Verilmeyen binlerce liranın peşindeler! Malatya'dan Ankara'ya yürüyecekler!
Birleşik Emekliler Sendikası olarak emekli ve asgari ücretlilerin sesini duyurmak, yapay gündemler arasında unutulmaya çalışılan sorunları hatırlatmak için Ankara'ya yürüyeceklerini belirten Malatya Şube Başkanı Haydar Göktaş, 'Emekli, büyük bir ekonomik yoklukla mücadele ediyor. Artık çaresizlikten yaşamına son verenler, çalışırken iş kazalarında can verenler var.' dedi.
Birleşik Emekliler Sendikası, tüm ülkede şube temsilcileri ve emeklilerle birlikte Ankara’ya yürüme kararı aldıklarını duyurdu. Bu kapsamda yazılı açıklama yapan Birleşik Emekliler Sendikası Malatya Şube Başkanı Haydar Göktaş, emekli ve asgari ücretlinin yaşadığı sorunları hatırlatmayı amaçladıklarını ifade etti.
Ülkenin gerçek gündemi ‘Sefalet’
Emekli, asgari ücretli ve geliri olmayan vatandaşların yaşadığı geçim sıkıntısının ülkenin gerçek gündemi olduğunu vurgulayan Göktaş, “Ülkenin gerçek gündemi olması gereken emeklilerin, asgari ücretlilerin ve geliri olmayan vatandaşların sefaletini duyurmak; suni ve yapay gündemler arasında unutulmaya çalışılan emeklinin gerçek sorunlarını hatırlatmak için Ankara’ya yürüyoruz.” dedi.
“Yarının emeklileri için de yürüyeceğiz”
Yalnızca günümüz emeklileri için değil, yarının emeklileri için de yürüyeceklerini belirten Göktaş, şunları kaydetti:
“Ne demişti Sayın Cumhurbaşkanı? “İki yıl önce aldığınızı bugün aynı paraya alamazsanız bize oy vermeyin.” 24 yıldır sizleri iktidarda tutan 17 milyon emekliyi; ailesi ve çocuklarıyla %60 oy potansiyeline sahip bu dar gelirlileri unuttuğunuzu hatırlatmak ve ‘Çalışma hayatından emekli olduk ama yaşam mücadelemiz devam ediyor!’ demek için Ankara'ya yürüyoruz.
Biz emekliler, sadece günümüz emeklileri için değil; bugünün çalışanları, yarının emeklileri de bizim yaşadığımız sefaleti yaşamasın, insan onuruna yakışır bir yaşam sürsün diye yollara düştük, meydanlardayız. Bu nedenle tüm emekçilerin, asgari ücretlilerin, çiftçi ve köylülerimizin desteğini bekliyoruz.
Ankara’ya yürüyoruz! Bugün iktidarda olup mevcut düzenden nemalanarak hayatımızı cehenneme çeviren ve bu dünyada cenneti yaşadığını zannedenlere; her canlı gibi bir gün ölümü tadacaklarını, Allah’ın huzuruna kul hakkı ile çıkacaklarını hatırlatmak istiyoruz.
Ankara’da, TBMM’de olacağız. 24 yıldır iktidarda olanların kendi açıklamalarıyla "kişi başı 18 bin dolar" olarak ifade edilen milli gelirden payımızı istiyoruz. Aylık 1.500 dolar olması gerekirken emeklilere verilen 500 doların hesabını sormak; kaybolan 1.000 dolarımızın akıbetini öğrenmek için Ankara’da olacağız.
Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından çalışan memurlara verilip memur emeklisinden esirgenen; 42 ay önce 8.065 TL olan, bugün ise 25.000 TL’ye ulaşan (yani memur emeklisinin bugün aldığı maaşın yarısına denk gelen) ilave ödemenin, hak sahiplerine faiziyle iade edilmesi için Ankara’ya yürüyoruz.”
“Bu yaşımızdan sonra yollara düşüyoruz”
Açıklamada, emeklilerin yoksullukla mücadele edecek güçlerinin kalmadığını vurgulayan Göktaş, 17 milyon emeklinin yok sayıldığını ifade ederek şunları aktardı:
“Emekli, büyük bir ekonomik yoklukla mücadele ediyor. Artık çaresizlikten yaşamına son verenler, çalışırken iş kazalarında can verenler var. Sahipsiz kalan emeklilerimiz, yalnız yaşadıkları evlerinde yataklarında ölü bulunuyor; arayanı soranı olmadığı için komşuların kokudan rahatsız olup ihbar etmesiyle fark ediliyor.
17 milyon emekliyi unuttunuz, yok sayıyorsunuz. Ancak "gariban" dediğiniz bu emekliler; kendileriyle dalga geçilmesini, "çantada keklik" görülmesini ve yediği bu ayazı asla unutmayacaktır!
Emeklinin ve fakir fukaranın verdiği vergi, ceza ve faizlerle bütçenin %80’ini oluşturan kaynaklar birilerine pay edilirken, emekliye sadece %20’si reva görülüyor. Zenginin ve yandaşın vergi borcu silinirken, şatafata milyar dolarlar harcanırken, kendi halkı açken ve çöpte ekmek ararken başka ülkelere yardım adı altında kaynak aktaranlara "Artık dur!" demek ve insan onuruna yakışır bir yaşam talebinde bulunmak için Ankara’ya yürüyoruz.
Geçmişte Başbakan'ın önüne yazar kasa atıldığında iktidarı değiştirenleri dilinden düşürmeyenler; bugün emekli yokluktan ve çaresizlikten intihar ederken bunu haber konusu bile yapmıyor. Bizler, gönüllülük esasına dayalı sendikacılık yapan emekliler olarak, tüm emeklilerin desteğiyle hakkımızı söke söke alacağız. Başkasının hakkında gözümüz yok; 25-30 yıl boyunca yatırdığımız primlerin hakkını istiyoruz. Bizim davamız zenginin ne yediği değil, çocuklarımıza ne yediremediğimizdir. İşte bu yüzden bu yaşımızdan sonra yollara düşüyoruz.
Şimdiye kadar aç yaşadık, belki tok ölürüz; ama Allah’ın huzuruna "dilsiz şeytan" olarak çıkmamış oluruz. Kayaları delen suyun şiddeti değil, sürekliliğidir. Çıktığımız bu yolda inşallah amacımıza ulaşacak, emeklinin yaşamına olumlu bir dokunuş yapabileceğiz. Her şey oluruz ama haksızlık karşısında susan dilsiz şeytan olmayacağız.”
Bakmadan Geçme