Malatya'da arıtma cihazına talep yüzde 80 arttı! Kaynak suyu neden içilmiyor?
6 Şubat 2023'te meydana gelen depremler sonrası şebeke suyuna güvenin azalmasıyla birlikte Malatyalılar çözümü su arıtma sistemlerinde buldu. Sektör temsilcilerinden edinilen bilgilere göre, deprem öncesine kıyasla kentte su arıtma cihazı kullanımı yüzde 80 oranında artış gösterdi. Peki, su arıtma cihazlarının maliyeti nedir? Malatya'da en çok hangi bölgede talep görüyor? Su arıtma cihazının özelliği nedir?
Haberin Özeti
- • Malatya'da 6 Şubat 2023 depremleri sonrası şebeke suyundaki kirlenme nedeniyle içme suyu arıtma cihazı kullanımında yüzde 80 artış yaşandı.
- • Deprem öncesi %10 olan kullanım oranı, özellikle altyapısı yetersiz TOKİ konutlarındaki yoğun taleple birlikte %70-80'lere fırladı.
- • Sektör temsilcileri, sağlıklı su için ortalama 10 bin TL üzeri, 5 Aşamalı Ters Osmoz sistemlerini ve düzenli filtre bakımını öneriyor.
Malatya’da 6 Şubat 2023’te meydana gelen depremler sonrası içme suyunda görülen kirlenme ve kötü koku, su arıtma cihazı kullanımını artırdı. Sektör temsilcileri, deprem öncesinde kentte yüzde 10 seviyelerinde olan arıtma cihazı kullanımının yüzde 80’lere ulaştığını belirterek, özellikle TOKİ konutlarında talebin patlama yaptığını söyledi.
Deprem sonrası talep arttı
6 Şubat depremlerinin ardından altyapısı ağır hasar alan Malatya’da, şebeke suyunda sık sık yaşanan bulanıklaşma, çamur ve yoğun klor kokusu vatandaşları içme suyu konusunda tedirgin etmeye devam ediyor. Satın alınan damacana ve hazır suların maliyetinin günden güne artması üzerine Malatyalılar çareyi ev tipi su arıtma sistemlerinde buldu. Kentte 4 yıldır su arıtma sistemleri üzerine faaliyet gösteren sektör esnafı Bahri Kantoyan, deprem öncesi ve sonrası değişen su tüketim alışkanlıklarını ve artan talebi değerlendirdi.
Deprem öncesinde şehir geneli evlerde su arıtma cihazı bulunma oranının yalnızca yüzde 10 civarında olduğunu hatırlatan Kantoyan, bugün bu oranın yüzde 70 ile yüzde 80 seviyelerine fırladığını ifade etti. Şebeke altyapısının henüz oturmadığı bölgelerde krizin daha derin olduğunu belirten Kantoyan, şu ifadelere yer verdi:
“Deprem sonrasında sularımız maalesef bayağı kirlendi. İnsanlarda büyük bir endişe var, çeşmeden su içilemiyor. Bakkal ve marketlerden su satın almak ise yüksek maliyeti nedeniyle aile bütçelerini çok zorluyor. Bu yüzden herkes arıtmaya yöneldi. Özellikle yeni teslim edilen TOKİ konutlarının altyapısı şu an oldukça yetersiz olduğu için TOKİ’de oturan vatandaşlarımızın neredeyse tamamı evlerine arıtma cihazı taktırmaya çalışıyor. Doğru cihaz sayesinde çamursuz, kokusuz, kloru alınmış son derece sağlıklı ve kaliteli içme suyu elde ediyorlar.”
Fiyatı 20 bin liraya kadar değişiyor
Piyasada 2 filtreden başlayıp 8 filtreye kadar çıkan çok sayıda farklı sistem bulunduğuna dikkat çeken Kantoyan, tüketicileri merdiven altı ve yetersiz ürünlere karşı uyardı. Sağlıklı ve uzun ömürlü bir kullanım için ideal cihazın "5 Aşamalı Ters Osmoz (RO)" sistemleri olduğunu belirten Kantoyan, fiyat aralıklarına ilişkin şunları söyledi:
“Piyasada 5 bin liraya da cihaz bulmak mümkün, 20 bin liraya da. Ancak sağlıklı, uzun ömürlü ve kaliteli bir su elde etmek isteyen vatandaşlarımızın ortalama 10 bin liranın üzerindeki standartlara sahip cihazları tercih etmesi gerekiyor. Ayrıca filtrelerin düzenli bakımlarının aksatılmaması şart.”
Arıtma cihazının işlevleri
Vatandaşların sıklıkla sadece "filtre taktırdım" diyerek geçtiğini ancak cihazın içerisinde son derece hassas ve sıralı bir mühendislik sürecinin işlediğini belirten Bahri Kantoyan, 5 aşamalı ters osmoz sisteminin çalışma prensibini aşama aşama detaylandırdı:
1. Aşama: Sediment (Çökelti) Filtresi
Sistemin ilk koruma kalkanıdır. 1 ila 5 mikron gözenekli polipropilen yapısıyla suyun içindeki kum, çamur, pas, kil ve kireç parçacıkları gibi iri kirleticileri tutar. Malatya’da deprem sonrası şebekedeki çamur yükü fazla olduğu için bu filtre çok hızlı dolar ve ilk 3-6 ay içinde mutlaka değiştirilmesi gerekir. Aksi halde membran tıkanır. Su kalitesinin daha iyi olduğu yerlerde bunun ömrü bir yıla kadar uzayabiliyor.
2. Aşama: Granül Aktif Karbon (GAC) Filtresi
Su, aktif karbon taneciklerinin içinden geçer. Şebeke suyundaki kloru emer, kötü koku ve tadı giderir; pestisit kalıntıları gibi organik kimyasalları tutar. Klor, membranın en büyük düşmanıdır ve onu delerek bozar. Deprem sonrası sudaki kötü kokuyu yok eden ana filtre budur.
3. Aşama: Karbon Blok Filtresi (CTO)
Yoğunlaştırılmış ve sıkıştırılmış yapısıyla ikinci aşamadaki karbonun kaçırdığı daha ince partikülleri, klor ve kimyasal kalıntıları yakalar. İkinci filtre kaba temizlik yaparken, üçüncü filtre ince temizlik yaparak suyu membrana hazırlar.
4. Aşama: Ters Osmoz (RO) Membranı (Sistemin Kalbi)
İnsan saçının 1/5000’i büyüklüğünde (0,0001 mikron) gözeneklere sahiptir. Basınçla çalışan bu katmanda su molekülleri geçerken; kurşun, cıva, arsenik gibi ağır metaller, nitrat, tuz, kireç, bakteri ve virüsler gözeneklerden geçemez. Bu zararlı maddeler "atık su" olarak dışarı atılır. Kaliteli bir sistemde 1 litre temiz su için 2-3 litre atık su çıkması normal ve sağlıklıdır.
5. Aşama: Post-Karbon (Tatlandırma) Filtresi
Membrandan çıkan ve tüm maddelerden arındığı için tadı nötrleşen suya lezzet kazandırır. Kalan son koku ve tadı alarak suya yumuşak, içimi hoş bir tat verir. Vatandaşların "çaydanlıkta hiç kireç kalmıyor, çayın tadı harika" demesini sağlayan son dokunuş bu filtre ile yapılır.
Bakmadan Geçme


