Çoğu zaman problemi çıkartan kişi veya kurumlar aslında çözmesi gereken kimselerdir.
Hafta sonu şöyle bi memleketimden ‘insan manzaraları seyredeyim’ dedim.
Bu yazıda mağdur edildiklerini düşünen vatandaşlarımızın sorunlarını gündeme getireyim istedim.
Hekimhan’a giderken Dilek’te bi çay molası verdim.
Eyvah eyvah. Tanışır tanışmaz onlar anlattı ben dinledim.
GİDİN YAPIN DEMİŞLER!
6 Şubat depremlerinden sonra Dilek Mahallesi’nin meydanını oluşturan esnafların iş yerleri kullanılamaz hale gelmiş.
Eski Dilek Belediye Binası karşısındaki esnaflar, Ali Helvacı Bulvarı üzerinde, kendilerine ait parsele tek katlı betonarme 3 adet ortalama 35 m2 büyüklüğünde dükkan inşa etmiş. Fırın, Çay Ocağı, Bakkal.
MEHMET ÇINAR HAYIRLI OLSUN’A GELMİŞ, ARDINDAN CEZA GİTMİŞ!
Hikayenin en ilginç yanı burası.
Esnaflar; bunu yaparken Yeşilyurt Belediye Başkanı Mehmet Çınar’a ulaştıklarını, Çınar’ın 25-30 kamyon dolgu malzemesi gönderdiğini ve sonrada bu 3 iş yeri açıldıktan sonra hayırlı olsuna gelip, çay içip ayrıldığını söylüyor.
O sıkıntılı süreçte fırın ekmek üretiyor diye belediyeden ve valilikten takdir bile edildiklerini iddia eden esnaflar, hayatın normalleşmeye başlamasıyla birlikte Yeşilyurt Belediyesi’nden gönderilen şimdi sıkı durun 91.750 TL’lik cezayla hayatlarının şokunu yaşıyor.
Hikayenin gerisi tanıdık.
Esnaflar önce belediyeye, sonra valiliğe gidiyor herhangi bir sonuç yok.
Meseleyi Yeşilyurt Belediyesi’nden dinlemedim. Dinleme gereği de duymadım.
BELEDİYEYİ ARAMADIM ÇÜNKÜ:
Klasik belediyeci savunması yapacaklar. İmar mevzuatı, ceza yönetmeliği gibi saçma sapan şeylerden bahsedecekler.
“Bu konuları madem önemsiyordunuz, kendi inşaatlarınıza niye uygulamadınız” desem, verecekleri cevapları yok!
Dilekli vatandaşlar muhtemelen ruhsat almadıkları için bu cezayı yediler. İyi de arkadaş sen 25-30 kamyon dolgu malzemesi gönderiyorsun, hayırlı olsuna gidip çay içiyorsun.
İnsan demez mi yanındaki yardımcısına, müdürüne personeline; arkadaşlar buranın durumu nedir diye.
Madem durum gözünüzden kaçmış, o halde çağırın esnafları.
‘Bak arkadaş biz yapın dedik ama bu işin bir yolu yöntemi var. Her ne kadar biz kendi yaptığımız evlerde, inşaatlarda bu kriterleri uygulamasak da(!) bari siz şu prosedürleri yerine getirin.’ Deyin.
Sonra gönderirsin, inceletirsin mühendisini yapının inşasında risk teşkil eden bir durum var mı diye bakarlar. Varsa şunları düzeltin, güçlendirin ya da yıkın dersin. Yoksa da kaçak yapı sınıfına sokmadan daha hafif bir cezayla geçiştirirsin.
BELEDİYELER KENDİNİ YENİLEMEK ZORUNDA!
Şu an Malatya’daki Büyükşehir, Yeşilyurt ve Battalgazi Belediyeleri sırf bu iş bilmez yöneticilerinin yüzünden onca yaptıkları güzel işlere rağmen hayırla yad edileceklerine beddua alıyorlar.
Malatya’yı yöneten diyeceğim ama biraz fazla olacak, yönetemeyen arkadaşlara sesleniyorum. Bu şehirde hiçbir şey artık 5 Şubat ve öncesi gibi olamaz.
Karar alırken, kural koyarken, uygulama yaparken 6 Şubat Depremleri ve etkilerine göre hareket etmek zorundasınız!
Belde Belediyecilik dönemleri bitti.
Günün ihtiyaçlarına acil çözümler bulamayan, yönetişim anlayışını modernize edemeyen belediyecilik iflas etmiştir!