- Haberler
- Video Haber
- Malatya CHP'de sular durulmuyor: Önce koltuk savaşı şimdi de yolsuzluk iddiası…. Belediye el altından para mı topladı?
Malatya CHP'de sular durulmuyor: Önce koltuk savaşı şimdi de yolsuzluk iddiası…. Belediye el altından para mı topladı?
CHP'den istifa eden Doğanşehir Belediye Meclis Üyeleri Ergül Günaydın ve Said Aşkın, sessizliklerini bozarak Doğanşehir Belediyesiyle ilgili zehir zemberek açıklamalarda bulundu. 'El altından para toplandığını' ve 'kamu zararı oluştuğunu' iddia eden Günaydın, koltuk için değil tanık olduğu hukuka aykırı uygulamalara sessiz kalamadığı için istifa ettiğini söyledi.
CHP Doğanşehir Meclis Üyeleri Ergül Günaydın, Said Aşkın ile CHP Doğanşehir İlçe Gençlik Kolları Başkanı İbrahim Arda Dinç, önceki gün partisinden istifa ettiklerini duyurdular. Malatya’yı ziyaret eden Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Bilecik Milletvekili Yaşar Tüzün, bazı belediye meclis üyelerinin başkan yardımcılığı taleplerinin karşılanmaması üzerine istifa ettiklerini duyurmuştu. Tüzün’ün, açıklamaları üzerine eski CHP Malatya Büyükşehir Meclis Üyesi Ergül Günaydın, Doğanşehir Meclis Üyesi Said Aşkın eski CHP Doğanşehir İlçe Gençlik Kolları Başkanı İbrahim Arda Dinç ile birlikte iddialara ilişkin basın açıklamasında bulunarak iddialara yanıt verdiler.
Yanlış Uygulamalara Sessiz Kalamazdım
Koltuk kavgası değil, ağır yolsuzluklara tepki olarak istifa ettiklerini savunan Günaydın, belediye yönetimini el altından para toplamakla suçladı. Belediye yönetiminde hukuka, kamu yararına, şeffaflık ve hesap verilebilirlik ilkelerine aykırı çok sayıda işlem ve uygulamayla karşılaştığını belirten Günaydın, bu sürece sessiz kalmasının mümkün olmadığını ifade etti. İlçenin geleceğini doğrudan etkileyen söz konusu uygulamaların, Anayasa’nın kamu görevlilerine yüklediği sadakat, sorumluluk ve kamu yararını gözetme yükümlülüğüyle bağdaşmadığını vurgulayan Günaydın, belediye şirketleri ve iştiraklerinde mali yapıyı zayıflatacak, kamu zararına yol açabilecek işlemler yapıldığını öne sürdü. Günaydın, imar uygulamaları ve planlama esaslarında mevzuata aykırılık iddiaları, belediyeye ait taşınır ve taşınmazların kamu yararı gözetilmeden tasarrufa konu edilmesi, personel alımlarında liyakat ve ihtiyaç kriterlerinin göz ardı edilmesi, fiilen çalışıp çalışmadığı tespit edilemeyen personel iddiaları ile yasal sınırların üzerinde ve usule aykırı şekilde işçi alımları yapıldığını ileri sürdü.
Belediye Yönetimine Sert İddialar
Belediyenin teşkilat yapısında da ciddi mevzuat ihlalleri bulunduğunu öne süren Günaydın, şirket işçisi statüsünde görev yapan Esat Erdoğan ile memur olarak çalışan sosyolog Mustafa Kaya’nın, birim müdürlerinin üzerinde amir konumunda görevlendirilmesinin Belediye Disiplin Amirleri Yönetmeliği’ne aykırı olduğunu savundu. Günaydın, işçi statüsündeki Esat Erdoğan’ın belediye şirketine genel müdür olarak atanmasının da hukuka uygun olmadığını ifade etti.
Ortaya atılan iddialar sıradan bir siyasi tartışmanın çok ötesindedir. “İşe gitmeyen personel”, “el altından para toplama”, “usulsüz ihale”, “mevzuata aykırı görevlendirme” ve “kamu zararı” gibi başlıklar, herhangi bir belediye için değil, devlet ciddiyeti açısından alarm verici iddialardır. Bu noktada mesele CHP–AK Parti meselesi olmaktan çıkmış, doğrudan kamu ahlakı ve hukuk devleti meselesine dönüşmüştür. Belediyeler kimsenin çiftliği değildir. Seçimi kazananın, kurumu eş-dost, akraba ve siyasi kadro yerleştirme alanına çevirmesi kabul edilemez. Belediye gelirlerinin personel maaşlarına gitmesi, hizmetin aksaması ve liyakatin tamamen göz ardı edilmesi vatandaşın cebinden, geleceğinden çalmaktır. “Kurada çıktı”, “şirket personeli”, “fiilen çalışıyor mu belli değil” gibi iddialar mutlaka bağımsız ve şeffaf şekilde araştırılmalıdır. Daha da vahimi, parti içinden gelen bu açıklamaların “koltuk kavgası” diye geçiştirilmeye çalışılmasıdır. Eğer iddialar asılsızsa belgeleriyle çürütin; doğruysa da gereğini yapın. Suskunluk ve hedef saptırma, iddiaları güçlendirir. “Devlet devletse gereğini yapar” sözü tam da bu tablo için söylenmiştir. Genç neslin yerel seçimlerde gördüğü şey şudur: Şeffaflık vaat edip kapalı kapılar ardında iş çevirenler, liyakat deyip hanedanlık kuranlar, hesap vermek yerine savunma refleksiyle saldıranlar… Bu tabloyu sadece muhalefet değil, ülkeyi yönetecek alternatif olmak isteyen herkes ciddiyetle okumalıdır.
CHP işte her şey beklenir
Bakmadan Geçme