• Haberler
  • Ekonomi
  • Dünya liderliği kağıt üstünde mi kalıyor? Malatya kayısısındaki krizin anatomisi

Dünya liderliği kağıt üstünde mi kalıyor? Malatya kayısısındaki krizin anatomisi

Dünya kuru kayısı üretiminin merkez üssü olan Malatya, küresel ticaretteki liderliğini sürdürmesine rağmen tarihinin en kritik sınavlarından birini veriyor. İklim değişikliğinin yarattığı dengesizlikler üretimi doğrudan tehdit ederken, sektördeki kurumsal eksiklikler ve geleneksel üretim modellerindeki ısrar, Malatya'nın elini zayıflatıyor.

Dünya kuru kayısı üretiminde tartışmasız lider konumda bulunan ve "kayısının başkenti" olarak bilinen Malatya, 58 yıldır sürdürdüğü bu unvanı korumak için zorlu bir süreçten geçiyor. Şehrin ekonomisinin can damarı olan ve 50 binden fazla aileyi doğrudan etkileyen kayısı sektörü, son dönemde yaşanan iklimsel felaketler ve küresel pazar dönüşümleri nedeniyle ciddi bir sınav veriyor. BİLSAM Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. İbrahim Gezer, Malatyanethaber.com’u ziyaret ederek “Malatya Kayısısı Gelecek Stratejileri” raporunun 20'nci sayısı hakkında bilgiler verdi. 10 kuruluş ve 14 kurum yetkilisinin katkılarıyla hazırlanan raporda kayısı tarımının üretim yapısı ve mevcut sorunları tek tek ele alındı.

Malatya kayısı sektörü, uzun yıllardır tekrarlayan ve yapısal nitelik taşıyan sorunlarla karşı karşıya. Bu sorunlar çoğu zaman don gibi olağanüstü iklim olaylarıyla görünür hale gelse de aslında kronikleşmiş üretim yapısı, organizasyon ve kurumsal eksikliklerden kaynaklanıyor.

Yaşlı Bahçeler, Yetersiz Yenileme ve Parçalı Araziler Üretimi Zorlaştırıyor 

Malatya’da kayısı üretimi, uzun yıllardır küçük ölçekli aile işletmelerine dayalı ve parçalı arazi yapısı üzerinde sürdürülüyor. Farklı dönemlerde hazırlanan rapor ve değerlendirmelerde de vurgulanan bu yapısal sorunlar; modern tarım tekniklerinin uygulanmasını, mekanizasyon düzeyinin artırılmasını ve üretimde standartlaşmanın sağlanmasını güçleştiriyor. Rapor, son yıllarda don olaylarının daha sık yaşanmasıyla birlikte, donla mücadeleye yönelik teknik yatırımların (rüzgâr makineleri, ısıtma sistemleri, sisleme gibi uygulamalar) küçük ölçekli işletmeler için ekonomik açıdan erişilemez olduğu daha net biçimde ortaya koydu. Bu durum, üretimdeki riskin bireysel üreticiler üzerinde yoğunlaşmasına ve kolektif çözüm mekanizmalarının gelişememesine yol açtı. Bunların yanı sıra, mevcut bahçelerin önemli bir kısmı yaşlı ağaçlardan oluşması hem verimi hem de kaliteyi olumsuz etkiledi. Yenileme ve gençleştirme yatırımlarının sınırlı kalması, uzun vadede üretim kapasitesinin korunmasını zorlaştırdı. Son 15 yılda üretim artış hızının ciddi biçimde yavaşlaması bu yapısal sorunun göstergesidir.

Üretici Profili Yaşlı

Malatya kayısısının önemli bir diğer yapısal sorunda üretici profilinin yaşlanması ve genç nüfusun tarımdan uzaklaşması üretimde yenilikçi uygulamaların benimsenmesini sınırlarken güçlü geleneksel bilgi birikiminin yenilikçi, dijital tarım, modern risk yönetimi ve dijital yöntemlerle yeterince bütünleşememesine sebep oldu. Bu durum özellikle don sonrası yeniden yapılanma süreçlerinde bilimsel bilginin sahaya yeterince yansıtılamaması ve bilgi aktarım mekanizmalarının zayıflığını gösterdi. 

Üretim Hala Kırılgan Temelde

Malatya kayısı üretimi, kalite ve pazar bilinirliği açısından büyük avantaj sağlıyor. Ancak erken çiçeklenme özelliğine sahip sınırlı sayıda kurutmalık çeşide dayanması nedeniyle don riskine karşı son derece hassas. İlkbahar geç donları, erken çiçeklenen çeşitlerin üretimde ne kadar büyük bir risk oluşturduğunu gözler önüne serdi. Özellikle donun şiddetli olduğu yıllarda rekoltedeki sert düşüşler, sadece o yılın üretimini değil, aynı zamanda ağaçların sağlığını ve gelecek yıllardaki verim potansiyelini de olumsuz etkiliyor. Buna rağmen çeşit ve anaç yapısında köklü bir dönüşüm sağlanamazken, üretim yapısı büyük ölçüde aynı kırılgan temeller üzerinde devam ediyor.

