesailerinin ardından çadır alanında yemek pişirme, çamaşır yıkama ve çocuk bakımı gibi ev içi işleri de üstlenerek çifte bir yoğunluk yaşıyor. Dünyanın kuru kayısı ihtiyacını karşılayan Malatya’da, üreticiler rekolte ve kaliteden memnuniyet duyarken; mevsimlik işçiler de her yıl tekrarlanan bu zorlu hasat döngüsünü ekonomik kazanç sağlama hedefiyle ve yoğun bir tempoyla tamamlamaya çalışıyor. Haber-Foto: Melahat Sengir
Bakmadan Geçme