Mutfakta boş tencere dönemi! Kırmızı et fiyatı dört haneli rakamlara koşuyor!
Yeni yıl yaklaşırken vatandaşlar 2026 yılında ete ne kadar zam geleceğini merak ediyor. Kıymalık dana eti hâlihazırda 750 TL bandına satılırken, Malatya Kasaplar Odası Başkanı Yusuf Küçer, fiyatların 1000 TL ile 1100 TL bandını aşmasının beklendiğini söyledi.
Enflasyon ve hayat pahalılığı nedeniyle sofralardaki yangın her geçen gün büyüyor. Yeni yıla sayılı günler kala gıda ürünlerine yapılacak zamlar da merak ediliyor. Son dönemlerde fiyatıyla adeta bir lüks tüketime dönüşen kırmızı etin yeni yıldaki seyri ise vatandaşlar tarafından tedirginlikle takip ediliyor. Peki, kırmızı ete ne kadar zam gelecek? Tahminler neler? Malatya Kasaplar Odası Başkanı Yusuf Küçer, merak edilenleri yanıtladı…
Kasaplar Zor Günler Geçiriyor
Kasapların zor günlerden geçtiğini vurgulayan Küçer, Şap hastalığı sonrası hayvanların erken kesilmesinin piyasadaki dengeleri bozduğunu belirtti. Küçer, “Dünyada böyle bir sıkıntı var ama bizim Türkiye'de ayrı bir sıkıntı var. Bizde üretim olayı yok. Bunu her herkes biliyor yani. Hani bu politikalar zamanından beri gelen yanlış politikalardan dolayı hayvancılık sektörü, tarım sektörü inanın çok büyük darbeler aldı. Şimdi aile işletmelerimiz çok az. Köy olayı fazla yok. Yetiştiricilik fazla yok. Şimdi biz dışarıdan ithal ettiğimiz danaları burada büyütüp millete satıyoruz. Aslına baktığınızda bu öyle bir olay değil. Yani 15-20 senedir tamam biz bunu yapıyoruz ama kendimize ait bir ırkımız yok. Bir üretimimiz yok. Bu sadece dışarıdan aldığımız danaları burada beslemek, büyütüp, bir katma değer yapıp Türkiye ekonomisine katkıda bulunmaya çalışıyoruz.
Bu tablo artık “piyasa şartları” diye geçiştirilecek bir tablo değil. Bir yanda her ay kameraların karşısına çıkıp “zam kaçınılmaz” diyen oda başkanları, diğer yanda tenceresi boş kalan milyonlar var. Şap hastalığı elbette ciddi bir mesele; ama herkes kendi alanının uzmanıymış gibi konuşup sorumluluğu sürekli başka yerlere atarsa bu iş çözülmez. Kasap kasaplığını, besici besiciliğini, Tarım İl Müdürü de kamunun görevini yapmalı. Sürekli zam haberi pompalayıp sonra “et alan yok” demek, yangına benzin dökmekten başka bir şey değildir. Asıl sorun üretimsizliktir, denetimsizliktir ve bu kısır döngüden nemalanan bir düzenin oluşmuş olmasıdır. Devletin getirdiği hayvanla piyasa dengelenmiyorsa, demek ki ortada ciddi bir yapı sorunu vardır. Vatandaşın alım gücü her geçen gün erirken, et dört haneli rakamlara koşuyorsa burada sadece maliyet değil, vicdan da sorgulanmalıdır. Kim yetimin, dar gelirlinin sofrasından eksilen lokmanın üzerinden kazanç devşiriyorsa; kim devletin imkânlarını kullanıp şahsi zenginliğin peşine düşüyorsa, elbette bunun hesabı sorulmalıdır. Devlet güçlüdür, vatandaşını korumak zorundadır; fakat bu gayret, içeriden kemiren çıkar düzenleriyle heba ediliyorsa asıl mücadele orada verilmelidir.
Bakmadan Geçme