Hakan Ertürk

Dost Mektupları

Hakan Ertürk

ÇÖZÜM BELLİ 1

        Alım gücü düşen, ağır vergiler ve cezalar altında inleyen garip dosta…

        “Çözüm” demişsin. “Yok mu bir çözüm?”

        Var elbet… Hem de çok basit ve pratik bir çözüm yolu var. Yeter ki uygulayıcılar samimiyetle bu çözüm yoluna başvurmak istesinler. Gerisi çorap söküğü gibi gelir.

        Cevabımı merak ettiğini hissediyorum fakat cevabı okuyunca bunu zaten ben de biliyordum, diyebilirsin. İşte belini büken ekonomik sıkıntıdan kurtulmanın reçetesi: Vergiler en az seviyeye çekilmeli, vatandaşa ağır para cezaları kesmek için fırsat kollanmamalı ve kamu kurumlarında israfla mücadelede seferberlik ilan edilmeli. Öyle ki kamu kurumlarında israfa karşı adeta olağanüstü hâl ilan edilmeli.

Kıymetli Dost,

Bu saydıklarım yöneticiler tarafından tüm ülkede, tüm şehirlerde, tüm ilçelerde ve köylerde uygulansın; gör bak her şey nasıl daha güzel oluyor. Gör ve bak hayat, güzel kokulu bir gül gibi  nasıl da seni kendine çekiyor.

Diyebilirsin ki delilin ne? Öyle ya, Rabb’imiz Kur’an-ı Kerim’de buyuruyor ki: “Eğer doğru söylüyorsanız delilinizi getirin.”  Ben de delilimi getireyim o vakit. Bu söylediklerimi destekler mahiyette şunları söyleyeyim:

Senelerce devletin üst düzey mevkilerinde vazife almış, devlet yönetiminin hemen her kademesinde bulunmuş, siyasetin kurdu sayılan bir yöneticiden dinlemiştim. Diyordu ki: “Kamu kurumlarında israfın önü alınsın, vatandaştan vergi almaya gerek bile kalmaz.”

Lakin ne hazindir ki elinde yetki olanların -gördüğümüz kadarıyla- ne böyle bir dertleri, ne endişeleri, ne de israfı sorun görüp düzeltmeye dair bir gayeleri var. Onlar, sırça köşklerinde yemekli toplantılar tertiplemekle, reklam panolarını fotoğraflarıyla süslemekle, sanat adı altında vatandaşa ne gibi faydalar sağladığı belli olmayan etkinlikler düzenlemekle meşguller.

Şöyle bir düşün. Belediyelerin en mütevazı programlarında bile ne paralar harcanıyor… Caddeleri süsleyen(kimine göre kirleten) reklam panolarındaki reklamlar için yöneticiler kendi ceplerinden harcama yapmadıklarına göre bu masraflar her seferinde vatandaşın belini nasıl da büküyor…

Bunlar, sadece belediye harcamalarından küçücük iki kalemdi. Sen, diğer  harcamaları şöyle bir tahayyül et. Bu tahayyülün sınırlarını belediye sınırlarından aşıp ülkenin en büyük kurumlarına doğru genişletirsen küçük dilini yutabilirsin.

“Olmazsa da olur.” diyebileceğimiz öyle harcamalar var ki bunların önü bir alınsa sen de ben de bizim gibi olan diğerleri de rahat bir nefes alacağız. Gel gör ki bizim sınıfın rahat nefes alması, başka bir sınıfın işine gelmiyor. Eğer böyle değilse o zaman neden bu kadar basit ve pratik bir uygulama hayata geçirilmiyor? Neden Allah’ın haram kıldığı israfla, Allah’a iman ettiğini söyleyenler mücadele etmiyor? Neden her seferinde vatandaş ağır trafik, vergi vb. cezalarla ve yüksek işlem ücretleriyle cezalandırma yoluna gidiliyor? Devlet, vatandaşına tuzak kurar mı?

Değerli Dost,

Vergi konusuna gelince bu hususta da delilimi getireyim. “Mukaddime”yi okudun mu bilmiyorum. İbn Haldun, bu eserinin bir yerinde vergiler konusuna değinir ve özetle şöyle der:

(Devam edecek inşallah)

Yazarın Diğer Yazıları