Hakan Ertürk

Dost Mektupları

Hakan Ertürk

RAMAZAN KESKİN HOCA VE ANILAR 6

        Hoca’m, ilerlemiş yaşına rağmen azimliydi.

Kendisine yoldaşlık edecek bir toplum olsaydı ülke çapında hayırlı işlere imza atacak planları vardı. Zaten kendisi hep planlı, programlı yaşardı. Hesapsız, kitapsız hareket etmezdi. Bu sebeple sık sık geçmişine dair öz eleştirilerde bulunurdu. Geriye dönebilse o dönemlerde yaptığı bazı şeyleri yapmayacağını söylerdi.

Uzun ve hararetli ev sohbetlerimizde bize şu sözü çok kullanırdı: “Ne yapmak istiyorsunuz? Karar verin.”  Yine derdi ki: “Şu anda bu ülkede ya sosyal ya kültürel ya da siyasî bir çalışma yürütebilirsiniz. Bunların dışındaki bir faaliyet ne uygun olur ne de müsaade ederler.”

Onun aklındaki şey siyasî bir çalışmaydı. Çünkü Hoca’ma göre siyasî bir çalışma, sosyal ve kültürel çalışmaların da rahat yapılmasını sağlardı. Bunun üzerinde çok konuştuk, çok itirazlarımız oldu. Ancak Hoca’m mevcut şartlar altında Müslümanlar için en uygun çalışmanın siyasî bir çalışma olacağına inanıyordu. Tabii bizim aklımız hemen seçime, sandığa, oy kullanmaya gidiyordu. Demiştik ki kendisine: “Hoca’m, hadi partiyi kurduk. Kim bize oy verir.  Bırakın seçimi kazanmayı, hatırı sayılır bir oy bile alamayız.”

O, her zamanki gibi bize yepyeni bir pencere açmış, oradan bakmamızı sağlamıştı. “Oy kaygısıyla, iktidar olma maksadıyla parti kurmayacaksınız ki.” demiş, sonra da şunları eklemişti: “Buradan kalkıp Hakkari’de sizin gibi düşünen, sizinle birlikte hareket eden Müslümanları ziyaret etseniz dikkat çekersiniz. Edirne’deki Müslümanları ziyaret etseniz dikkat çekersiniz. Birileri sizin gizli kapaklı bir işler çevirdiğinizi düşünüp sizi de ziyaret ettiklerinizi de sıkıntıya sokar. Bir parti şemsiyesi altında bu ziyaretleri gerçekleştirirseniz daha rahat hareket etmiş olursunuz. Derdiniz İslam’ın güzelliklerini ülkenin her köşesine ulaştırmak ve davanızı tüm ülkeye duyurabilmekse bunu kültürel yahut sosyal bir çalışmayla yapamazsınız. Bunu ancak siyasî bir oluşumla yapabilirsiniz. Sandığa ve oy kullanmaya gelince isterseniz kendinize bile oy vermeyin. Önemli değil ki. Çünkü sizin gayeniz iktidar olmak değil, insanlara davanızı ulaştırmakır.”

Hoca’m orijinal biriydi. Fikirleri ve tespitleri de orijinaldi. Hoca'm gibiler için "Cins beyin" tabiri kullanılır. Böyleleri nadir bulunur ve kolay anlaşılmazlar. O da nadir biriydi ve kanaatimce yeterince anlaşılmadı.

O, mevcut şartlarda İslamî bir mücadelenin ancak kelam ve kalemle olabileceğine inanırdı. Üçüncü bir mücadele biçiminin hem Müslümanlara hem de İslamî çalışmalara zarar vereceğini söylerdi. Hem de çok söylerdi. Bize İhvan-ı Müslimin örneğini çokça verirdi. Onlar gibi şiddete başvurmadan mücadele etmenin gerekliliğini anlatırdı. Mücadeleden vazgeçilmeyecek ama şiddete de yer verilmeyecek…

Bir gün ben ve Kürşat’ı çağırdı. Akşam belirlenen saatte gittik. Odada Hoca’dan başka iki kişi daha vardı. İkisi de tanıdığımız, yaşça bizden küçük kişilerdi. Hoca’m meseleye girdi. Bu ikisinin Suriye’ye gitmeyi düşündüklerini, kendilerini defalarca uyarmasına rağmen kendisini dinlemediklerini, bizi de bu gece onlara yapacağı son nasihatlere şahit olmamız için çağırdığını söyledi. O gece saatlerce Hoca’m dil döktü. Bir mücadele vereceklerse şiddete başvurmadan bu topraklarda vermeleri gerektiğini söyledi. O iki kişiden biri, kendini gitmeye şartlandırmıştı. Kendisi hafızdı. Medrese eğitimi almıştı. Hoca’m ona çok ısrar etti. Burada kalıp insan yetiştirmesini söyledi ama dinletemedi. Bize “Siz şahitsiniz. Ben vazifemi yaptım.” dedi. İlerleyen saatlerde kalkıp her birimiz kendi evimizin yolunu tuttuk.

O gecenin üzerinden ne kadar zaman geçti hatırlamıyorum fakat çok uzun bir zaman da geçmemişti. O gece Hoca’nın ısrarla kalmasını, insan yetiştirmesini, ilmiyle insanlara faydalı işler yapmasını istediği kişinin Suriye’de öldürüldüğünü sosyal medyada öğrendim. Hem de nasıl olmuş biliyor musun? Daha Suriye’ye gittiği ilk gün olsa gerek bir camide iftar hazırlığı yaparken canlı bir bombanın kendini patlatması sonucu can vermiş. Allah kendisine rahmet etsin.

(Devam edecek inşallah)

Yazarın Diğer Yazıları