Devlet eliyle nadas..
Ali Yiğit
Nadas; toprağın daha verimli hale gelmesi için belli bir süre ekim yapılmaması.
İşin enteresan tarafı ise yıllardır devletin vermiş olduğu destek bedelini alarak ekim yapmadan tarlaların boş bırakılması..
Tarım alanında devletin vermiş olduğu birçok destek türü var...
Ancak bazı destek türü tarlaların boş kalmasını tetikliyor..
Mesela ekili alan için verilen destekte ürün bazlı destek yerine hektar veya dönüm hesabı üzerinden destek veriliyor..
Ürünün ekilip ekilmediği kontrol dahi edilmiyor..
Öyle arazi sahipleri var ki; binlerce dönümlük arazisi var ne ekiyor ne biçiyor aldığım destek bana yetiyor diyerek tarlasını boş bırakıyor..
Oysa ürün bazlı destek verilmiş olsa ne kadar ürün o kadar destek..
Hububat noktasında son dönemde havza bazlı destek tarım noktasında iyi bir gelişme diyebiliriz..
1990 yılından itibaren kaldırılan havza bazlı destek tarımda üretimi sekteye uğrattı..
Havza bazlı desteğin geç te olsa yeniden başlatılması sevindiricidir..
Ne enteresan buğdayı bizden alıp götürenler şimdi bize buğday satıyorlar..
Sahi ülkemizde hububat dikecek alanlarımız mı azaldı yoksa insanlar çiftçilikten elini eteğini mi çekti?
Şehirleşme oranının % 90'larda olduğu gerçeği var..
Yani köyden kente göçlerin etkisi yok değil..
Ancak ürettiği ürün geçimine katkı sunmuyor zarar ediyorsa ister istemez köydeki arazisini boş bırakıp şehre yerleşiyor..
Tarlası boşta kalsa destek alıyor..
Dünyanın en stratejik besin maddesi ''buğday''dır..Ve dünyada buğday üretiminde hatırı sayılır bir yere sahipken bu gün ''buğday'' ithal eder hale gelmemiz gerçekten çok acı bir durum..
Kimin aklına gelirdi Ukrayna ve Rusya savaşında ilk aklımıza gelen şeyin buğday olacağı..
Avrupa enerji sıkıntısını hesap ederken biz ekmek derdine düştük..
Çünkü Ukrayna ve Rusya'dan 2021 yılında 6.466.870 ton buğday ithal etmişiz..
TMO yeterli buğday stokumuz var diyor..
Ancak TÜİK verilerine göre yıllık buğday üretim ve tüketimi arasında yıllık 2,5- 3 milyon ton buğday açığımız var biz bu açığı buğday ithal ederek kapatıyoruz..
Buğday krizi lafı bile un fiyatların da artış meydana getirdi..
Ocak 2021'de 50 kg un 150 TL bugün itibarı ile 50 kg un 330 TL..
Mutfağın olmazsa olmazı ekmektir..
Un fiyatları böyle artmaya devam ederse korkarım ki ekmek 4-5 liraya yükselir..
Buğdayın ana yurdunda kendimize yetecek kadar buğday üretemememiz gerçekten çok acı verici bir durum..
Ve bugün ekmek fiyatlarının yükselmemesi için TMO'nun un fiyatlarını sübvanse ettiği bir gerçek var..
Yani TMO ekmek fiyatlarının yükselmemesi için zararına fırıncılara un temin ediyor..
İddialara göre TMO’nun şu anki zararı 400 milyon dolar..
Elbette bu zarar hazineden karşılanıyor..
Buğdayın ana vatanı olan ülkemizde buğday üzerinden dahi devlet sübvanse etme zorunluluğu yaşıyorsa burada büyük hatalar var demektir..
Hani enerji alanında sübvanseyi anlarız ama hububat ürünlerindeki sübvanseyi açıklamak biraz zor sanırım..
Bir an önce güçlü bir tarım politik planlama yapmamız gerekiyor..
Yoksa ileriki yıllarda daha fazla hububat çeşidi ithal etmek zorunda kalacağız..