Malatya'da deprem sonrası tezhiple hayata tutundu! Kendi atölyesini açtı
Malatya'da yaşayan 50 yaşındaki Elvan Şahin, 6 Şubat depremlerinin ardından geleneksel Türk-İslam süsleme sanatlarından tezhibe yöneldi. Çevrim içi eğitim alarak kendini geliştiren Şahin, kurduğu atölyede hazırladığı 30 eseri sanatseverlerle buluştururken, köklü sanat geleneğini gelecek nesillere aktarmayı hedefliyor.
Haberin Özeti
- • Malatya’da yaşayan 50 yaşındaki Elvan Şahin, 6 Şubat depremleri sonrası geleneksel Türk-İslam süsleme sanatlarından tezhibe yönelerek çevrim içi eğitim aldı.
- • Yaklaşık 1,5 yıl süren eğitimin ardından kendi atölyesini kuran Şahin, hazırladığı 30 eseri Malatya, Adana ve Denizli’deki sanatseverlerle buluşturdu.
- • Tezhibin kendisi için bir terapi olduğunu belirten Şahin, bu sanatla Türk-İslam kültürünü yaşatmayı ve gelecek nesillere aktarmayı hedefliyor.
Malatya’da yaşayan Elvan Şahin, geleneksel Türk-İslam süsleme sanatlarından tezhiple hem kendisine yeni bir yol çizdi hem de kültürel mirasın yaşatılması için harekete geçti. Çocukluk yıllarında Kur’an-ı Kerim’in sayfalarındaki süslemelere ilgi duyan Şahin, 6 Şubat 2023 depremlerinin ardından tezhip sanatına yönelerek çevrim içi eğitim aldı ve kendi atölyesini kurdu.
İnönü Üniversitesi İlahiyat Fakültesinde eğitim aldığı dönemde geleneksel Türk-İslam süsleme sanatlarını yakından tanıyan 50 yaşındaki Şahin, o yıllarda eğitim imkânlarına ulaşamadığı için bu ilgisini mesleğe dönüştüremedi. Depremlerin ardından hayatında yeni bir sayfa açmaya karar veren Şahin, araştırmaları sonucunda bir akademide çevrim içi tezhip eğitimi almaya başladı.
Türk-İslam sanatını yaşatmak için kendi atölyesini kurdu
Yaklaşık 1,5 yıl süren eğitim boyunca ödevlerini tamamlayarak kendini geliştiren Şahin, çevrim içi eğitim almasına rağmen çalışmalarını aksatmadı. Zamanla kendi eserlerini üretmeye başlayan Şahin, hayalini kurduğu atölyesini de açtı.
Bugüne kadar 30 eser hazırlayan Şahin, çalışmalarını Malatya’nın yanı sıra Adana ve Denizli’deki sanatseverlere ulaştırdı. Tezhip sanatının daha geniş kitlelerce tanınmasını isteyen Şahin, özellikle bu alana ilgi duyan kişilere yol göstermeyi ve geleneksel Türk-İslam sanatını gelecek kuşaklara aktarmayı amaçlıyor.
“Tezhip benim için terapi gibi oldu”
Çocukluk yıllarında Kur’an-ı Kerim’in sayfalarında gördüğü tezhip sanatını bugün kendisinin icra etmesinden mutluluk duyduğunu belirten Elvan Şahin, depremlerin ardından sanatla kurduğu bağın daha da güçlendiğini söyledi.
Tezhibin kendisi için yalnızca bir sanat dalı olmadığını dile getiren Şahin, yaşadığı süreci şu sözlerle anlattı:
“Depremler bizde farklı etkiler bıraktı. O süreçte tezhip ile kendimi iyileştirme yoluna gittim. Terapi gibi oldu, sığınak oldu. O şekilde başlayınca da bağımız daha farklı boyuta geldi. O dönem benim dostum gibi oldu. Depremle beraber her şey sekteye uğradı. Eğitimi bırakmak istemedim. Çevrim içi kurs arayışına girdim ve bir akademide eğitimi görünce 'Olur mu, olmaz mı?' diye düşündüm. Çünkü geleneksel bir sanat, hoca-talebe ilişkisi gerekiyor. Uzun bir süreç oldu, sabahlara kadar ödevleri yaparak çevrim içi olmasına rağmen ilerleme kaydettim. Çok şükür kendi atölyemi açtım. Tezhip ile gönül bağı olanlara bir umut olmak istedim.”
Hedefi Türk-İslam sanatını gelecek nesillere aktarmak
Çevrim içi eğitim aldığı hocalarıyla iletişimini sürdürdüğünü belirten Şahin, tezhip öğrenmenin hayat boyu devam eden bir süreç olduğuna dikkati çekti. Kendi eserlerini üretmeye devam eden Şahin, bu sanata ilgi duyan kişilerin eğitim sürecinde yaşadığı zorlukları azaltmak ve onlara rehberlik etmek istiyor.
Tezhip sanatının daha fazla tanınmasını ve gelecek nesillere miras bırakılmasını hedeflediğini ifade eden Şahin, eserlerini Malatya, Adana ve Denizli’deki sanatseverlere ulaştırdığını belirtti.
Şahin, geleneksel sanatlarla uğraşmanın aile bütçesine de katkı sağladığını vurgulayarak şöyle konuştu:
“Amacım çektiğim sıkıntıları yeni neslin veya tezhibe ilgisi olanların çekmemesi. Onlara yol göstermek istiyorum. Tezhip sanatını daha tanınır hale getirmek istiyorum. En büyük hedefim gelecek nesillere miras bırakmak. Eserleri sıfırdan yapınca insanın pek satmaya gönlü olmuyor. Adana, Denizli ve Malatya içinde eserlerimi sattım. Bu işin biraz maddi döngüsünün sağlanması gerekiyor. Bu geleneksel sanatlarla uğraşınca aile bütçesine bir nevi katkı sağlamış oluyorum.”
Bakmadan Geçme