Don, İhracatı da Tehdit Ediyor

İklim değişikliğiyle birlikte don olaylarının sıklığı ve etkisi artarak kayısı üretiminde yapısal bir risk haline geldi. Özellikle 2014 ve 2025 yıllarında yaşanan yaygın donlar, neredeyse tüm bölgedeki üretimi etkileyerek ciddi kayıplara yol açtı. Bu durum, ihracatta arzın daralmasına ve piyasa dengesinin bozulmasına neden oldu. Söz konusu yıllarda ihracat miktarları düşerken, bazı pazarlarda Malatya Kayısısının tedarik sürekliliği sorgulanır hâle geldi. Böylece don riski, yalnızca tarımsal üretimi değil, ticari ve stratejik açıdan da önemli bir tehdit oluşturuyor.

Üretici Hep Zararda! 

Malatya kayısı sektöründe fiyatlar, büyük ölçüde yıllık rekolte miktarına bağlı olarak şekilleniyor. Rapora göre, yüksek rekolteli yıllarda fiyatlar düşerken, düşük rekolteli don yıllarında fiyatlar yükselse de bu artış çoğu zaman üreticilerin gelir kayıplarını telafi etmeye yetmiyor. Örneğin 2014 ve 2020’de yaşanan don olaylarında, fiyatlardaki yükselişe rağmen toplam üretimdeki sert düşüş, üreticilerin ciddi gelir kayıpları yaşamasına yol açtı. Öte yandan yüksek rekolteli yıllarda düşen fiyatlar, üreticilerin yine maliyetlerini karşılamakta zorlanmasına neden oldu. Bu döngü, Malatya kayısı tarımında gelir istikrarsızlığını kronik bir sorun haline getiriyor.

Üretici Sektörde Kalmakta Zorlanıyor

Rapora göre, kayısı üretiminde gübre, enerji, sulama ve işçilik maliyetlerindeki artış, üreticilerin sektörde kalma isteğini zayıflatıyor. Girdi kullanımında bilimsel planlamanın yeterince yaygın olmaması, maliyetlerin etkin yönetilmesini zorlaştırırken, yüksek kalite potansiyeline sahip ürünlerin ekonomik karşılığının da alınamamasına yol açıyor.

Kalite Kayıplarının Temel Nedeni Hasat ve İşleme

Malatya kayısısında hasat yöntemlerinin hâlâ elle yapılması ve meyveye verilen zararlar, üretimde kayıplara neden oluyor. Kurutma yöntemlerindeki farklılıklar, sülfürleme uygulamalarının standartlaşmamış olması ve depolama koşullarındaki yetersizlikler, ürün kalitesinde dalgalanmalara yol açıyor. Özellikle yüksek tat indeksi ve renk kalitesine sahip kayısının uygun koşullarda işlenememesi, geçmiş dönemlerde ciddi ekonomik kayıplara neden oldu. Bu durum, kalite odaklı pazarlama stratejilerinin önündeki temel engellerden biri olarak uzun yıllardır varlığını sürdürüyor.

Kurumsal Yapı Eksikliği Sektörde Sorunları Tekrarlatıyor

Raporda, kurumsal koordinasyon eksikliği ve destek politikalarının, geçmiş dönemlerde yaşanan krizlerin ardından çoğu zaman kısa vadeli ve reaktif müdahalelerle sınırlı kaldığı, bu yaklaşımın uzun vadeli yapısal dönüşümü desteklemediği ortaya konuldu. Kalıcı bir kurumsal yapının bulunmaması ise aynı sorunların farklı yıllarda yeniden ortaya çıkmasına yol açıyor.

Geleneksel Yöntem mi, Yapısal Dönüşüm mü?

Malatya kayısı sektörü; don riski, rekolte dalgalanmaları, fiyat istikrarsızlığı ve kurumsal eksikliklerin birbirini beslediği yapısal bir kırılganlık döngüsü içinde liderliğini sürdürme mücadelesi veriyor. Bu durum, bilim temelli, bütüncül ve uzun vadeli bir yapısal dönüşümü kaçınılmaz hale getiriyor. Malatya kayısı sektörü bugün bir tercihle karşı karşıya. Ya geçmişten gelen geleneksel yöntemlere bağlı kalarak birkaç yılda bir benzer kayıplarla yüzleşmeye devam edecek ya da bilimsel veriler ve stratejik öneriler doğrultusunda kapsamlı bir dönüşüm sürecini hayata geçirecek.

Malatya Net Haber - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!
Özel Haber
Yorumlar 2
Çifçi 13 Mart 2026 23:44

2025 sezonunda depolarda ki kayısıyı bitirmeden 2026 yı gözleyen malatya :))

Köylü 13 Mart 2026 15:44

Satılmadı figürü illaki kırıcı fiyatı düşürmek için almamıştır. ):

Bakmadan Geçme