• Haberler
  • Asayiş
  • Savcıya Malatya'daki define planını anlattı! Saniye saniye kaydedildi…

Savcıya Malatya'daki define planını anlattı! Saniye saniye kaydedildi…

Gazeteci İsmail Saymaz, Bitlis'te yaşanan film gibi rüşvet operasyonunun detaylarını halktv.com.tr'deki köşesinde anlattı. Define çetesinin, 70 milyon TL değerindeki hazineyi Malatya'daki bir kuyumcuya ulaştırmak için savcıyı 'kurye' yapmak istediği ortaya çıktı.

Haberin Özeti

  • Bitlis Güroymak Savcısı M.Ç.Ö., adliye güvenlik görevlisi Maşallah Erbay'ın 70 milyon TL'lik define sevkiyatı için yaptığı rüşvet teklifini gizlice kaydetti.
  • Erbay, 23 Haziran 2025'te savcıdan Muş'tan Malatya'ya taşınacak definenin makam aracı ve nüfuz kullanılarak sevkine yardım istedi.
  • Savcının kaydettiği pazarlıkla deşifre olan define çetesinde güvenlik korucusu ve başçavuş gibi isimler yer alırken, haklarında soruşturma başlatıldı.

Türkiye, gazeteci İsmail Saymaz’ın ortaya çıkardığı inanılmaz define ve rüşvet skandalını konuşuyor. Bitlis Güroymak’ta bir savcı, kendisine "70 milyonluk malı Malatya’ya sevk edeceğiz, bize yol ver" diyen adliye güvenlikçisini gizli kamerayla kaydederek şebekeyi deşifre etti.

Güroymak Adliyesi’nde görevli güvenlik görevlisi Maşallah Erbay’ın savcının odasına girip "Çok zengin olacağız" diyerek rüşvet teklif etmesiyle başladı. Şebekenin hedefi, çıkarılan definenin Malatya ayağındaki sevkiyatını, savcının nüfuzunu ve hatta makam aracını kullanarak "polis aramasına takılmadan" gerçekleştirmekti.

Savcı M.Ç.Ö.’nün odasına kurdurduğu gizli kamera ile saniye saniye kaydedilen o pazarlıkta, çetenin ucu Malatya’ya uzanan ayağı deşifre oldu. Şebeke üyesi Erbay’ın, "70 milyonluk malı Malatya’da bir kuyumcuya sattık, parayı getirmemize yardımcı ol" dediği anlar kameralara saniye saniye kaydedildi.

Gazeteci İsmail Saymaz bugünkü köşe yazısında olayı şöyle anlattı: 

“Savcı rüşvet teklifini gizli kameraya kaydetti

Bitlis’te bir savcı, odasında kendisine rüşvet teklif eden adliyenin güvenlik görevlisini gizli kamerayla kaydedip define çetesini çökertti.
Rüşveti teklif eden kişi, aynı zamanda güvenlik korucusuymuş. Ayrıca çeteden bir başçavuş da çıktı.

70 milyon TL’lik vurgun

Bu akıl almaz olay Güroymak’ta gerçekleşti.
Güroymak Savcısı M.Ç.Ö.’nün telefonu 23 Haziran 2025 günü çaldı.
Arayan, adliyenin güvenlik görevlisi Maşallah Erbay’dı.
İlçede güvenlik korucusu olan Erbay, savcıya “Yalnız mısınız? Özel bir konu ileteceğim. Yanınıza gelebilir miyim” dedi.
Savcı “Müsaitim, odama gel” diye yanıt verdi.
Erbay, saat 17’de odadaydı.
Hemen konuyu açtı.
Kısık sesle “Çok zengin olacağız!” dedi.
“Hayırdır” diye sordu savcı.
Erbay, bir solukta anlattı.
Bir arkadaşı Muş’ta define bulmuştu; defineye Malatya’dan bir alıcı çıkmıştı. Bu satıştan tastamam 70 milyon TL kazanacaklardı. Sevkiyatı Erbay yapacaktı. Acaba savcı kendilerine yardımcı olur muydu? Sevkiyat aracı Muş’tan Malatya’ya giderken, arama yapılmamasını sağlar mıydı? Bu yardım karşılığında elbette savcıyı da göreceklerdi!
Erbay, ikna etmek için “Bütün belediyeler rüşvet yiyor. Herkes yolunu buluyor. Bizim kanunsuzluk yapmamız lazım” dedi.
Savcı ahlaksız teklifi reddetti.
Aynı gün Bitlis Başsavcılığı’na bilgi verdi.
Tarihi eser kaçakçılığı şebekesine soruşturma açıldı.

Savcıya Malatya'daki define planını anlattı! Saniye saniye kaydedildi…

Köyde kazı

Haşo lakabını kullanan ve kendisini Ermeni diye tanıtan Haşim Karagöz ve Muzaffer Erbay ile savcıya rüşvet teklif eden kardeşi Maşallah takibe alındı.
İlk takip 27 Haziran 2025’te gerçekleştirildi.
İki gün sonra defineciler Güroymak’ın Gölbaşı beldesine bağlı Taşüstü köyünde üzerine mavi branda çekilmiş yerde kazı yaptı.
30 Haziran’da iki definecinin kendi aralarında yaptığı konuşma takibe takıldı.
Defineci şöyle diyordu: “Bu iş çok uzadı. Oranın insanı rahatsız olmaya başladı. Geçen bir kadın ‘Mutfağımın altına kadar gelmişler, ses geliyor demiş!” 

