MASARU EMOTO’NUN İLGİNÇ DENEYLERİ
Değerli Dost,
Japon doktor Masaru Emoto ilginç bir adam… İlginçliği, yaptığı ilginç deneylerden geliyor. Bu deneylerin ilginç olmakla beraber insan ruhuna dokunan yönleri var. İnsan ruhuna dokunan her şeyin ilgini çektiğini bildiğimden dolayı bu deneylerden ve neticelerinden sana biraz bahsetmek istiyorum.
Dr. Masaru Emoto’nun pirinç deneyinden bahsedeyim sana:
Üç kap pirincin üzeri suyla kaplanır. Bir ay boyunca her gün birincisine “Teşekkür ederim”, ikincisine “Sen bir aptalsın.” diye söylenir. Üçüncüsüyse tamamen ilgiden mahrum bırakılır. Tam bir ay boyunca her gün bu uygulamaya devam edilir. Bir ay sonraki sonuç şudur: Her gün kendisine teşekkür edilen pirinç çok güzel bir kokuyla beraber filiz verir. “Sen bir aptalsın.” denilen ikinci kaptaki pirinç tamamen kararır. İlgisiz kalan üçüncü kaptaki pirinçse bozulmaya yüz tutar.
Dr. Masaru Emoto, bu deneyin hepimize çok büyük bir ders verdiğini söyler. Özellikle çocukların gelişimi açısından düşünüldüğünde onlarla ilgilenmenin ne denli önemli olduğunu gösteren bir deney olduğunu söyler. Ayrıca çocuklarımıza sevgimizi koşulsuz olarak vermemiz gerektiğini söyler ve şöyle devam eder: “Umursanmamak en büyük zararı verir.”
Sadece çocuklar üzerinde değil, her yaştan insanın üzerinde ciddi olumlu dönüşümler sağlar hoş bir söz yahut ilgi...
Bir düşünsene tepende biri durmuş, sürekli seni eleştirip duruyor. “Yok sen şöylesin, yok sen böylesin. Sen şunu yapmadın, sen bunu demedin. Sen yapamazsın, sen başaramazsın, vs. vs.” Yahut birine gerek kalmadan sen kendi kendine menfî düşünceleri telkin edip durursan hayâlini kurduğun mutluluk için değil mücadele etmek, ayağa kalkacak dermanı kendinde bulabilir misin?
Durmadan bu türden sözler işiten bir kalp, kendisini eleştiri bombardımanına tutan birine kapılarını hasbi olarak açamayacağı gibi kendine dönük olarak da günbegün erimeye ve ölmeye yüz tutar.
Dr. Masaru Emoto, benzer bir deneyi su üzerinde de gerçekleştirmiş ve etkileyici sonuçlar almıştır. Su şişelerinin bazılarının üzerine sevgi içerikli sözler yazarken bazılarının üzerine tam tersi ifadeler yazar. Sonra da laboratuvar ortamında su damlalarının fotoğrafını çeker. Sonuç olağanüstüdür. Sevgi içerikli sözlere muhatap olan su molekülleri çok güzel şekiller oluştururken tam tersi ifadelere maruz kalan su molekülleri çirkin görüntüler oluşturur.
İnsan vücudunun ciddi bir kısmının sudan oluştuğunu düşününce olumlu düşünmenin ve güzel söz söylemenin insan bedeni ve psikolojisi üzerinde güzel neticeler doğuracağını anlamak güç değil.
Bu deneyleriyle Dr. Masaru Emoto; insanı insana, insanı kendine hatırlatmıştır.
Demem o ki düşünme ve konuşma biçimimizle kendimize ve karşımızdakine, düşmanın edemediği kötülüğü edebilir; düşünme ve konuşma biçimimizle kendimize ve karşımızdakine, dostun yapamadığı iyiliği yapabiliriz.
Her ne kadar bu hususta sınıfta kalmış biri olsam da bu, okulu geçemeyeceğim anlamına gelmez, öyle değil mi?
Vesselam…