- Haberler
- Video Haber
- Malatya'da bereketli hasat hüsranla bitti: Çiftçinin cebi yine boş kaldı
Malatya'da bereketli hasat hüsranla bitti: Çiftçinin cebi yine boş kaldı
Malatya genelinde buğday ve arpa hasadında verimin yüz güldürdüğünü ancak açıklanan alım fiyatlarının beklentinin çok altında kaldığını belirten Battalgazi Ziraat Odası Başkanı Bayram Alışık, artan girdi maliyetlerine ve tarımda yaşanan genç nüfus kaybına dikkat çekerek acil destek çağrısında bulundu.
Malatya genelinde buğday ve arpa hasat sezonu geride kalırken, üreticilerin yaşadığı sorunlar ve tarım sektörünün genel durumu masaya yatırıldı. Battalgazi Ziraat Odası Başkanı Bayram Alışık, Verimlilik, ürün fiyatları, artan girdi maliyetleri ve kırsaldaki genç nüfusun azalışına ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu.
Verim Beklentileri Karşıladı Ancak Fiyatlar Üzgün
Sezon boyunca yağışların geçen yıla kıyasla daha iyi seyretmesinin ürün verimliliğine olumlu yansıdığını belirten Bayram Alışık, sulu ve susuz arazilerde elde edilen rakamları paylaştı. Alışık, "Malatya genelinde yağışların iyi gitmesiyle sezonda beklenen ürün verimliliği iyi düzeyde gerçekleşti. Sulu tarlalarda dekar başına ortalama 500 kilogram, susuz yerlerde ise 230 ile 250 kilogram arasında gelir elde edildi. Arpada da benzer şekilde susuz alanlarda 220-230 kilogram civarında verim alındı" dedi.
Verim açısından sezonun beklentileri karşıladığını ancak ürün fiyatlarının üreticiyi hayal kırıklığına uğrattığını ifade eden Alışık, Bakanlık tarafından açıklanan ton başına 16 bin 500 lira buğday ve 12 bin 750 lira arpa fiyatlarının beklentilerin çok altında kaldığını vurguladı. Kendi beklentilerinin buğdayda 20 bin, arpada ise 15-16 bin lira civarında olduğunu belirten Alışık, üreticinin verdiği emeğin karşılığını alamadığını dile getirdi.
Tekelleşmiş Ticaret Anlayışı Aracıları Zenginleştiriyor
Tarım sektöründe pazarlama sürecinin büyük bir sorun hâline geldiğini savunan Alışık, sistemdeki dengesizliğe dikkat çekerek, "Pazarlama süreci sadece buğday ve arpada değil, tarımın bütün alanlarında ne yazık ki tekelleşmiş bir ticaret anlayışıyla yürütülüyor. Üreten kazanmıyor, tüketen kazanmıyor ama aracıların hepsi bu işten büyük oranlarda kazançlar elde ediyor" diye konuştu.
Çiftçinin üretimden hasada kadar yoğun bir stresle mücadele ettiğini, ürününü topladıktan sonra da satış kaygısı yaşadığını belirten Alışık, bu durumun üreticinin şevkini ve üretim direncini kırarak zamanla tarımdan kopuşlara yol açtığını ifade etti.
Köylerde Genç Nüfus Kalmadı
Tarım sektörünün ülkenin bağımsızlığı açısından vazgeçilmez olduğunun altını çizen Alışık, en büyük tehlikelerden birinin gençlerin köylerden uzaklaşması olduğunu söyledi. Üreticilerin yaş ortalamasının 60 civarına yükseldiğine dikkat çeken Alışık, "Girdi maliyetleri, işçi giderleri ve akaryakıt fiyatlarındaki önü alınamaz artışlar çiftçimizi ezmektedir. Çiftçi önümüzdeki yıl ekeceği ürünün maliyetini şimdiden kestiremiyor. Bu şartlar altında üretici bir-iki yıl direndikten sonra üretimden vazgeçmek zorunda kalıyor. Nitekim köylerimizde genç üreticilerimiz kalmadı" şeklinde konuştu.
Gençleri Köylere Götürecek Projeler Hazırlanmalı
Genç nüfusun yeniden köylere kazandırılması için devletin tarım politikalarına daha fazla bütçe ve önem vermesi gerektiğini belirten Alışık, "Tarım Bakanlığı hızlı bir şekilde 'Kentten köye gençleri nasıl götürürüz?' sorusu üzerine çalışmalıdır. Genç orada çalışırken ürettiğinin karşılığını alacak mı, huzurlu bir yaşam sürecek mi? Devletimiz bu sorulara yanıt arayarak kapsamlı projeler hayata geçirmelidir" çağrısında bulundu.
Bakmadan Geçme