Whatsapp Diyalogları, 'Mezuniyet Törenleri…'
Enes Tarım
“Son günlerde üniversitelerin, liselerin ve hatta ortaokulların mezuniyet programlarında hiç te hoş olmayan görüntülere şahit oluyoruz. Muhafazakâr üniversitelerin yaptığı mezuniyet programlarının da diğerlerinden eksik kalır yanı yok. Programların içeriği sanki Hollanda'dan, Amerikadan ya da Danimarka'dan alınmış gibi…
Gayrimeşru ve gayri ahlaki her şey var...
Liselilerin mezuniyet programları ise erotizme dönüştü. Okul bahçelerinde gencecik kızlar dansöz gibi oynatılıyor. Hareketler, danslar erotizm içerikli.
Okul müdürleri ve öğretmenlerin çoğu namaz ehli insanlar. Ama izin verdikleri mezuniyet programı içler acısı…
Ortaokullarda dahi aynı görüntüler var. On üç, on dört yaşındaki çocuklar makyajlı, dekolteli ve devletin okulunda gayri ahlaki programlar yapılıyor.
Oysa müdür dindar, öğretmenler dindar...
Belediyelerde de aynı şey söz konusu.
Festival adı altında bu krizde milyonları çarçur edecek programlar tertip ediliyor…
Hülasa sadece ekonomik kriz yaşamıyoruz. Ahlak krizi de yaşıyoruz…”
***
Ahmet Yıldız: “Kızlı erkekli partiler...”. Asıl ahlaksızlık olaya böyle çarpık bakmak… Böyle düşünceler Taliban benzeri bir yönetim özlemidir…
Enes Tarım: Hocam bunlar toplumumuzun dikkat etmesi gereken şeyler. Bu nahoş görüntülere kimsenin “iyi oluyor kimse karışmasın” deme hakkı yok… Ahmet hocam Taliban benzeri bir yönetim özlemi söyleminize de hiç katılmıyorum. Böyle ahlaksızlıkları önlemek için genç nesillerin bu tür şeylerden uzak durması için tedbirler almak lazım. Bu Taliban benzeri bir yönetim özlemi değildir…
Ahmet Yıldız: Tam da Taliban özlemi… Okul çocukları bir eğlence düzenliyor, aileleri destek oluyor, okul kuralları çerçevesinde etkinlik yapılıyor, kime ne. Üniversite son sınıf öğrencileri bir etkinlik düzenliyor, yetişkin gençler oynarlar halay çekerler kime ne… İnsanların eğlenme hakkını engelleyemezsiniz. Yaşam tarzlarına dokunamazsınız. Toplumun genelini rahatsız edici davranışlar değil üç beş tane dindarın inançlarına uymuyorsa kendilerinin bileceği iş. Alan razı veren razı, size ne oluyor. Aileler tamam diyorsa size ne… Onlar başörtüsüne karıştıklarında yaşam tarzımıza müdahale var diyenler şimdi herkesi kendi hizasına getirmeye çalışıyor. Kesinlikle bu yasaklayıcı zihniyeti kabul etmiyorum. Ahlaklı bir toplum muyuz sorusun cevabı istenirse benden, cevabım kocaman bir HAYIR olur...
Enes Tarım: Her toplumun yeni nesillerini eğitmesi onlara bazı temel ahlaki kuralları aktarması bunu da bir disiplin çerçevesinde gerçekleştirmesi elzemdir. Aile ve okul bunun için var. Devletin bu konuda rol üstlenmesi okul çağına kadar ailelerin okul çağında da mili bir eğitim politikasının olması gerekir. Bunun Taliban’la ne alakası var muhterem hocam. İyi o zaman yaşam tarzına karışmasınlar okul müdürleri affedersiniz içki de dağıtsınlar ikram etsinler öğrencilere... Bu konuları özgürlük kavramıyla açıklayamayız. Her toplumun birtakım yaşam kuralları örf ve adetleri gelenekleri vardır ve insanlar buna uymak zorunda…
Ahmet Yıldız: İnsan hakları açısından bakıyorum Enes bey. Yaşam tarzı insanın kendisini bağlar. Müdür içki dağıtmaz. Masum bir ilköğretim etkinliğinden bu sonuç nasıl çıktı. Rektör de içki dağıtmaz, öğrenciler içer buna da karışamazsınız. Devlete gelince… Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz. Devletin ahlak diye bir derdi yoktur. Bütün kuralları yerle bir eden bir sistem kural vaaz edemez. Balık baştan kokar. Düzelmeyi ve düzeltmeyi istemezler...
Enes Tarım: Hocam insanlar kuralsız olamazlar. Her kurumun her toplumun yerleşik kalıcı disiplinleri ve kuralları vardır. Bunlar yasa ya da kanun değildir ama o toplumun derin köklerinden gelen ve umumun mutabık olduğu terbiye /ahlak kurallarıdır. Kuralsız toplum olmaz. Herkes te buna uymak zorundadır. Aksini savunmak anarşidir kuralsızlıktır ahlaksız bir toplum inşasıdır...
Ahmet Yıldız: İnşa edildi bile…
Mehmet Sayın: Birlikte yaşayan insanların bir toplum haline dönüşebilmesi için ortak değerlere sahip olması gerekiyor, ahlaki değerlerde bunun bir parçası yoksa bu çağda savrulup gideriz ve gidiyoruz. Siyasette, ticarette, günlük yaşamda bu olmazsa olmaz…
Ahmet Yıldız: Bu kadar agresyon yeter… Gerçek şu ki, toplumun bütün değerleri büyük oranda erozyona uğradı. Ahlaki bir çöküş içindeyiz. Buradan çıkış yolu yasaklar değil, dini vaazlar değil, okul veya devlet bu iş için artık bir adım atamaz. Bu iş sivil bir hareketle olur. Okulların içi boşaltıldı, değersizleştirildi, öğretmenin bir ağırlığı kalmadı. Sivil inisiyatif bu işi görevi alacak ve toplumu bu çukurdan çıkaracak… Din adamı kimliğindeki insanlar da bunun dışında kalmalı. Olaya mezhebi, tasavvufi bir bakışla yaklaşılamaz… Bir ahlak hareketi oluşturmalı. Siyasiler uzak tutulmalı. İşin özüne ahlakı koyup, akademik çevreden kirlenmemiş olanlar, diğer temiz kalmış toplumun içerisinden gönüllülerle bir adım atmalı, seminerlerle, konferanslarla farklı etkinliklerle bu problemlere toplumun dikkati çekilmeli…
Enes Tarım: İnşallah sayın hocam…
Selam ve dua ile…