Malatya Ziraat Odaları: Hububat alım fiyatları maliyetleri karşılamadı
TMO 2026 yılı hububat alım fiyatlarını ton başına makarnalık ve ekmeklik buğdayda 16 bin 500 TL, arpada 12 bin 750 TL olarak belirledi. Malatya Ziraat Odaları İl Koordinasyon Başkanı Yunus Kılınç, fiyatların beklenen rakamın altında açıklandığını vurgulayarak, Ticaret Bakanlığı'nın ticaret anlayışının üreticiyi mağdur ettiğini söyledi.
Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) milyonlarca üreticinin merakla beklediği 2026 yılı hububat alım fiyatlarını açıkladı. TMO Genel Müdürlüğü, makarnalık ve ekmeklik buğdayda ton başına 16 bin 500 TL, arpada 12 bin 750 TL olarak belirledi. Müdürlük, üreticilere temel, planlı üretim ve sertifikalı tohum kullanım destekleri olarak dekara toplam 980 lira, ülke ortalama verimi dikkate alınarak ton başına ise toplam 3 bin 14 lira destek ödemesi yapılacağı vurguladı.
Buğday en az 20, arpa 17 TL olmalıydı
Malatya Ziraat Odaları İl Koordinasyon Başkanı Yunus Kılınç, malatyanethaber.com.tr’den Merve Kılavuz’a hububat ürünleri için açıklanan fiyatları ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Başkan Yunus Kılınç, Ofisin açıkladığı hububat alım fiyatlarında böyle bir rakam beklemediklerine dikkat çekerek, “Daha önce de genel başkanımızla, Sayın Cumhurbaşkanımızla yardımcımız Cevdet Yılmaz'la görüşmemizde iyi bir fiyat beklentimiz olduğunu söyledik. Maliyetlerimizin arttığını bu maliyetlere göre en azından 20 lira buğday için, arpa için de 17 TL talebimiz olmuştu. Ancak bu açıklanan rakam üretimimizi şoke etti. Maliyetlere karşı biz artık şunu öğrendik. Ülkemizde artık fazla üretim değil de az üretime yönelmemiz lazım. Çünkü hangi üründe fazla üretimimiz olursa orada üreticimiz zarar ediyor. Şu anda da arpa ve buğdayda açıklanan fiyat bu girdi maliyetlerine karşı üreticimiz zarar edecektir. Bize hükümetin hep söylediği boş alan bırakmayın, hepsini ekin, işte arazi boş kalmasın ama zararına da bir yere kadar götürebiliriz. Bu açıklanan fiyatı beğenmiyoruz. Eğer tekrar bir fiyat açıklaması olmazsa yani üreticimiz bu şekilde üretimden vazgeçecek gibi görünüyor” ifadelerini kullandı.
Üreticinin elinde hububat kalırsa ne olacak?
Kılınç, çiftçilere yönelik ‘Çiftçi koruma kanunun’ çıkarılması gerektiğini vurgulayarak, “Devletin müdahale alımı altında gerçekleşen alımlar. Toprak Mahsulleri Ofisi hiç almamış olsa malum ticaretcinin ticaret anlayışını çok iyi biliyorsunuz. Nasıl ki domatesi tarlada 5 liraya alıp markete 45 liraya satıyorlarsa arpa ve buğdayda da bunu uygulayacaklar. Belki maliyetin değil, belki zararına bir alım gerçekleştirecekler. TMO'nun alım yapması çok önemli. Yoksa tüccarın vicdanına kalsa 16,5 lirayı da vermezler. Belki de 15 liradan alacak, 14 liradan alacaklar. Bu konuda TMO konusunda hiçbir şeyimiz yok. Ancak fiyatların düşük olduğunu, maliyetlerin altında olduğunu biz görüyoruz. Çünkü bu maliyetler hesaplanırken nasıl bir hesap yapılmış? Biz bunu anlamış değiliz. Hatta yılın enflasyon farkını dahi TMO vermemiş üreticiye. Burada da bir sıkıntı var. Ülkemizdeki Ticaret Bakanlığı'nın bu ticaret anlayışı üreticimizi her konuda mağdur ediyor. Et fiyatı Türkiye'deki maliyetle dışarıdaki aynı değil ama güya müdahale ediyorlar, ithalat getiriyorlar, üreticiyi zarara uğratıp hayvancılığı bıraktırıyorlar. Diğer taraftan müdahale yaptıkları fiyatlar ticarette bir kanun çiftçiyi koruma kanunu çıkarılması lazım. Çiftçiyi korumadığınız zaman çiftçi Bir yıl zarar eder, iki yıl zarar eder. Bankaya borçlanır, tarım krediye borçlanır. Ama bunu tabii bir yere kadar götür ondan sonra terk eder. Şimdi hem üretici köyde kalsın diyorlar hem tarlasını terk etmesin diyorlar hem de üreticinin maliyetini hesaplamadan fiyat açıklanıyor. Yani bizim tepkimiz buna karşı” ifadelerine yer verdi.