Gizli kamerayla kayıt

Erbay, 2 Temmuz günü tekrar Savcı M.Ç.Ö.’nün odasına geldi.
O konuşurken, odadaki gizli kamera kayıttaydı.
Savcının kendisinin ağzından sözler almaya çalıştığından habersiz anlattıkça anlattı.
Savcı: Şu geçen söylediğin mevzu ne oldu?
Erbay: Valla iyi para var savcım.
Savcı: Sonradan düşündüm ama...
Erbay: Bak ağabey savcılığın bir yana, kardeş olarak konuşuyorum, yemin ederim en tepedeki insanların eline fırsat geçtiği zaman... Neyi haram? Ermeni koymuş, adam diyor ki ‘Bu benim dedemin malıdır, gelmiş çıkartmış, satmışlar savcım.
Savcı: Yakalanma boyutu var, savcılığımız gider.
Erbay: Savcım senin adın geçmeyecek. Ne ben ne o arkadaş.
Savcı: Kim o arkadaş? Güvenilir biri mi?
Erbay: Buralı değil, güvenilir. Bana geçen gün dedi, ‘Ben malı sattım, adam gelip götürecek, parayı getirme şeyim yok.
Savcı: 70 milyonluk malı satmış mı?
Erbay: Sattı
Savcı: Nereye satmış?
Erbay: Malatya’da kuyumcunun birine.
Savcı: Nasıl götürebilmiş?
Erbay: Savcım bilmiyorum, ben de olsaydım, hiç olmazsa bir şeyler koparırdık
Savcı: Bizlik bir şey kalmamış, çıkartmış elinden malı, parayı mı getiremiyor?
Erbay: Parayı getiremiyor savcım.
Savcı: Hımmm…
Erbay: Savcım sadece parayı arabana koyacağız, gerekirse iki araba geçeriz.
Savcı: Yarın görüşecen öyle mi bununla.
Erbay: Evet savcım, ‘Yarın öğleden sonra çarşıya geleceğim, üç dört gibi görüşelim’ dedi. Savcım biz bu yola girdik. Bugüne kadar ne haram yedik ne hırsızlık yaptık. Biz öyle bir aileyiz. Ben düşündüm, bu mal çalıntı değil, hırsızlık yapmıyoruz. Adamın haritası elindedir, dedesinin haritası, gelmiş malını çıkartmış, götürüyor, satıyor. Bunun neyi haramdır savcım?
Savcı: Sen bir görüş bakalım yarın, bizim üzerimize düşen ne var, sen bir anlat, ‘Savcı bey kararsız ama yine de sıcak bakıyor’ de.

Savcıya Malatya'daki define planını anlattı! Saniye saniye kaydedildi…

Dört metrelik çukur

Bu görüşmenin devamı gelmedi.
3 Temmuz’dan 7 Temmuz’a kadar her gün takip işlemi yapıldı.
Kazıda delme işleminde kullanıla karot aleti, yeraltı görüntüleme cihazı kullanıldığı, ev üzerinde drone uçurulduğu görüldü.
11 Temmuz’da Taşüstü’nde kazı yapılan eve baskın düzenlendi. Evde dört metre derinliğinde bir kazı çukuru tespit edildi. Kazı için izin alınmadığı anlaşıldı.

Başçavuş da çetede

M.N.S., yeğenine ait arazideki kazıyı bütün köylülerin bildiğini belirterek, “Yeğenim köyün en fakiridir, umut edip bu işe girdiğini düşünüyorum” diyor.
Muzaffer Erbay ve Haşim Karagöz’ün kazıya öncülük ettiklerini anlatan M.N.S., şunları söylüyor: “Haşo, evde define olduğunu söyledi. Elindeki telefona bakarak bu yeri gösterip ‘Altında oda var’ dediğini duymuştum. Şikayetçi olacaktım ancak bana ‘Savcının da komutanın da bilgisi var, devlet arkamızda, bizimle beraberdir’ dediler. Saat 19’dan sonra gelir, kazı yaparlardı. Çok rahatsız olmuştum. Bu işi bırakmaları yönünde uyardım ama beni dinlemediler.”
E.K. ise duyduklarını şöyle anlatıyor: “Ermeni olduğunu iddia eden bir kişinin geldiğini ve köylülere ‘Bu köyün altında 7-8 odalı bir yapı ve odalardan birinde yüksek miktarda altın var. Hazine bütün köyün gençlerine, tüm Güroymak’a yetecek kadar büyük. Savcılıktan, valilikten, karakoldan iznimiz var’ diyerek, kazıya köyün gençlerini davet etmiş. Kazıyı gece yaptıklarını, bazı günler Güroymak Jandarma Karakolu’nda çalışan sivil kıyafetli iki rütbelinin kazıya katılanların isimlerini aldıklarını ve kazının resimlerini çektiklerini duydum.”
Rütbeli diye söz edilen iki kişiden biri, Y.A.
Y.A.’nın define alanının güvenliğini sağlamak karşılığında pay alacağı ileri sürülüyor.
Sivil olan U.T. ise ‘Demir Komutan’ lakabını kullanıyor.

21 kişiye dava

Bitlis Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede 21 sanık yer alıyor. Tutuklu Maşallah Erbay ve Haşim Karagöz’e ‘kültür varlıklarını bulmak amacıyla izinsiz kazı yapmak, rüşvet, suç örgütü kurma ve yönetme’ suçlamaları yöneltiliyor. Diğerleri izinsiz kazı ile örgüt üyeliğiyle suçlanıyor.”
 

Malatya Net Haber - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!

Bakmadan Geçme