Ali Yiğit

Neden Mahalle

Ali Yiğit

Modernleşmek hafızayı silmek midir?
Malesef modernleşirken hafızası silinenenlerdeniz betona hapsedilen hayatlar yaşanmaya başladı.
Mahalleyi sildik yerine gökdelenler diktik. Bir parsele yüzlerce insan sığdırdık. Sokaklar kalabalıklaşırken insanlar yalnızlaştı.
Kalabalıklar arasında yalnızlaştık.
Sokağa çıktığımızda tanıdık bir yüz, selam verecek bir dost, sokakta hoş olmayan davranışı gördüğünde uyaracak bir dede, bir amca, bir abi aradı ama bulamadı.
Mahalleyi silerken neleri sildiğimizin farkına bile varmadık.
On onbeş evlerden oluşan sokaklardan meydana gelirdi Mahalle.
Her sokaktaki komşu birbirine emanetti.
Komşuyu komşuya zimmetleyen Peygamberin ümmetiydik.
Dereye su gelene kadar kurbağanın gözü patlar derlerdi yaşlılarımız.
Başınıza bir felaket geldiğinde evladınızdan önce komşu kavuşurdu.
Mahalle bitince komşulukta bitti/ bitirildi.
Genelde bir kaç sokaktan ibaret,  avlulu birbirine bitişik cumbalı evlerin olduğu, tandır örtmelerinin bulunduğu, bir evden diğer eve hekirgelerden suların aktığı, her evin avlusunda sütlük diye tabir edilen küçük havuzlarda narpuzlu yoğurtlu çorbanın bulunduğu, cegetten cegete geçerek bahçelere ulaşıldığı yerlerdi bizim mahalle.. Mahrum ama çocukluğunu doyasıya yaşayan, erkek çocukların en lüks oyuncağı telden araba,  kız çocuklarının bezden bebek olduğu, salçalı ekmek lezzetini ıskalamayan, pöt pöt pötürcekle hayfene kuran, kış aylarının olmazsa olmazı  kızak kayan, büyüklerin kızaklara kül döktüğü, bizlerin ise geceden hemen yan tarafına kar koyup su dökerek sabaha hazır hale getirildiği günlerdi çocukluğumuzun mahallesi.. Derede akan suya çöp atan kıyamet günü attığı çöpü  gözüyle   çıkaracak tembihiyle oluşan çevre bilinci, ya biri görür korkusuyla hataların gizlice işlendiği, büyüklerin uyarılarına tamam amca bir daha yapmam sende babama söyleme  korkusunun yaşandığı yıllardı.. Mahalle tam bir rehabilitasyon merkezi görevi üstlenirdi.. Kadınların kapı eşiğinde, pencere pervazında uzayan muhabbetleri tam bir rehabilitasyon işlevi görüyordu.. Birbirlerine içlerini döken  hanımlar rahatlamış bir psikoloji ile hanelerine çekiliyorlardı.. Dostluklar stresin en etkili ilacıydı.. Başkası için  yaşamak erdem,başkası ile beraber yaşamak esastı.. Tek başına  kendisi için yaşamak meziyet değildi.. Sizlere yol gösteren elleri öpülecek dedeler, duası alınacak nineler vardı.. Mahallede her an bir abi, bir abla, bir amca,bir dayı,bir teyze ile karşılaşma ihtimaliniz yüksekti. O yüzden mahalle kötülüklere kalkandı.
Mahalle bitince toplumsal duyarsızlık şimdilerde en yakındığımız kavram haline geldi.

Yazarın Diğer Yazıları