Dindarlık haksız kazancın örtüsü olamaz!

Sermaye piyasaları ve yatırım fonları etrafında günlerdir tartışılan ve kamuoyunda geniş yankı uyandıran fon krizi' iddialarına yönelik İnsan ve Değer Hareketinden açıklama geldi. Yapılan açıklamada, dindarlıkla haksız kazancın üstünün örtülemeyeceği vurgulandı.

Haberin Özeti

  • • İnsan ve Değer Hareketi, sermaye piyasalarındaki "fon krizi" iddialarına yönelik açıklamasında "dindarlık haksız kazancın örtüsü olamaz" dedi.
  • • Hareket, yatırım fonlarındaki haksız kazanç, piyasa manipülasyonu ve güvenin kötüye kullanılması iddialarının bağımsızca araştırılmasını talep etti.
  • • Açıklamada, inançlı görünmenin dokunulmazlık getirmediği, dini söylemlerin çıkar örtüsü yapılmaması ve kazancın ahlaklı olması gerektiği vurgulandı.

İnsan ve Değer Hareketi, yatırım fonları ve sermaye piyasaları etrafında gündeme gelen iddialara ilişkin yaptığı açıklamada, haksız kazanç, piyasa manipülasyonu ve güvenin kötüye kullanılması iddialarının bağımsız kurullar tarafından araştırılması çağrısında bulundu. Hareket, sorumluların siyasi kimliklerine, makamlarına ve servetlerine bakılmaksızın hukuk önünde hesap vermesi gerektiğini belirtti.

Ticaret helaldir

Yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi; “Yatırım fonları ve sermaye piyasaları etrafında gündeme gelen iddialar, yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda ahlaki ve vicdani bir meseledir. Milletimizin emeği, birikimi ve güveni hiçbir kimsenin çıkar hırsına kurban edilemez. İslam’ın ölçüsü açıktır: Mal bir imtihandır; kazanç ise hukuk, emek, rıza ve ahlakla birlikte anlam kazanır. Ticaret helaldir; fakat hile, aldatma, haksız kazanç ve insanların mallarını haksız yollarla elde etmek asla meşru görülemez.   Bir insanın yıllarca biriktirdiği helal kazanç, başka bir insanın açgözlülüğüne kurban edilemez. Milletin güveni, hiçbir kimsenin şahsi servetinin hammaddesi değildir. İnançlı görünmek yetmez; kazancın da ahlaklı olması gerekir! Toplumda İslami kimlikle tanınmak, dini söylemleri kullanmak, iktidara yakın olmak veya manevi değerlerden söz etmek, hiç kimseye bir dokunulmazlık kazandırmaz. İnanç, çıkarlarımızı korumak için kullandığımız bir örtü değil; çıkarımızla çatıştığında dahi bağlı kalmak zorunda olduğumuz temel ölçüdür.   Dindarlık yalnızca sözde, görünüşte ve törensel davranışlarda aranamaz. 

Her iddia araştırılmalı

Dindarlık; yetim malına el uzatmamakta, işçinin ücretini eksiksiz ödemekte, ticarette hile yapmamakta, kamu imkânlarını şahsi menfaate dönüştürmemekte ve başkasının hakkını kendi kazancından üstün tutabilmektedir.  Yaşanan gelişmeler karşısında öfkelenmek, üzülmek ve hesap sorulmasını istemek anlaşılır bir durumdur. Ancak öfkemiz bizi peşin hükme, ayrımcılığa ve hukuksuzluğa sürüklememelidir. Her iddia araştırılmalı, her mağduriyet ciddiye alınmalı, her sorumluluk delillerle belirlenmelidir. Ne bütün yatırımcılar suçludur ne de bütün piyasa işlemleri haksızdır. Fakat hiçbir sistem, insanların emeğini istismar edenlerin korunmasına izin vermemelidir.   Rabbimiz Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurur: “Mallarınızı aranızda batıl yollarla yemeyin.” (Nisâ, 4/29) Peygamber Efendimiz (sav) ise şöyle buyurmuştur: “Bizi aldatan bizden değildir.” (Müslim, Îmân, 164).”

Toplumun vicdanını yaralıyor

Bildirinin son bölümünde, son günlerde davetçi şahsiyetlere yönelik gerçekleştirilen gözaltı ve ithamlara da değinildi. Bu durumun doğru bulunmadığı ve toplum vicdanını derinden yaraladığı ifade edilerek şu ifadelere yer verildi; "Son günlerde davetçi şahsiyetlere yönelik gerçekleştirilen haksız gözaltı ve ithamları doğru bulmadığımızı, toplum vicdanını derinden yaraladığını ifade ederek şiddetle kınıyor, zedelenen adaletin onarılmasını talep ediyoruz."
 

Malatya Net Haber - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!

Bakmadan Geçme