Malatya'da hasat öncesi kayısıyı bekleyen tehlike: Ucuz diye kanmayın!
2025 yılında yaşanan zirai don felaketinin ardından umutlarını 2026 hasadına bağlayan Malatyalı kayısı üreticileri, bu kez piyasaya sürülen kalitesiz kükürt tehlikesiyle karşı karşıya. Esnaf, özellikle düşük fiyatla satılan İran menşeili standart dışı kükürtlerin hem üreticinin emeğini hem de Malatya kayısısının ihracattaki itibarını riske attığını dile getirdi.
Dünyanın kuru kayısı başkenti Malatya’da, 2026 yılı hasat sezonu yaklaşırken kentte hummalı bir hareketlilik yaşanıyor. Hatırlanacağı üzere, geçtiğimiz yıl meydana gelen ve kayısı çiçeklerini henüz dalındayken vuran zirai don felaketi, şehirde neredeyse sıfıra yakın bir rekolteye neden olmuş, üreticiyi derinden sarsmıştı. Malatyalı üreticiler, bu yıl bereketli bir hasat için gün sayıyor. Ancak hasat hazırlıklarının yoğunlaştığı bugünlerde sektör temsilcileri, kayısının kalitesini doğrudan etkileyen kükürtleme aşamasında ciddi bir tehlikeye dikkat çekiyor.
Kayısının raf ömrünü uzatıyor
Malatya ekonomisinin lokomotifi olan kuru kayısıda, ürünün rengini koruyan, raf ömrünü uzatan ve küflenmeyi önleyen kükürtleme işlemi, ihracat kalitesi açısından en kritik aşamalardan biri olarak görülüyor. Uzmanlar, bu süreçte kullanılacak kükürdün kalitesinin hem ürünün dayanıklılığı hem de uluslararası pazarlardaki rekabet gücü açısından büyük önem taşıdığına vurgu yapıyor.
Düşük kaliteli kükürtler yaygınlaştı
Kentte tarım ilaçları ve kükürt satışı yapan esnaflar ise piyasada son günlerde standart dışı ve düşük kaliteli İran menşeili kükürtlerin yaygınlaştığını öne sürüyor. İddiaya göre cazip fiyatlarla satışa sunulan bu ürünler, kükürt odalarında yeterli şekilde yanmıyor veya eksik yanarak kayısının rengini, kalitesini ve muhafaza süresini olumsuz etkiliyor.
Bir yıllık emek heba olmasın
Esnaf, kaliteli yerli kükürdün 25 kilogramlık torbasının yaklaşık 1.250 TL seviyesinde satıldığını, düşük kaliteli ithal ürünlerin ise yaklaşık 1.000 TL'den alıcı bulduğunu belirtiyor. Aradaki fiyat farkının üreticiyi cezbettiğini ifade eden sektör temsilcileri, "Torba başına 250 lira tasarruf etmek isterken tonlarca kayısının değer kaybetmesi söz konusu olabilir. Bir yıllık emek küçük bir fiyat avantajı uğruna riske atılmamalı" değerlendirmesinde bulundu.
Uzmanlar, kükürtleme işleminin yalnızca ürünün görünümünü değil, aynı zamanda depolama süresini ve ihracat standartlarını da doğrudan etkilediğini belirtiyor. Kükürtleme sırasında kullanılan kükürdün kalitesiz olması veya işlemin bilinçsiz yapılması, ürünün uluslararası pazarlarda sorun yaşamasına neden olabiliyor.
Avrupa ihracatta sınır koyuyor
Türkiye'de kuru kayısı üretiminin yüzde 80'den fazlası kükürtle kurutma yöntemiyle gerçekleştiriliyor. Ancak özellikle Avrupa ülkeleri, kuru kayısıdaki kükürtdioksit miktarına sıkı sınırlar uyguluyor. Almanya ve İngiltere'de üst limit 2.000 ppm iken, Fransa ve Danimarka'da 1.000 ppm, İtalya'da 600 ppm, Avusturya'da ise 300 ppm olarak uygulanıyor. Türkiye'de ise yasal üst sınır 2.000 ppm seviyesinde bulunuyor.
Sektör temsilcileri, yaklaşan ihracat sezonu öncesinde kalitesiz kükürt kullanımının yalnızca üreticinin zarar etmesine değil, Malatya kayısısının uluslararası pazarlardaki güvenilirliğinin de zedelenmesine yol açabileceğine dikkat çekiyor. Malatya'nın en önemli ihracat ürünü olan kuru kayısıda kalite standardının korunması, hem üreticinin kazancı hem de Türkiye'nin dünya pazarındaki güçlü konumunun sürdürülebilmesi açısından kritik önem taşıyor.
Bakmadan Geçme



